Özel Sayı, Mayıs 2016

İÇİNDEKİLER

Sinema Özel Sayısı - Editörden

          Türkiye Sineması, bir ulusal veya sosyal kategorinin ürünü olan bir sinemadan ziyade, Türkiye’deki kimlik çeşitliliğinin, kültürel farklılıklarının yer bulduğu bir temsil alanının ismidir. Elbette her toplum, her ulus, sinema ve medyanın aracılığı ile kendi içinde bir takım öğeler yaratır. Bu değişken bir süreçtir. Türkiye Sineması’nın değişkenliği, ülkenin her dönemi için geçerli, doğru ve evrensel bir tanımın imkânsızlığına...

ÇOCUKLAR VE KADINLAR: GEÇ OSMANLI DÖNEMİNDE SİNEMA HAKKINDA BİR MÜTÂLAA

          Çocuklar ve Kadınlar: Geç Osmanlı Döneminde Sinema Hakkında Bir Mütâlaa, Osmanlı egemen sınıfının (bürokrat, eşraf ve aydınlar) çocuk ve kadın seyirciler hakkındaki sinema ve film gösterim mekânlarından kaynaklı söylem ve uygulamalarını anlama ve anlatma çabasıdır. Bu çalışmada, geç Osmanlı sinema tarihi kapsamlı bir biçimde ele alınmaz. Aksine birtakım önemli tarihsel vak’alara odaklanarak sinemada "ahlâka mugay...

TÜRKİYE’DE SESLİ FİLME GEÇİŞ

          Bu çalışmada öncelikle Türkiye’de sessiz film döneminde sinemada ses üzerinde durulup, ardından plak tabanlı ve sonrasında optik tabanlı sesli film gösterimlerinin nasıl başladığı anlatılacaktır. Ardından Türkiye’de ilk uygulamaları 1920’lerin sonunda başlayan ve 1930’lu yıllar boyunca devam eden sesli filme geçiş sürecinin beraberinde getirdiği sorunlar ve bunların yarattığı tartışmalar aktarılacak, bu sorunları aşma yönünde hem sinemacıların hem de seyi...

KÖPRÜDEKİ ADAMLAR: YENİ TÜRKİYE SİNEMASINDA DUMRULLUK VE TRAJİK DURUM

          Bu çalışma, Türkiye sinemasından bir dizi popüler film ve metni referans alarak, özelde sinemaya ve Türklüğe hâkim bir psişik durumu, post-yapısalcı fenomenoloji çerçevesinde incelemektedir. Deli Dumrul mitindeki köprü bekçisi Dumrul’un Azrail’le karşılaşmasını, “Yasa” kavramı üzerinden ele alarak, yasa nazarında erkek öznenin vicdanına ve “hakikat”e erişimine ket vurulduğunu ve bu nedenle maneviyattan mahrum kaldı...

KÜRT SİNEMASI: MAHPUSLUK VE TEMSİLİYET

          Kürt sineması ilk olarak 2000’lerin başında Bahman Ghobadi ve Hineer Salem gibi yönetmenlerin uluslararası festivallerde kapladığı alan ile tartışılmaya başlanmış ve günümüzde geniş bir coğrafyaya yayılan bağımsız Kürt yönetmenlerin belgesel ve kurmaca filmleriyle giderek daha fazla ilgi çekmeye başlamıştır. Bu makalede Türkiye’de üretilen Kürt sineması incelenmiş ve tarihsel olarak Yılmaz Güney sineması başlangıç noktası olarak alınarak Kürt sinemasın...