Volume 8, Issue 3, October 2016
Selin ALTUNKAYNAK

INTERSECTING LIVES IN POST-MIGRATION PERIOD: THE DYNAMICS OF RELATIONS BETWEEN “HOST” WOMEN FROM TURKEY AND “GUEST” WOMEN FROM SYRIA

ABSTRACT. Turkey undertakes an important role in responding to the Syrian humanitarian crisis by hosting the largest number of refugee population around the world through opening its borders to Syrian refugees subsequent to the conflict in Syria after 2011. Turkey has been managing the refugee phenomenon at the beginning with a discourse of ‘guest’. The temporary protection regime for Syrian refugees in Turkey ratified in October 2014 on the one hand, and the discourse of ‘guest’ on the other, constitute significant basis to the sociological aspect of the matter at hand. By nature, the terms ‘host’ and ‘guest’ imply an element of temporariness. Against this backdrop, there is a pressing need to focus on the fact that over 2.5 million refugees settled in the urban areas will not be returning shortly to their country of origin even if the war is over now. Given the magnitude of the refugee population, the real question is then the adaptation of this ‘stranger’ group which has settled in the country and likely to stay in the long term within the urban context.

This study, based on gendered perspective, aims to explore the factors determining the perception of the insider for the outsider and vice versa within the scope of Simmel’s ‘stranger’ typology. Following Simmel’s definition of the stranger, in this article I consider Syrian refugees as people who comes today and stays tomorrow. The methodology of this study is based on in-depth interviews with refugee women from Syria and native women in Turkey as well as focus group meetings in Hatay and Gaziantep provinces, conducted in the framework of my PhD thesis.

Keywords: Forced Migration, Gender, Insider-Outsider, Stranger, Syrian Refugees.

ÖZ. 2011’de başlayan Suriye’deki ayaklanma ve ardından patlak veren çatışmalar sonrasında kapılarını Suriyeli mültecilere açan Türkiye, dünyada en büyük mülteci nüfusuna ev sahipliği yaparak Suriye insani krizinde önemli bir rol üstlenmektedir. Çağımızda bir insan hakları gereği olarak ortaya çıkan mültecilik olgusu, Türkiye’de krizin en başından beri misafirlik söylemi üzerinden yürütülmektedir. Gerek halihazırda Suriyeli mültecilerin tabi olduğu geçici koruma rejimi gerekse krizin en başından beri sürdürülen misafirlik söylemi, meselenin sosyolojik boyutuna önemli bir taban oluşturmaktadır. ‘Ev sahibi’ ve ‘misafir’ kavramlarının belli toplumsal normlar çerçevesinde şekillenen ilişkiler sonucunda ortaya çıktığı ve bu ilişkilerin en temel özelliğinin kısa sürelilik olduğu düşünüldüğünde; 2,5 milyondan fazlası şehirlerde yaşayan Suriyeli mültecinin, savaş şu anda bitse dahi ülkelerine dönüşünün kısa vadede gerçekleşmeyeceği öngörüsü başka bir sorunsala odaklanmak zorunda olduğumuza işaret etmektedir. Bu durumda, kentlerde yaşayan mülteciler bağlamında, asıl sorulması gereken soru ülke içerisine yerleşen ve uzun vadede kalıcı olacağı varsayılan bu yeni ‘yabancı’ grubun diğer topluluklarla nasıl uyum sağlayacağıdır.

Toplumsal cinsiyet kavramını temel alarak başlanılan bu çalışmada içerdekinin dışardakine, dışardakinin de içerdekine bakışının hangi faktörler etrafında şekillendiği Simmel ve çağdaşlarının “yabancılık” tanımlamaları bağlamında incelenecektir. Doktora çalışması kapsamında, Hatay ve Gaziantep şehirlerinde Suriyeli mülteci kadınlar ve Türkiyeli kadınlar ile yapılan derinlemesine görüşmeler ve odak grup görüşmeleri bu çalışmanın alt yapısını oluşturacaktır.

Anahtar Kelimeler: Zorunlu Göç, Toplumsal Cinsiyet, İçeridekiler-Dışarıdakiler, Yabancı, Suriyeli Mülteciler.