Cilt 7, Sayı 3, Ekim 2015

İÇİNDEKİLER

(Makaleleri okumak için başlıklarına tıklayınız!)


“Minimum Din Maksimum Demokrasi”: Müslüman Entelektüellerin Bakışıyla İran’daki Siyasal İslam Tecrübesinin Kısa Bir Tahlili

Bu makalenin amacı, İran’daki din-siyaset tartışmalarını İslam Devrimi öncesi ve sonrası olmak üzere iki farlı süreçte
ele almak suretiyle, İranlı üç önemli Müslüman entelektüelin meseleye yaklaşımlarında nasıl bir değişim geçirdiklerini ortaya koymaktır. Bu maksatla konu, başlangıçta devrim sürecini bizzat destekleyen fakat sonradan muhalif tutumun öncüleri haline gelen Mehdi Bazergan, Abdulkerim ...

Enerji Kaynakları Mücadelesinde Doğu Akdeniz Havzası ve Deniz Yetki Alanları Uyuşmazlığı

Bu makalede Doğu Akdeniz’de yaşanmaya başlayan enerji mücadelesi kapsamında Türkiye, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ve İsrail’in havzaya ilişkin siyasi ve hukuki hamleleri ele alınmıştır. Bu çerçevede öncelikle Doğu Akdeniz havzasının siyasi ve ekonomik açıdan önemi vurgulanmıştır. Çalışmanın devamında Doğu Akdeniz’de deniz yetki alanlarının paylaşımında GRKY’nin, KKTC’nin siyasi ve hukuki varlığını...

Türkiye’nin Güney Kafkasya Politikası (1989-1993): Batı’nın Belirleyiciliği

Bu çalışmada SSCB’nin dağılma süreci ve hemen sonrasında Türkiye’nin Güney Kafkasya politikası incelenmektedir. Türkiye’nin Güney Kafkasya politikasını belirleyen dinamiklerden yola çıkılarak, bu politikanın içeriği ve etkinlik düzeyi çözümlenmektedir.
Çalışmanın temel savı, SSCB’nin dağılma sürecinde ve hemen ertesinde Türkiye’nin Güney Kafkasya politikasının bü...

Rousseau ve Çoğunlukçu Demokrasi Anlayışı

Bu çalışmada, Jean-Jacques Rousseau’nun siyaset kuramı incelenmektedir. Rousseau, demokrasiye yönelik bakışın genellikle olumsuz olduğu 18. yüzyıl Aydınlanma döneminde, devletin kuruluşunu toplum sözleşmesine dayandırarak ve egemenliği halka vererek cumhuriyetçi akımın kurucuları arasında yer almıştır. Toplumun ortak çıkarlar temelinde bütünleştirilmesini savunan Rousseau, devletin meşruiyetini de toplumun ortak yararına hizmet etmesine...

AK Parti Hükümeti’nin Düzen Kurucu Dış Politikası Ve Ortadoğu

Ak Parti Hükümeti, Türkiye’nin izlediği dış politika ile geçmişini ihmal ettiğini ve tarihsel potansiyelini kullanamadığını iddia etmektedir. Oysa Türkiye, farklı bölgesel kimliklerin ortasında bir merkez ülke olarak, güvenlik kaygılarının ötesine geçen, gelişmelere tepki vermekle yetinmeyen, tam tersine gelişmeleri yönlendiren aktif bir dış politika izlemeliydi. Bu nitelikte bir dış politika Türkiye’yi bir merkez &uu...

Türkiye’de Engelli İstihdamının Genel Görünümü: İşveren Gözüyle Engelli İstihdamını Artırma Konusunda Önerilen Politikalar

Bu çalışma Türkiye genelinde, engellilerin en çok hangi sektörlerde ve hangi işlerde istihdam edildiği, işverenlerin engelli çalışana nasıl baktığı ve onları istihdam etme konusunda neden isteksiz davrandığı, işveren bakış açısıyla engelli istihdamını artırmaya yönelik olarak gerçekleştirilen mevcut kota ve teşviklerin nasıl değerlendirildiği, işverenlerin engelli istihdamını artırmaya yönelik önerileri ve işveren bakış açısıy...

Kimliklenerek Toplumla Bütünleşme: Türkiye'deki Ermeni ve Yahudi Örgütlenmeleri Aktörlerinin Kimlik Algıları ve Stratejileri

Bu makale, günümüz Türkiye’sindeki Ermeni ve Yahudi kurumları ya da kimlik hareketleri içinde yer alanların, kimliklerini asimilasyona karşı koruma, tanıtma ve kimliklenerek toplum içindeki yerini alma çabalarını tartışmaktadır. Makaleye veri sağlayan araştırmanın temel savı şudur; 1990’lı yıllardan itibaren başlayan Ermenilerin ve Yahudilerin dışa açılma anlayışı, önyargıların ve çeşitli saldırıların hedefi olmuş olan ki...

IDENTITY PROBLEMS IN TURKEY: ALEVIS AND AKP

Kendisinden önceki birçok hükümet gibi AKP iktidarı da esasen uzun ve karmaşık olan Alevi sorununu, azınlık politikaları çerçevesinde çözmek için çaba göstermektedir. Fakat Türk muhafazakârlığını bu konuda oldukça zorlayacak iki temel engel mevcuttur: Birincisi, ontolojik olarak AKP iktidarı, toplumsal ve tarihsel açıdan ülkenin sıkıntılı geçmişindeki Alevi algısından radikal bir kopuş...

TÜRKİYE’DE MUHAFAZAKÂR ANTİ-KAPİTALİZM: NURETTİN TOPÇU

Bu çalışmada Türk muhafazakârlığının en önemli ideologlarından biri olan Nurettin Topçu’nun, modernite ve kapitalizm karşıtı fikirleri incelenmiş, bu fikirlerin motivasyon kaynağının ise Topçu’nun anti-komünizmi olduğu gösterilmeye çalışılmıştır. Topçu’ya göre kapitalizm, maddeci ve eşitsizlik yaratıcı karakteri nedeniyle komünizmi güçlendirmekte, onun “yaşam kaynağı”nı oluştu...

Yayınlanan makaleleri ayrı ayrı okumak için başlıklarına tıklayınız!
veya
Tüm dergiyi indirin

Başa Dön