Cilt 5, Sayı 2, Eylül 2013
Barış Gencer BAYKAN

Eğitim, Sivil Toplum Ve Siyaset Üçgeninde Gençlik Ve Çevre

Bu makalede Dünya Degerler Arastırması’nda Türkiye’den ve Dünya’dan gençlerin
çevre sorunlarını nasıl önceliklendirdigini, örgün egitimde ve dısında çevre egitiminin
yerini, TÜSES’in yürütücülügünü yaptıgı “Gençler Tartısıyor: Siyasete Katılım,
Sorunlar ve Çözüm Önerileri” arastırmasında gençlerin çevre siyasetine katılımını ve
stanbul’da lise son ögrencileriyle yaptıgımız ankete dayanrak gençlerin çevresel
davranıslarını nelerin belirlediklerini ele alacagız.Türkiyeli gençler için yoksulluk ve
egitimin çevre sorunlarına nazaran çok daha önemli oldugunu;çevre egitiminin gerek
örgün egitiminde gerekse okul dısında farklı aktörlerce gelistirildigini; gençlerin
çevresel bilgi ve farkındalıklarının görece yüksek olmasına ragmen çevreci davranısta
çekimser olduklarını ve son olarak da çevre alanında etkin olan gençlerin siyasi partiler
yerine çevreci sivil toplum örgütlerini tercih ettiklerini yer aldıklarını öne sürecegiz.
Anahtar kelimeler: Gençlik, çevre, çevreci davranıs, sivil toplum, çevre siyaseti
ABSTRACT
This article will analyze how young people from Turkey and the World prioritize the
environment according to World Values Survey; how the environmental education finds
place in formal education; the ways young people participate in environmental politics
based on the research “Forms of Political Participation Among Turkish Youth”
175
Barıs Gençer Baykan
175
counducted by TÜSES and lastly we will scrutinize the factors predicting environmental
behaviors of twelfth grade students in stanbul. We will argue that poverty and
education outweigh environmental problems among Turkish youth; environmental
education is becoming widespread both in curriculum and extracurricular activity.
Moreover, we will claim that although young people are knowledgeable and aware of
environmental problems they are reluctant to engage in pro-environmental behavior
and they are more likely to be active in environmental civil society organizations rather
political parties.
Keywords: Youth, environment, environmental behaviour,civil society, environmental politics
Giris
Doganın gençlere miras kalacagı söylemi, gençlerin çevre ve doga koruma ile
yakından ilgilenmeleri gerektigi yargısını olusturmustur (Skogen, 1996:454). Bu yüzden
çevre ile ilgili faaliyetler genellikle gençlerle özdeslestirilir ve gençlerin bı konuda bilgili ve
etkin olması beklenir. Bu önkabullerin ötesine gidilmesi ve gençlerin çevre sorunları ile
neden ve nasıl ilgilendigi ve hangi kosullarda çevreci davranıslar gelistirmesi incelenmelidir.
Türkiyeli gençler dünyanın ve ülkelerinin sorunlarına nasıl bakıyor, bu sorunlar arasında
çevre sorunlarını nasıl konumlandırıyorlar? Örgün egitimin gençlerin çevre farkındalıgı ve
çevreci davranıslar gelistirmesindeki rolü nedir? Çevre konularında etkin olmak isteyen
gençler siyasi partileri ve çevreci sivil toplum kuruluslarını nasıl degerlendirmektedir? Bu
sorulara asagıdaki arastırmalara dayanarak yanıtlar arayacagız. Dünya Degerler
Arastırması’nda Türkiye’den ve Dünya’dan gençlerin çevre sorunlarını nasıl
önceliklendirdigini degerlendirecegiz. Türkiye Sosyal Ekonomik Siyasal Arastırmalar
Vakfı’nın (TÜSES) yürütücülügünü yaptıgı ve Friedrich Ebert Vakfı (FES) Türkiye
Temsilciligi tarafından desteklenen stanbul’da gerçeklestirilen Gençler Tartısıyor: Siyasete
Katılım, Sorunlar ve Çözüm Önerileri” “arastırmasının çevre odak grup toplantılarından yola
çıkarak gençlerin çevre konusunda siyasi partilere ve çevre STK’ları üzerinden katılımını ele
alacagız. stanbul’da lise son sınıf ögrencileriyle yaptıgımız anket çerçevesinde gençlerin
çevre sorunları hakkındaki bilgilerini, çevresel farkındalık ve tutumun çevre davranısına ne
oranda etki ettigini inceleyecegiz.
Alternatif Politika, Cilt 5, Sayı 2, 174-195, Eylül 2013
176
Dünya’nın ve Türkiye’nin Temel Sorunları Arasında “Çevre”
Bu bölümde Esmer ve Ertunç’un (2010) arastırmasına dayanarak dünyada ve
Türkiye’de gençlerin çevre konusunu nasıl önceliklendirdigini ele alacagız. Arastırma
çerçevesinde Dünya Degerler Arastırması (World Values Survey) bünyesinde Binyıl
Kalkınma Hedeflerii arasından en önemli bulunan 5 tanesi ele alınmıs ve görüsmecilerin
çözülmesi gereken bu sorunlardan hangisini dünyanın ve kendi ülkelerinin sorunları arasında
ilk sıraya koydukları/en önemlisi addettikleri sorulmus. Yaklasık yüz ülkeden 18-22 yas
aralıgındaki gençlerden alınan cevaplar hem uluslararası hem de Türkiye düzeyinde
incelenmis. Dünya genelinde gençlerin 66%‘sı yoksullugu çözülmesi gereken sorunların en
basında sayıyor. Gençlerin 10%’u saglık imkânlarının yetersizligini ve bulasıcı hastalıkların
etkisini birinci sıraya koyarken 18-22 yas nüfusunun yüzde 7%’si en çok kadınlara ve genç
kızlara yapılan cinsiyet ayrımcılıgından sikayetçi. Gençlerin 11%’i ise çevre ve egitim
sorunlarının kalkınma hedefleri arasındaki en ciddi sorun oldugunu düsünüyor. Birlesmis
Milletler BinYıl Kalkınma hedefleri arasında dünyanın en önemli sorununun çevre sorunu
oldugunu gençlerin 11%’i belirtirken kendi ülkelerinin en büyük sorunu degerlendirmesinde
çevrenin yeri farklılasıyor.
Türkiye’de 2008 yılında yapılan Dünya Degerler Arastırması’nın sonucunda yoksulluk
içinde yasayan, ihtiyaçlı insanlar söz konusu oldugunda farklı yas grupları ya da ülkeler
arasında öncelik açısından hiçbir fark tespit edilmiyor; gençlerin %63’ü yoksullugu ortadan
kaldırma hedefini birinci sıraya koyuyor. Bunun dısında Türkiyeli gençlerin %4’ü dünya
genelinde egitim kosullarındaki yetersizligi ve esitsizligi çözülmesi gereken hedeflerin
basında ifade ediyor. Gençlerin %6’sı kadın sorunlarını, %5’i saglık sorunları ve bulasıcı
hastalıkları, %6’sı ise çevre sorunlarını yalnızca kendi ülkesinin degil dünyanın çözmeye
çalıstıgı en önemli sorun olarak ifade ediyor.
177
Barıs Gençer Baykan
177
Sekil 1: Türkiye’deki Gençlerin (18-22 yas) Dünya Sorunlarını Bin Yıl Kalkınma Hedefleri Çerçevesinde
Önem Sırasına Göre Degerlendirmeleri: Küresel Boyutta ve Türkiye çin
Türkiye’deki 18-22 yas aralıgındaki gençlerden bahsi geçen sorunlar içerisinde
Türkiye’nin sorunlarını sıralamaları istendiginde ise; bu nüfusun %49’unun yoksullugu
Türkiye’nin en önemli sorunu olarak belirttigi görülüyor. Gençlerin % 28’i egitim sorununu
ilk sıraya koyuyor; yas gruplarının tümü incelendiginde de egitimi önemli bir sorun olarak
ikinci sırada yer alıyor. Kadınlara karsı uygulanan cinsiyet ayrımcılıgının farkındalıgı çevre
kirliligi ve sorunlarından önce geliyor, genç nüfusun %13’ü cinsiyet ayrımcılıgı sorununu
egitimden sonra ilk sırada ifade ediyor.
Arastırmada gençlerin ülkelerindeki ilk sorunu tanımlamalarıyla dünya genelindeki ilk
sorunu tanımlamaları arasında bir farklılıgın ortaya çıktıgı görülüyor. Kimi ülkelerin gençleri
küresel boyutta daha alt sıralarda degerlendirdigi çevre konusunu kendi ülkelerinde daha
öncelikli bir yerde konumlandırıyor. 18-22 yas aralıgındaki Japon nüfusunun 44%’ü çevre
sorunlarının dünyanın en ciddi sorunu oldugunu düsünüyor ve diger yandan kendi ülkelerinde
de en büyük sorunun bu oldugunu vurguluyorlar (73%). Türkiye, Arjantin, Brezilya, Sırbistan
ve Romanya’nın tutumuna baktıgımızda ise sorumlulugu “dünyanın geri kalanı” ile paylasma
egilimlerinin daha yüksek oldugu görülüyor ye yaklasık % 6-7 oranında küresel boyutta en
önemli sorun olarak çevre sorununu görüyorlar.ii
63%
49%
6%
13%
5%
4% 4%
28%
6% 5%
0%
10%
20%
30%
40%
50%
60%
70%
Küresel Boyutta
En Önemli Sorun
Türkiye Özeli Için
En Önemli Sorun
YOKSULLUK
CINSIYET AYRIMCILIGI
SAGLIK
EGITIM
ÇEVRE
Alternatif Politika, Cilt 5, Sayı 2, 174-195, Eylül 2013
178
Gençlerin Çevre Egitimi
Türkiye’deki genç kusagın çevreye bakısı üzerine düsünürken, gençlere çevre bilinci
vermek açısından örgün egitimin önemli bir yere sahip oldugunu söyleyebiliriz. Çevre
egitiminin genel özelliklerine baktıgımızda ilk belirtmemiz gereken husus, çevre egitiminin
gençlerden çok çocuklara yönelik oldugudur (Baykan ve Lüküslü, 2008:2).
“Türkiye’deki örgün egitim sistemi içinde çevre egitimi, ilkögretimde 1. sınıfta
baslamaktadır. Ortaögretimdeki çevre egitiminde ise, 1992 yılından baslayarak, Cografya
dersi ve genellikle Lise 1’de açılan Seçmeli dersler grubundaki Çevre ve nsan dersinde,
dogal çevre, çevre sorunları ve enerji gibi konular islenmektedir. lkögretim, Lise ve Dengi
Okullar Egitici Çalısmalar Yönetmeligi’nin egitici kollar bölümünde ‘Çevre Koruma Kolu’,
‘Çevre ve zcilik Kolu’ ve ‘Tüketici Kolu’; okullarda kutlanacak belirli gün ve haftalar
bölümünde ise ‘Dünya Çevre Günü’, ‘Çevre Koruma Haftası’ ve ‘Orman Haftası’ vb. gün ve
haftalara yer verilmistir.iii”
Ayrıca ilkögretim düzeyindeki ders programlarını günün kosullarına göre yenilenmesi
çabası ile Cografya ve seçmeli ders olan Çevre ve nsan-1 ders programlarının gelistirme
çalısmaları devam etmektedir.iv Ayrıca ilkögretim kurumlarında 1., 2. ve 3. sınıflara sunulan
haftada üçer saatlik bireysel ve toplu etkinlik dersi kapsamında da ögrencilerde çevreyi sevme
ve koruma bilinci yaratılmaya çalısılmaktadır.v
Milli Egitim Bakanlıgı dısında da farklı aktörlerin çocuk ve gençlerin çevre bilinci
kazanması için faaliyetlerde bulunduklarını gözlemliyoruz. Bu aktörler incelendiginde ulusal
düzeyde devam eden projelerin genelde uluslararası bir ayagının oldugu anlasılmaktadır.
Türkiye Çevre Egitim Vakfı (TÜRÇEV), Uluslararası Çevre Egitim Vakfı’nın (Foundation
for Environmental Education, FEE) Eko-okullar projesinin Türkiye ayagını yürütüyor. Eko-
Okullar Programı, ilkögretim okullarına yönelik bir program olup çevre bilinci, çevre
yönetimi ve sürdürülebilir kalkınma egitimi verebilmek için uygulanıyor. Benzer bir sekilde
Regional Environmental Center’ın Türkiye subesi olan REC-Türkiye de yurtdısında
uygulanan çevre projelerini Türkiye’ye getiriyor. 2007-2008 ögretim yılında baslanan
Sürdürülebilir Kalkınma için Yesil Kutu Egitim Projesi, 10-14 yas grubu ilk ögretim
ögrencilerine yönelik olup, ögretmenler için ders planları içeren bir el kitabı, ögrenciler için
179
Barıs Gençer Baykan
179
bilgi ve çalısma dokümanları, ikilem oyunu, video kaset ve CD-Rom’lar içeren bir paketten
olusuyor.
Egitim kurumları dısında, sirketlerin de sivil toplum kurulusları ile ortak
düzenledikleri toplumsal sorumluluk projeleri ekseninde gençler ve çevre konusuna
egildiklerini, gençleri çevre konusunda duyarlı olmaya davet etmek, çevre egitimine destek
vermek ve gençlerin çevre ile ilgili projelerine destek olmak gibi adımlar attıklarını
gözlemliyoruz. Öyle görünüyor ki, Türkiye’de faaliyet gösteren ulusal ve uluslararası
sirketler, küresel ortamın da bir uzantısı olarak gerek toplumsal sorumluluk projelerinin bir
ayagı olarak, gerek ise imaj güçlendirme kaygılarının bir parçası olarak, çevre koruma
faaliyetlerine egilmis durumdalar. Bu faaliyetlerin bir kısmının ise sivil toplum kuruluslarını
da ortak olarak alarak gençlerin çevre egitimine egildiklerini gözlemliyoruz.
Gençlerin çevre ile ilgili projeler gelistirmelerine destek saglayan toplumsal
sorumluluk projelerine Bayer’in düzenledigi Bayer Genç Çevre Elçisi bu konuya iyi bir örnek
sunuyor. Bayer’in Birlesmis Milletler Çevre Programı ile isbirligi içinde yaptıgı bu projeye
Bayer Türkiye 2007 yılından itibaren katılıyor. Bayer’in Internet sitesinde program söyle
tanıtılıyor:
“Küresel iklim degisikliginin ülkemizde yarattıgı olumsuz etkilerin farkındaysan, bu konudan
çevrendekileri haberdar etmek ve bir fark yaratmak istiyorsan, kamuoyunu bilinçlendirecek
bir kampanya hazırla ve 16 Haziran 2008 tarihine kadar bizimle paylas...”vi
Benzer bir sekilde 2005 yılında UNDP ve Coca Cola isbirliginde baslatılan “Hayata +
Gençlik Fonu” da gençlerin projelerini (bu projeler sadece çevre ile ilgili projelerle
kısıtlanmıyor ama öncelik verilen alanlar arasında çevre de var) desteklemeyi vadediyor.
“5 yıl sürecek olan hibe programı 1,5 milyon ABD doları bütçesi ile yüze yakın gençlik
projesini desteklemeyi hedeflemistir. “Gençler tarafından tasarlanan, toplumsal fayda
hedefleri olan, yenilikçi, yaratıcı, çevreye duyarlı, katılımcı, sürdürülebilir, yasam kalitesini
arttırmaya yönelik projeleri desteklemek” hedefiyle uygulanan program, ilk döneminde 10,
ikinci döneminde 12 projeyi desteklemistir. Programa olan yogun talep, gençlik sivil alanının
yerel çalısmalar için destek arayısını bir kez daha göstermistir.vii”
Alternatif Politika, Cilt 5, Sayı 2, 174-195, Eylül 2013
180
Örgün egitimin gençlerin çevreye karsı duyarlılık gelistirmesinde rolü yadsınamaz.
Özellikle çocukluk çagında ve genç yasta olusan deger yargıları ve tutumlar, erken yaslarda
dogayla olan iliskilerde empatinin gelismesi ve dogaya karsı sevginin olusmasında oldukça
önemlidir ve bunların olusması, çevrenin korunması için çevre dostu davranısların
gösterilmesi anlamına gelmektedir. (Erten,2004:4). Öte yandan çevreci davranısı etkileyen
faktörler çok farklılasabilmektedir ve egitim ile birlikte degerler ve sosyo-ekonomik yapı da
önemli hale gelmektedir.
Gençlerin Çevreci Davranısları
Çevreci davranıs, çevreye zarar vermeme ve ekosistemin dengesini bozacak
eylemlerden kaçınma olarak tarif edilebilir (Stern:2000). 1970’lerden günümüze giderek artan
ve gezegenin sürdürülebilirligini tehdit eden insan kaynaklı çevre ve iklim sorunlarının
altında yatan nedenleri anlamak için çevreci davranısları (Çevre dostu davranıs, çevre için
anlamlı davranıs- çevreye duyarlı davranıs olarak da adlandırılabilir) incelemek ve bu
sorunların çözümüne katkıda bulunabilecek davranısların veya davranıs degisikliklerinin ele
alınması açısından önemlidir. Sosyal bilimlerin çevreci davranıs gösteren birey ve
toplulukların güdülerini anlama çabası doga korumacılar, siyasiler ve karar vericiler için
önemlidir. Son yıllarda da çevre korumanın tüketici davranıslarıyla saglanacagı
düsünüldügünden sirketler için de bireylerin tüketim odaklı çevreci davranıslarını anlamak
önemli hale gelmistir.
Çevresel psikolojide çevresel davranıs belirli tip davranıslarla özdeslestirilir.
Arastırmacıların olusturdugu listede katılımcılardan belirli tip çevreci davranısları hangi
sıklıkla (veya hiç) gerçeklestirdiklerini açıklamaları beklenir. Arastırmaya göre degismekle
beraber baslıca çevreci davranıslar geri dönüsüm (Guagnano, Stern, & Dietz, 1995); ulasım
(Steg & Vlek, 1997), siyasi faaliyet (imza kampanyasına katılma, çevre kurulusunu
destekleme vb.) Cameron, Brown, & Chapman, 1998) seklindedir. Bazı arastırmacılar da
farklı tip çevreci davranısları bir araya getiren ölçekler olusturmuslardır (Kaiser, 1998; Karp,
1996;). Erken dönem arastırmalar çevreci davranısı bütün ve farkılılasmamıs olarak
degerlendirmistir. Yakın dönem arastırmalar farklı tipte çevresel davranısların oldugunu ve
nedensel faktörlerin farklı bilesimlerin farklı tip çevresel davranısları belirler. Stern (2000)
çevresel davranısları 3 ana grupta ele almaktadır. Çevresel aktivizm, kamusal alanda aktivist
181
Barıs Gençer Baykan
181
olmayan çevreci davranıslar ve özel alan çevreciligi. Çevresel aktivizm belirli davranısların
fonksiyonu olarak kavramsallastırılıyor. Bu davranıslar arasında çevre örgütüne üyelik, çevre
alanında siyasi eylemde bulunmak, kendini adamıs bir çevreci olmak, zor çevresel
davranıslarda bulunmak, politika ve isletme kararlarını etkileme potansiyeline sahip
olmak,çevre koruyucu davranıslarda bulunmak ve kolektif çevresel eylemde bulunmak yer
alıyor (Webb& Richardson: 2010). Aktivizm semsiyesi altında degerlendirilmeyen ve
çevresel yurttaslık ile özdeslestirilebilecek davranıslar arasında çevre konulu dilekçelere imza
verme, çevre örgütlerinin etkinliklerine katılma veya destek verme sayılabilir. Diger yandan
çesitli kamu politikalarını kabul etmek veya onları desteklemek de ( çevre yasalarını
onaylamak, çevre koruma için daha fazla vergi vermeyi kabul etmek) bu kategoriye girer.
Özel alan çevreciligindeki davranıslar ise daha çok kisisel veya hane halkı bazında çevreye
etkisi olan mal ve hizmetlerin satın alınması veya kullanılması ile ilgilidir: Otomobil
kullanımı, enerji kullanımı, seyahat, ısınma ve sogutma sistemleri, geri dönüsüm veya yesil
tüketim gibi (Stern 2000).
Gençlerin çevre hakkındaki tutum, bilgi, kaygı ve davranıslarının gelecekte dogal
kaynaklar ve onların sürdürülebilirligi üzerinde dogrudan ve dolaylı etkisi olacaktır. Bugünün
gençlerinin gelecegin karar vericileri olacagı düsünüldügünde onların çevre konusunda ne
düsündükleri ve hissettikleri, neler ögrendikleri ve ne kadar bilgiye sahip olduklarını
arastırmak, gelecekle ilgili ipuçları vermesi bakımından önem tasımaktadır (Meinhold ve
Malkus, 2005:512). Bu noktadan yola çıkarak yaptıgımız arastırmada stanbul ilindeki
liselerde ögrencilerin çevreci davranıs, çevre bilgisi ve çevreci tutumlarını inceledik .
Arastırma; Aralık 2012-Mart 2013 ayları arasında stanbul Valiligi Milli Egitim
Müdürlügü’ne baglı merkez ilçelerindeki Liseler, Teknik Liseler, Endüstri Meslek Liseleri,
Kız Teknik Ögretim Meslek Liseleri, Anadolu Liseleri’nde, 16-17 yas grubunu kapsayan
1034 adet 12.sınıf ögrencisinden toplanmıs olan verilerle yapılmıstır (Ergen, Turan,
Baykan:2013).
Arastırmada elde edilen ön bulgular söyledir: Çevresel farkındalıgı, çevre ile ilgili
sorunların medya üzerinden takibini büyük oranda açıklıyor. Farkındalık ise çevresel
davranısı daha az bir oranda etkiliyor. Akranlarının çevreci davranıslarına yönelik tutum da
çevre sorunlarınıın izlenmesinde rol oynuyor ve bu tutum ayrıca çevresel davranısı da
açıklayabiliyor. Çevre sorunlarının farkında olmak dolaysız olarak bu sorunların çözümünde
rol oynamayı getirmiyor. Çevreci davranıs çok farklı sekillerde tezahür ediyor ve farklı
Alternatif Politika, Cilt 5, Sayı 2, 174-195, Eylül 2013
182
faktörler davranısı tekil veya birlikte etkileyebiliyor. Ögrencilerin %19’u çevreyle ilgili
medya-yayın takibi yaparken %37’si çevresel inisiyatif alıyor. Ögrencilerin %59’u çevresel
bilgiye sahipken %69’u çevresel farkındalık gösteriyor ve %70’i etrafına, akranlarına çevre
konularında liderlik edecegini belirtiyor. Kız ve erkek ögrencilerin çevreye yönelik
davranıslarında, çevresel farkındalık ve bilgi seviyelerinde farklılıklar göze çarpıyor. Liseli
kız ögrencilerin çevre konusundaki farkındalıkları erkeklerden daha yüksek ve çevreyle ilgili
insiyatif alma konusunda daha istekliler. Kız ögrencilerin %55’i “Çevreye zarar veren birini
çekinmeden uyarırım” darken erkek ögrencilerde bu oran %48. Kız ögrencilerin %38’i
okullarında çevre ile ilgili bir faaliyet düzenlenirse katılacagını belirtirken bu oran erkeklerde
%29’a düsüyor. kız ögrencilerin baskalarına çevreyi temiz tutmalarını her zaman tavsiye
ederim önermesine katılma oranları %70 iken erkek ögrencilerde bu oran %35. Çevre
bilgisini ölçmeye yönelik sorulara verilen cevaplarda ise kız ögrencilerin önde oldugu
görülüyor.- Plastik posetlerin dogada yok olmasının uzun yıllar aldıgını ve kirlilige neden
oldugunu biliyorum ( Kız ögrenciler: %71,erkek ögrenciler: % 59) - Ozon incelmesi
probleminin ne oldugunu biliyorum (Kız ögrenciler: %57; erkek ögrenciler: 48.8) Liseli erkek
ögrenciler çevreyle ilgili daha fazla yayın takip ediyorlar. Ögrenciler en çok TV ve
radyolardan ve belgesellerden çevre ile ilgili yayınları takip ediyorlar.
Yesil Politikanın Genç Aktörleri
Gençler çevre konusunda egitim ve medya üzerinden belirli bir duyarlılık gelistirmis
durumdadırlar. Siyasi partilerin, çevre basta olmak üzere gençlerin yasamlarını dogrudan
etkileyecek konularda aktif politikalar gelistirmemesi, gençlerin siyasi partilere yakın
durmamasını açıklayabilecek faktörlerden biri olarak görülebilir. Partilerde çevre baslıgı
altında bir bagımsız politik faaliyet olmaması ve halihazırdaki gençlik kolları faaliyetlerinde
çevre konusunun henüz gündeme gelmemesi, bu konuda etkin olmak isteyen gençleri siyasi
partiler yerine çevre sivil toplum kuruluslarına ve çevreci toplumsal hareketlere yönlendiren
nedenlerdendir. Siyasi partilerde faaliyet gösteren gençlerin, partilerinin (CHP) çevre
konusunda etkin olamak isteyen gençlere sunacagı bir birikimi olmadıklarını, çevre
STK’larına elestirel baktıklarını (TKP) ve çevre konularının ideolojik bir süzgeçten geçirip
yorumadıklarını (MHP,ÖDP,BBP,DTP) gözlemliyoruz. (Baykan ve Lüküslü, 2009)
Profesyonel ve yaygın çevre STK’ları çevre konusunda etkin olmak isteyen gençler için bir
çekim gücü olusturuyor ve temelde ögrenci gençlik kitlesine yönelik örgütlenme ve
farkındalık yaratma çalısmaları yürütüyorlar.
183
Barıs Gençer Baykan
183
TEMA’nın örgün egitim içinde üniversite ögrencileri ile baslayan çalısmaları liselere
hatta son yıllarda ilkögretim okullarına kadar iniyor. Yavru TEMA ile 2005 yılından itibaren
560 ilkögretim okuluna ulasılmıs, liselerdeki teskilatlanma çalısmalarına da 2006 - 2007
ögretim yılında baslanmıs. Mezun TEMA örgütlenmesi ile de 2004 yılından itibaren
üniversite döneminde Genç TEMA yapısı içinde görev alan kisilerin, egitimlerini
tamamladıktan sonra çalısmalarına isyerlerinde devam edebilmeleri amacıyla kurulmus.
Genç TEMA, üniversite ve lise ögrencisi gönüllülerinden olusan bir örgütlenmedir. 2000
yılında kurulan ve 2013 itibariyle 75 üniversitede ve 10 lisede 8000 gönüllü ile beraber
çalısan Genç TEMA’nın amacı, ülke çapında lise ve üniversite ögrencilerinin çevresel
tehditler ve erozyonun tehlikeleri konusunda bilinç kazanmaları, aktif olarak TEMA faaliyet
ve projelerine katılmalarını saglamak.
Genç TEMA’nın teskilatlanma semasınaviii baktıgımızda baskan, genel sekreter,
organizasyon ve tanıtım sorumlusu, kaynak gelistirme sorumlusu, üyelik ve egitim sorumlusu
gibi pozisyonlardan olusan profesyonel bir yapı görüyoruz. Böylesine kapsamlı bir örgüt
yapısına ragmen Genç TEMA, TEMA Vakfı Yönetim Kurulu’nda temsil edilmiyor ve
gönüllüler “daha özerk bir Genç TEMA” talebini dile getiriyorlar. TEMA vakıf statüsünde
faaliyet gösterdigi için yurttaslar üye olamıyor ama gönüllü olarak kaydedilerek vakfın
faaliyetlerine katılabiliyorlar. Vakfın Subat 2013 itibariyle 460 bin gönüllüsü var ve her yıl
yaklasık 30 bin yeni gönüllü kaydediliyor. 2012’de gönüllü olanların yüzde 92’si 25 yasın
altındayken yüzde 8’i 25 yas üstü ve özellikle ilkögretim düzeyinde daha fazla gönüllü
kaydediliyor.Son dönemde TEMA’nın özellikle ilkögretime yönelen programlarında bir artıs
söz konusu. stanbul Kalkınma Ajansı’nın katkılarıyla stanbul l Milli Egitim
Müdürlügü’nün destegiyle Minik TEMA stanbul Projesi ile stanbul’da 500 okulda, 1.000
sınıfta, 25.000 çocugun dogayla arasında bag kurulması, bu bagın olabildigince
güçlendirilmesi ve onlara oyun haklarının geri verilmesini hedefliyor.ix
Türkiye’nin köklü çevre kuruluslarından Türçek (Türkiye Çevre Koruma ve
Yesillendirme Kurumu) bünyesinde gençlerin faaliyetleri 1990’lı yıllarda baslıyor. 1992-
1999 izci grubu çalısmaları yürütülürken 3 Ekim 1998’de Türçek Yönetim Kurulu kararı ile
“Gençlik Komitesi” kuruluyor. Komite, kurum bünyesinde bulunan 18-30 yas arası genç
üyelerden olusuyor ve amacını TÜRÇEK’in ana amacının gerçeklestirilmesinin yanı sıra
yapılacak etkinlikler ile gençlerin sivil topluma kazandırılmasının saglanması ve çevre
Alternatif Politika, Cilt 5, Sayı 2, 174-195, Eylül 2013
184
konusunda bir hassasiyet yaratılması olarak tanımlıyor. Gençlik Komitesi, çevreci gençlerin
kendi alanlarında çalısmalarını gerçeklestirecek bir hareket imkanı saglamanın yanı sıra
gençleri ilgilendiren her türlü çalısmanın içinde yer alıyor (Uyusturucu seminerleri, deprem
konusunda egitimler vb.). Türçek Gençlik Komitesi, 2002 yılından bu yana Sabancı
Üniversitesi Toplumsal Duyarlılıklar Projeleri isbirligi ile çevre sorunlarına gençlerin bakıs
açısını ortaya koymak ve bu sorunlara çözüm üretebilmek amacıyla STK’lar, üniversite
kulüpleri ya da bireysel insiyatifler kanalıyla çevresel çalısmalar yapan gençleri Akasya
Gençlik Çevre Zirvesi’nde bir araya getiriyor.
Genç Yesiller, Haziran 2008’de sürdürülebilir yasam için, ekolojik, paylasımcı ve
çogulcu bir toplumun kurulması gibi ilkeler dogrultusunda faaliyet yürütmek için kurulan
Yesiller Partisi’nin bir alt grubu olarak faaliyet gösteriyordu. Dar bir çerçevede, genelde
etkinlikler üzerinden bir araya gelen ve henüz bagımsız kitlesel bir politik grup olarak
tanımlayamayacagımız Genç Yesiller, özellikle nükleer enerji ve iklim degisikligi
konularında farkındalıgı arttırmak, kamuoyu olusturmak ve siyasi otoriteleri etkilemek için
çaba sarfediyorlar. lk etkinlikleri Kasım 2005’te düzenledikleri “Nükleersiz bir Dünya için
Akkuyu Gençlik Kampı” oldu. 1970’li yıllardan bu yana planlanan nükleer santralin yeri
olarak düsünülen Mersin’in Akkuyu ilçesinde düzenlenen kamp, Türkiye'den ve Avrupa'dan
gençlerin katılımıyla gerçeklestirildi. Yesiller Partisi’nin Esitlik ve Demokrasi Partisi ile
birlesip Yesiller ve Sol Gelecek Partisi olarak siyasi hayatına devam etme kararı almasıyla da
birlikte Genç Yesiller olusumu sönümlendi. ki partinin de genç üyeleri “yesil ve sol” bir
gençlik olusumu olan “Genç Ahali” yoluyla faaliyetlerine devam edeceklerini açıkladılar. x
Küresel Eylem Grubu (KEG), küresel iklim degisikligi ile mücadelede 3 Aralık 2005
tarihinde tüm dünyada eszamanlı olarak düzenlenen “Küresel klim Kampanyasının” Türkiye
ayagını düzenlemek için kuruldu. “Küresel Isınma Eylem Günü Çalısma Grubu” adıyla ilk
çalısmasını "ABD Kyoto'yu imzala-Temiz enerji istiyoruz" sloganıyla Türkiye'de ilk defa
küresel ısınmaya karsı mitingler -stanbul’da ve zmir’de- düzenleyerek gerçeklestirdi. KEG,
sadece gençlerin kurdugu ve yürüttügü bir insiyatif olmamakla beraber aktivistlerinin ve
kampanyalarına katılanlarının büyük bölümünü gençlerin olusturdugunu söyleyebiliriz.
Türkiye’nin iklim degisikligine neden olan gazları hızla artan oranda üreten bir ülke olarak,
dünya üzerindeki yasamı tehdit eden küresel ısınmayı durdurmak için üzerine düsenleri
yapmasını ve Kyoto Protokolü’nü en kısa zamanda imzalamasını saglamak amacıyla Subat-
Nisan 2007’de “Türkiye Kyoto’yu mzala” kampanyasını düzenlendi. Çevreci örgütlerin
185
Barıs Gençer Baykan
185
yanısıra sivil toplumun diger kesimlerinden destek alan kampanyaya gençler aktif bir sekilde
katıldılar.xi
Profesyonel çevre sivil toplum kuruluslarında gençlerin varlıgı ve etkileri üzerine
henüz detaylı arastırmalar yapılmıs degildir. Bu durum gerek kurumların üyelik bilgilerini
sistemli bir sekilde düzenlememis olmaları gerekse arastırmacıların bu konuya ilgisizligi ile
açıklanabilir. Verilere ulasabildigimiz ölçüde çevre STK’larında gençlerin varlıgını su sekilde
degerlendirebiliriz. Greenpeace Türkiye’nin Subat 2013 itibariyle yaklasık 50 bin destekçisi
bulunuyor. Destekçilerin yüzde 43’ü erkek iken yüzde 38’i kadın, % 19 da cinsiyet
belirtmemis. Yas dagılımına baktıgımızda yüzde 1’i 18 yas altında, yüzde 41’i 18-35 yas
aralıgında, yüzde 27’si 36 yas ve yukarısında. Destekçilerin önemli bir kısmının ünversite
ögrencisi oldugunu söyleyebiliriz. Diger yandan Greenpeace’in 50 bin kadar da pasif
destekçisi bulunuyor. Çevre STK’ları üzerine yapılan bir arastırmada üyelik konusunda
sorunun yeni üye alımı degil, üyelerin katılımının eksikligi – etkinliklere katılma, aidat
ödeme- oldugu tespit ediliyor. xii Doga Dernegi’nin 581 aktif üyesinin yüzde 51’i erkek,
yüzde 49’u kadın. Üyelerinin yüzde 45’i 18-35 yas aralıgındayken yüzde 55’i 35 yas ve
üstünde.xiii WWF Türkiye’nin 5000 destekçisinin de yüzde 55’i kadın ve yüzde 45’i kadın.
Destekçilerinin yüzde 70’i 20-45 yas aralıgında.Elimizdeki bu verilerden kabaca çevre STK
üyeliginde kadın erkek oranının esite yakın oldugunu, üyelerin yaklasık yüzde 40’nın 18-35
yas aralıgında oldugunu söyleyebiliriz. Uygar Özesmi, çevre STK’larını ve kadrolarını
tarihsel olarak 5 dönemde degerlendiriyor.xiv Bu sınıflandırma gençlerin hangi dönemde
çevreci sivil toplum faaliyetlerine basladıklarının anlasılması açısından ipuçları içeriyor.
1) 1950’liler: 40-50 yaslarındaki bürokratlardan kurulmus, ulusal odaklı STK’lar ( Ormancılar
Dernegi ve Türkiye Tabiatını Koruma Dernegi- TTKD)
2) 1972 sonrası: 30-40 yas aralıgında entelektüel ve akademi dünyasından kisilerin kurdugu
ulusal ve uluslararası odaklı çevre STK’ları: (Türkiye Çevre Koruma ve Yesillendirme
Kurumu - TÜRÇEK ve Dogal Hayatı Koruma Dernegi- DHKD)
3) 1980-1992 Bosluk
4) 1992 Rio Zirvesi sonrası: 50 yas üstü profesyonel ve isadamlarının, 25-40 yas aralıgındaki
profesyonel STKcıların ve 18-24 yaslarındaki ögrencilerin içinde yer aldıgı STK’lar (TEMA,
TURMEPA,TÜRÇEV gibi vakıflar ve Greenpeace.
Alternatif Politika, Cilt 5, Sayı 2, 174-195, Eylül 2013
186
5) 2000’ler: 1990’lardaki sablon halen geçerli. WWF (World Wildlife Fund) Türkiye ve Doga
Dernegi kuruluyor. Ayrıca 2000’ler yerelde de bir ayaga kalkıs dönemi: DOÇEV; TÜRÇEP,
KarDoga, çDoga, Kuzey Doga.
Gençlerin çevre STK’larının kadrolarında 1990’lı yıllardan itiraben yer almaya
basladıgını söyleyebiliriz. 1950’lerden 1990’lara kadar zaten sayısı çok az olan çevre
STK’larında gençleri hem kadro hem de üyelik düzeyinde yer almıyorlar. 1924-1980 yılları
arasında 19, 1981-1990 arasında 35 adet çevre STK’sı mevcutxv ve esas büyük artıs
doksanların ikinci yarısında meydana geliyor. Yukarıdaki sınıflandırmada eksik olan nokta
“Bosluk” olarak adlandırılan dönemde yani 1980 darbesi sonrasında siyasi partilerin,
sendikaların ve sivil toplum kuruluslarının kapatıldıgı veya faaliyetlerinin kısıtlandıgı bir
dönemde “apolitik” olarak degerlendirilen çevre hareketi ortaya çıktı ve yaygınlastı. Bu
hareketin için de 1980 öncesi dönemin siyasi örgütlerinden gelen politik kusagın yanında ilk
politik tecrübelerini çevre protestolarında edinen gençler de vardı. Hareketteki varlıklarını
orana dökemesek bile belirli bir agırlıkları oldugunu ve bu kusagın bazı temsilcilerinin
1990’lı yıllarda bazı doga korumacı örgütlerin, çevre STK’larının kurulmasında önemli roller
oynadıklarını söyleyebiliriz. Özellikle 1990’lı yıllarda nükleer karsıtı hareket içinde ve farklı
bölgelerde kurumsal olmayan çevre hareketlerinin ve protestolarının içinde gençlerin
varlıgından bahsedebiliriz. xvi
Üniversitelerde Çevre Toplulukları
Genç çevrecilerin faaliyet gösterdikleri baska bir alan da üniversitelerdeki çevre
topluluklarıdır. Üniversite ögrencilerine yönelik çesitli etkinlikler düzenleyerek çevre
bilincini gelistirmeye ve çevre sorunlarına dikkat çekmeye çalısmaktadırlar. 2007 itibariyle
Türkiye’de faaliyet gösteren 127 üniversitenin (devlet ve vakıf üniversiteleri) 52’sinde çevre
toplulugu veya çevre konularıyla ilgili ögrenci toplulukarı bulunuyordu. (Özcan,2007).
Gönüllük temelinde ve daha ziyade çevre mühendisligi ögrencilerince kurulan bu topluluklar
çalısmalarını akademisyenlerin danısmanlıgında yürütüyorlar. Çevre topluluklarının
sürdürülebilirlikleri ve etki alanları sınırlı olsa da üniversiteli gençlerin çevre algılarını
gelistirmede ve sorunların çözümünde bir parça olabileceklerini düsünmelerinde bir rol
oynuyorlar. Çevre temizligi, agaçlandırma, geri kazanma gibi pratik faaliyetlerin yanında
187
Barıs Gençer Baykan
187
ülkenin çevre sorunlarını da (iklim degisikligi, enerji, madencilik, termik santraller)
gündemlerine alıyorlar.
Çevre Sorunlarına Ögrenci Yaklasımları (ÇSÖY) Sempozyumu, 1998’den beri farklı
üniversitelerin ev sahipliginde yapılan , bilesenleri Türkiye çapında üniversitelerdeki çevre ve
ekoloji ile ilgilenen topluluklar olan bir sempozyum. Türkiye’nin her yerinden ögrencilerin
katıldıgı sempozyum, çevre sorunlarına ögrencilerin özgün bakısı ve farklı akademik alanların
bütüncül ve disiplinler arası isbirligine dayalı bir yaklasımla çözüm üretmenin mümkün
olduguna inanan üniversite ögrencileri bir araya getirmeyi amaçlıyor. xvii Sempozyumun
içerisinde bilimsel içerikli sunumların yanı sıra, katılan ögrencilerin bilgi ve fikir paylasımı
yapabilecegi atölye çalısmaları da bulunmakta. 2013 yılında ODTÜ Çevre Toplulugu’nun ev
sahipliginde gerçeklesen 16. Sempozyum ÇSÖY sempozyumu Türkiye’de üniversite
ögrencileri tarafından düzenlenen en kapsamlı ve en devamlı çevre platformlarından bir haline
gelmis durumda. 16. sempozyumda Çevre ve Saglık, Tarih Boyunca Çevreye Bakıs, Çevre
Baglamında Tüketim, Sosyal Bilimler Açısından Çevre ve Çevresel Aktivizm olmak üzere 5
oturumda farklı sunumlar, atölyeler ve poster sunumları gerçeklestirilmis. ÇSÖY’ün
üniversite kampüsü dısında çevre sorunlarının çözümü için faaliyet gösteren kurum ve
kuruluslarla iliskisi sınırlıdır. Ayrıca 16 yıldır düzenli olarak düzenlenmesine ragmen
üniversite topluluklarının yasadıgı sürdürülebilirlik, kaynak eksikligi, toplumsal baglarının
zayıflıgı gibi çesitli sorunlardan muaf degildir ve yapı itibariyle kendini tekrar etme olasılıgı
vardır.
Küresel Çevre Sorunlarının Gölgesinde Bir Kusak
Gençler ve siyaset üzerine analizler yaparken ya da bu makalede yaptıgımız gibi
gençlerin çevre sorunlarına bakıslarını analiz ederken hiç kuskusuz gençligin ve kusak
kavramının her kusagın yasadıgı dönemden ayrı olarak düsünülemeyecegi noktasından yola
çıkmalıyız. Bu açıdan bugünün genç kusagını anlamak için bu kusagın içine dogmus oldukları
dünyanın özelliklerini anlamak büyük önem tasıyor. Kusak kavramını çalısan tüm sosyal
bilimciler, kusaksal farklılıkların hızlı degisimlerle (ekonomik, sosyal, teknolojik) alakalı
oldugu üzerinde durmaktadırlar. Örnegin 1928 yılında yayınladıgı makalesi bugün kusak
üzerine yazılmıs klasik bir makale olmus olan “Karl Mannheim’a göre, aynı yas grubundan
gençler, ancak büyük tarihsel dönüsümlere yol açan olaylar yasadıklarında bir kusak bilinci
gelistirirler. Bu durumda yas grubu, kendine özgü bir kimligi olan bir kusaga dönüsmektedir.
Alternatif Politika, Cilt 5, Sayı 2, 174-195, Eylül 2013
188
Bir kusaga mensup farklı gruplar karsıt görüslere sahip olsalar bile, yetistikleri tarihsel
döneme iliskin ortak bir degerler bütününü paylasmaktadırlar”. (Neyzi, 2004; Manheim,
1952) .Yine kusak üzerine klasik çalısmalardan birine imza atmıs olan Margaret Mead de,
insanların önceki kusakların hayatlarını yeniden ürettikleri (aynı çesit yasam tarzlarına sahip
oldukları) geleneksel toplumlarda kusak çatısması olmadıgının altını çizerken, modern
toplumla beraber kusak çatısmasının olusmaya basladıgını savunur. Modern toplumla beraber
“yaslı” kusaklarla “genç” kusakların degerleri çatısmaya baslar. kinci Dünya Savası
sonrasında yasanan degisimlerle beraber ise kusaklar arasında çatısma degil uçurum
olustugunu savunur Mead. Hızla degisen dünyaya ayak uyduramayan eski kusak ile genç
kusak arasında Mead’in deyimiyle bir “uçurum” olusmustur (Mead, 1970). Kusaga dair tüm
bu fikirler bize kusak kavramının, yasanandönemden ayrı düsünülemez bir kavram oldugunu
düsündürtür.
Bu yüzden gençligin çevreye bakısı incelenecekse bu gençlerin hangi kusagın üyesi
oldukları, nasıl bir dönemde dogmus ve büyümüs oldukları, hangi olaylardan etkilendikleri
üzerine de kuskusuz kafa yormak gerekir. Hiç bir kusak pek tabii ki de homojen degildir,
kendi içinde farklı egilim ve degerlere sahip gruplara (generation units) sahiptir ama yine de
bu farklılıklara ragmen ortak paydalardan ve kusagın genel özelliklerinden (generation as
actuality)xviii bahsetmek mümkündür. Analizini yapmaya ugrastıgımız genç kusagın küresel
çevre sorunlarının ve bu küresel çevre sorunlarıyla küresel mücadele etmenin zorunlulugunun
öne çıktıgı bir dönemde dogmus olduklarını söylemek yanlıs olmaz. Bu dönemde ekolojik
sorunlarla küresel mücadele edilmesinin gerekliligi Birlesmis Milletler’in düzenledigi Çevre
Konferansları’nda ve Zirveleri’nde genç kusakların bu mücadeleki rolünü de içine alarak
gelisti. 1972 yılında çevre konusunda uluslararası düzeyde toplanan ilk önemli konferans olan
Birlesmis Milletler Stockholm nsan ve Çevresi Konferansı çerçevesinde, tüm insanlar ve
gelecek nesiller için çevrenin korunması ve iyilestirilmesi için hükümetlerin ve toplumların
ortak çaba sarf etmesi gerekliligi vurgulanmıstır. Konferans sonunda imzalanan
deklarasyonun 19. maddesi genç nesillere özel bir anlam yüklememekle beraber çevre ve
egitimi iliskilendiriyor: “Çevre olaylarında egitim; genç nesil kadar yaslılar için de;
korunmaya muhtaç gruplara özel önem verilerek, bireylerin tesebbüslerinin ve toplumların
çevreyi koruma ve gelistirmesi için insan boyutu açısından bilinçli görüsü genisletmek ve
sorumlu icraatı saglamak için sarttır” (Karacan, 2007:44).
189
Barıs Gençer Baykan
189
1992’de toplanan BM Rio de Janeiro Çevre ve Kalkınma Konferansı’nda kabul edilen
ilkelerin 21.’si “Herkese daha iyi bir gelecek saglamak ve sürdürülebilir kalkınmayı
basarabilmek için dünya gençliginin yaratıcılıgı, idealleri ve cesareti global bir sorumlulugu
paylasmaları yönünden kanalize edilmelidir” diyerek gençlerin olumlu özelliklerine vurgu
yaparken “dünya gençliginin global bir sorumluluk” alması istenmektedir. Bu konferansta
kabul edilen belgelerden olan Agenda 21 (Gündem 21), kalkınma ve çevre arasında denge
kurulmasını hedefleyen “sürdürülebilir gelisme” kavramının yasama geçirilmesine yönelik bir
eylem planı niteligindedir ve bu belgenin 25. bölümünde dünyanın her yerinde gençlerin karar
alma süreçlerine etkin olarak katılmalarının zorunlugu üzerinde durulmustur. Gençlik
örgütlenmeleri incelendiginde de gençlerin çevre sorunlarına karsı duyarlılıkları ortaya
çıkmaktadır. Özellikle küresel iklim degisikligi konusunda gençler yerel, ulusal ve ulusötesi
organizasyonlar kurdular, farkındalıgı arttırıcı çalısmaları yaptılar ve siyasilerden küresel
ısınma ile mücadele için gerekli önlemleri acilen almalarını talep ettilerxix. En son olarak 50
ülkeden 500’ü askın genç, 2008 yılının Aralık ayının ilk iki haftasında Poznan-Polonya’da
düzenlenen ve Kyoto Protokolü’nün yerini alması beklenen anlasmanın müzakere edilecegi
BM klim Degisikligi Çerçeve Sözlesmesi’nin 14. Taraflar Konferansı’na katıldı ve
hükümetleri güçlü ve etkili bir iklim sözlesmesi yapmaları için küresel isbirligine çagırdı.
Küresel iklim degisikliginin yarattıgı ortamda yetisen gençler, çevre egitiminden
ekolojik yasama, çevre protestolarından doga korumaya birçok alanda bilinçlenmeye ve kendi
sözlerini söylemeye basladılar. 2000 kusagı olarak adlandırabilecegimiz kusak, Türkiye
toplumu ve kosullarından etkilendikleri gibi daha genel anlamda dünyanın durumundan ve
kosullarından da yakından etkilendiler. Çevre de içinde olmak üzere dünyanın sorunlarına
“küresel” çözümler bulunmasının gerekliliginin ortaya çıktıgı bir dönemde sosyallestiler. The
Economist dergisi yasanılan dönemin özelliklerinden yola çıkarak II. Dünya Savası’nın
ardından gelen “baby boom” kusagının nükleer tartısmalarının içine dogmusken, 2000
kusagının küresel ısınma tartısmalarının içine dogmus bir kusak oldugunu vurguluyor 8xx.
Türkiye’deki kusak da kuskusuz tüm bu olaylardan bagımsız bir sekilde yetismiyor. Son
birkaç yılda gençlerin iklim mücadelesinde yerlerini aldıklarını gözlemliyoruz. Temmuz
2009’da Ankara’da bir grup genç, “Türkiye’de klim Degisikligi Politikalarına Gençlik
Katılımı Girisimi’ni kurdu - kısaca klim çin Gençlik- Farklı gençlik gruplarını ve bireyleri
biraraya getirerek iklim degisikligini önlemek için kritik öneme sahip UNFCCC(Birlesmis
Milletler klim Degisikligi Çerçeve Sözlesmesi) Taraflar Toplantılarında ve Zirve’de,
Alternatif Politika, Cilt 5, Sayı 2, 174-195, Eylül 2013
190
Türkiye’nin adil, gerçekçi ve sürdürülebilir bir iklim politikası yürütmesi için bagımsız,
kolektif bir baskı grubu olmayı amaçladılar.
Çıkıs noktalarını politikacıların iklim degisikligi ile mücadelede politikacıların
ufkunun seçim süresiyle kısıtlandıgı ve uzun vadeli bir perspektiften yoksun oldukları
savlarıydı. Karar vericilere sorumluluklarını hatırlatma görevinin gençlerde oldugunu ifade
eden grup iklim adaleti üzerine faaliyet göstermeye basladı. Aralık 2009’da Kopenhag’daki
iklim zirvesinde Türkiye'de ilk kez canlı yayın ile ODTÜ Çevre Mühendisligi Bölümü'nden
iklim müzakerelerine baglanıldı. Çesitli kurumları temsil eden uzmanlar ile müzakerelerdeki
gidisat ve olası gelismeler tartısıldı.xxi
Gençlere Göre Çevre Küresel Ama Henüz Satırarası Bir Sorun
Çevre sorunlardaki artıs ve bu sorunların küresel boyutları orta ve uzun vadede
toplumların siyasi ve ekonomik gündemini mesgul etmeye devam edecege benziyor. Bu
yakıcı ve küresel sorunların içine dogmus bir kusak olan gençlerin bakıs açıları da hiç
kuskusuz diger kusaklarınkine göre farklılık gösteriyor. Üstelik bu kusaga yerel, ulusal ve
küresel olarak sunulan olanak ve olanaksızlıkların da kuskusuz onlar üzerinde önemli bir
etkisi var. Bugün Türkiye’de gençlerin siyasi durus ve tutumları anlasılmak istendiginde hiç
kuskusuz bu kusagın çevreye olan bakıslarını ve çözüm önerilerini de izlemek zorunlu hale
geliyor.
Türkiye Sosyal Ekonomik Siyasal Arastırmalar Vakfı’nın (TÜSES) yürütücülügünü
yaptıgı ve Friedrich Ebert Vakfı (FES) Türkiye Temsilciligi tarafından desteklenen
stanbul’da gerçeklestirdigimiz “Gençler Tartısıyor: Siyasete Katılım, Sorunlar ve Çözüm
Önerileri” arastırması çerçevesinde yapılan odak grup toplantılarının (164 gencin katıldıgı 26
odak grup çalısması) büyük çogunlugunda çevre sorunları ve özellikle küresel ısınma konusu
katılımcı gençler tarafından sıkça dile getirilmistir (Baykan ve Lüküslü,2009:254). Odak
gruplarda gözlemledigimiz üzere gençler, küresel ısınma basta olmak üzere çevre
sorunlarından kaygı duyuyorlar ve buna paralel olarak belirli bir çevre duyarlılıgı
gelistirmisler. Gençlerin bu duyarlılıgı nasıl gelistirdigi ve bu duyarlılıgın bir politizasyona
dönüsüp dönüsmeyecegini incelemek aydınlatıcı olabilir. Odak gruplarda dile getirilen
politizasyon süreçlerinde ailenin ve yakın çevrenin önemi ön plana çıkıyor ama yeni
gelismekte olan çevre siyasetinde bu iki faktörün etkisi olmayabilir. Genç kusagın hem bu
191
Barıs Gençer Baykan
191
duyarlılıgı hem de muhtemel politizasyonunu daha degisik kanallardan edindigi
(medya,internet) ve klasik siyasi akımlarda gözlemlenebilen rol modellerin (siyasi figür veya
kanaat önderi) çevre siyasetinde henüz ortaya çıkmadıgı söylenebilir. Bu kusagın çevre bilinci
ve eylemliligi gelistirmesi açısından avantajları, bilgiye ulasmanın kolaylasması, çevre
sorunlarının çözümünde etkin olmak isteyenlerin iletisimi kolaylastıracak araçlara sahip
olmaları ve çözüm için kendi örgütlülüklerini de kurabilmeleridir. Odak gruplara katılan
gençler, dünyanın önemli sorunları arasında degerlendirdikleri çevre sorunlarını ve küresel
ısınmayı, Türkiye’nin sorunu olarak görmemislerdir ve bu ayrısma arastırmada kendiliginden
ortaya çıkmıstır. Hiç kuskusuz bu konunun daha yakından incelenmesi ve degerlendirilmesi
için niteliksel ve niceliksel veri üreten arastırmalara ihtiyaç vardır. Çevre alanındaki sivil
toplum etkinliklerinde gençlerin belirli bir agırlıgı sözkonusudur fakat çevre politikası ile
ilgili karar alma mekanizmalarında henüz yer al(a)mamaktadırlar. Bu da bir kez daha
gençlerin politikalar olusturma sürecine katılabilmelerinin zorlugunu gözler önüne
sermektedir. Gençler üzerine yapılan farklı gençlik politikası önerileri gençlik karar alma
mekanizmalarına katılmasını saglayacak gençlik politikalarının olusturulmasının önemini
vurgulamaktadır (Nemutlu ve Kurtaran, 2008) . Gençler çevre konusunu sorun boyutuyla ele
almakta ve küresel ısınma tartısmalarının etkisiyle çevre sorunlarını küresel planda
degerlendirmektedirler. Özellikle çevre alanındaki sivil toplum kuruluslarında faaliyet
gösteren gençler, çevrenin ülkenin siyasi ve ekonomik gündeminin arka sıralarında yer alması
hatta marjinallestirilmesinden yakınmaktadırlar. Çevre konularının çesitli alanlara
sıkıstırıldıgı, yüksek siyasetin konuları arasına girmedigini, girse bile öncelik olarak
degerlendirilmedigini düsünmektedirler. Benzer bir sekilde feminist ve escinsel grupların da
marjinallestirildigini ifade ederlerken yoksulluk sorununun çevre sorunlarının öne geçmesinin
makul oldugunu belirtiyorlar. (Baykan ve Lüküslü, 2009:263)
Sonuç
Bu makalede Türkiye’de gençlerin çevre konusunda egitim, sivil toplum ve siyaset
alanlarındaki algılarını ve etkinliklerini degerlendirmeye çalıstık. Dünya Degerler
Arastırması’nın Türkiye ayagına göre gençlerin en önemli buldukları sorunlar yoksulluk ve
egitim olurken çevre ön sıralarda yer almamaktadır ve bu egilim gelismekte olan ülkelerde
benzerdir. Türkiye’den 18-22 yas arası gençlerin %6’sı çevreyi küresel ölçekte en önemli
sorun, %5’i de Türkiye için en önemli sorun olarak degerlendirmektedir. Gelismis ülkelerin
gençleri küresel boyutta daha alt sıralarda degerlendirdigi çevre konusunu kendi ülkelerinde
Alternatif Politika, Cilt 5, Sayı 2, 174-195, Eylül 2013
192
daha öncelikli bir yerde konumlandırırken Türkiye’de gençler, gelismekte olan ülkelerin
gençleri gibi çevre sorunlarını küresel düzlemde ve ulusal düzlemde %6’lar seviyesinde
önceliklendiriyor.
Çevre egitimi, çevre konusunda genç yasta olusan deger yargıları ve tutumları ve
dogayla empatinin gelismesinde önemlidir. lkögretimden baslayarak çesitli seviylerde çevre
ile ilgili dersler müfredatta bulunmaktadır ve yenilenerek artmaktadır. Milli Egitim Bakanlıgı
dısında farklı aktörlerin çocuk ve gençlerin çevre bilinci kazanması için faaliyetlerde
bulunduklarını gözlemliyoruz. Çevre STK’ları ve sirketler, hem egitimcilerin çevre
konusunda egitimi hem de sosyal sorumluluk projeleri çerçevesinde faaliyet yürütmektedirler.
Gençlerin çevre hakkındaki tutum, bilgi, kaygı ve davranıslarının gelecekte dogal
kaynaklar ve onların sürdürülebilirligi üzerinde dogrudan ve dolaylı etkisi olacaktır. Bu
noktadan yola çıkarak yaptıgımız arastırmada stanbul ilindeki lise son sınıf ögrencilerin
çevreci davranıs, çevre bilgisi ve çevreci tutumlarını inceledik. Ögrencilerin çevre
duyarlılıkların farklı sekillerde ortaya çıktıgını görüyoruz. Ögrencilerin %19’u çevreyle ilgili
medya-yayın takibi yaparken %37’si çevresel inisiyatif alıyor. Ögrencilerin %59’u çevresel
bilgiye sahipken %69’u çevresel farkındalık gösteriyor ve %70’i etrafına, akranlarına çevre
konularında liderlik edecegini belirtiyor. Gençlerin çevresel bilgi ve farkındalıklarının görece
yüksek olmasına ragmen çevreci davranısta çekimser olduklarını söyleyebiliriz.
Gençlerin çevre konusunda siyasi ve sivil toplum faaliyetlerini Türkiye Sosyal
Ekonomik Siyasal Arastırmalar Vakfı’nın (TÜSES) yürütücülügünü yaptıgı ve Friedrich
Ebert Vakfı (FES) Türkiye Temsilciligi tarafından desteklenen stanbul’da gerçeklestirilen
“Gençler Tartısıyor: Siyasete Katılım, Sorunlar ve Çözüm Önerileri” arastırmasının çevre
odak grup toplantılarından yola çıkarak inceledik. Bu kusagın çevre bilinci ve eylemliligi
gelistirmesi açısından avantajları, bilgiye ulasmanın kolaylasması, çevre sorunlarının
çözümünde etkin olmak isteyenlerin iletisimi kolaylastıracak araçlara sahip olmaları ve
çözüm için kendi örgütlülüklerini de kurabilmeleridir. Öte yandan siyasi partilerde çevre
baslıgı altında bir bagımsız politik faaliyet gelismemistir ve halihazırdaki gençlik kolları
faaliyetlerinde çevre konusunun henüz gündeme gelebilmis degistir. Profesyonel ve yaygın
çevre STK’ları çevre konusunda etkin olmak isteyen gençler için bir çekim gücü olusturuyor
ve temelde ögrenci gençlik kitlesine yönelik örgütlenme ve farkındalık yaratma çalısmaları
193
Barıs Gençer Baykan
193
yürütmektedirler ve bu kurulusların üyelerinde oldugu gibi kadrolarında da gençlerin agırlıgı
artmaktadır.
i Binyıl kalkınma Hedefleri: Asırı Yoksulluk ve Açlıgı Ortadan Kaldırmak; Herkes için Temel Egitim Saglamak;
Kadınların Konumunu Güçlendirmek ve Toplumsal Cinsiyet Esitligini Gelistirmek; Çocuk Ölümlerini
Azaltmak; Anne Saglıgını yilestirmek, HIV/AIDS, Sıtma ve Diger Salgın Hastalıklarla Mücadele Etmek;
Çevresel Sürdürülebilirligin Saglanması; Kalkınma için Küresel Ortaklıklar Gelistirmek
http://www.undp.org.tr/Gozlem3.aspx?WebSayfaNo=248 (01/01/2012)
ii Gelismekte olan ülkeler olarak sınıflandırabilecegimiz bu ülkelerin gençlerinin küresel olarak en önemli
gördükleri sorunun çevre sorunu oldugunu söyleyenlerin oranları su sekildedir: Türkiye %6, Brezilya %7,
Romanya %7 ve Arjantin %7.
iii klim degisikligi, E-kitap s.15., http://www.cevreorman.gov.tr/ekitap/02.pdf (10/12/2008)
iv Age, s. 16.
v Age, s. 16.
vi www.bayeryoungenvoy.com/en/Turkey.aspx (15/04/2008)
viiNemutlu, G., “Türkiye Sivil Alanında Gençlik Çalısmasının Tarihsel Gelisimi”, Nurhan Yentürk, Yörük
Kurtaran, Gülesin Nemutlu (der.), Türkiye’de Gençlik Çalısması ve Politikaları, stanbul, stanbul Bilgi
Üniversitesi Yayınları, 2008, s. 189
viii http://www.genctema.org/Tr/Teskilat/Teskilat.htm
ix Minik TEMA ‘Kutulanmıs Çocukları’ Dogayla Bulusturuyor http://www.tema.org.tr/web_14966-
2_1/entitialfocus.aspx?primary_id=853&target=categorial1&type=2&detail=single ( 14/06/2013)
x Genç Ahali’den kıs kampı. http://www.yesilgazete.org/blog/2013/01/28/genc-ahaliden-kis-kampi/ (28/01/2013)
xi “2 ay geçmeden bile 168 bin imza toplandı ve bunların içinde çok sayıda ögrenci, üniversite ve lise ögrencisi
oldugunu, yani genç kusagın bu konuya sahip çıkmakta oldugunu gördüm.”Belirtiler çogalıyor- Doga ve gençlik
kazanacak. Ömer Madra http://www.acikradyo.com/default.aspx?_mv=a&aid=22738, (26/06/2008)
xii Paker ve digerleri (2009) Türkiye’de Çevre Koruması ve Politikalarında STK’ların Rolü , Tübitak
xiii TEMA’dan Elif Sezginer, Greenpeace Türkiye’den Hilal Atıcı ve Doga Dernegi’nden Mithat Marul’a bu
bilgileri paylastıkları için tesekkürü borç bilirim.
xiv Change.org Türkiye direktörü Uygar Özesmi’ye bu sınıflandırmasını paylastıgı için tesekkür ederim.
xv Sivil Toplum Kurulusları Rehberi (2000) Tarih Vakfı., Çevre Gönüllü Kurulusları (1996) Meral Dinçer,
Önder Matbaa,Ankara., Black Sea NGO Directory (2000) Mehmet Çevikoglu & Zeynep Tugay, GEF Black Sea
Environment Programme, stanbul
xvi Savunuculuk ve Politikaları Etkileme Konferans Yazıları no 6, 2007, Nükleer Karsıtı Platform Deneyimi: Dr.
Ümit Sahin, stanbul Bilgi Üniversitesi Sivil Toplum Kurulusları Egitim ve Arastırma Birimi
http://stk.bilgi.edu.tr/docs/sahin_sav_6.pdf (11/06/2012)
xvii Çevre Sorunlarına Ögrenci Yaklasımları web sitesi www.csoyz.biz
xviii K. Manheim, A.g.e
xix Bu konuda dünyanın çesitli ülkelerinde, iklim degisikligi ile mücadele için olusturulan ulusal ve uluslarötesi
gençlik gruplarının ve koalisyonlarının listesi için su web adreslerine bakılabilir.
www.youthagainstclimatechange.org, Energy Action Coalition (www.energyactioncoalition.org), Australian
Youth Climate Action (www.aycc.org.au) Canadian Youth Climate Action (www.ourclimate.ca), China Youth
Climate Action Network (http://groups.takingitglobal.org/CYCAN), African Youth Initiative on Climate Change
(www.ayicc.org), Eco-League International Team (Japan) (http://gathering. eco-2000.net/global), Indian Youth
Alternatif Politika, Cilt 5, Sayı 2, 174-195, Eylül 2013
194
Climate Network (http://iycn.in), Youth Climate Action Network Europe (www. climateyouthnetwork.org),
School Students Against Climate Change (www.ssacc.org.uk)
xx Life after death, http://www.economist.com:80/surveys/displaystory.cfm?story_id=11565609&fsrc,
10/06/2008
xxi ODTÜ’den COP 15’e canlı baglantı http://www.iklimicingenclik.com/2009/12/odtuden-cop15e-canlibaglanti/
KAYNAKÇA
AÇIK RADYO (2008), http://www.acikradyo.com/default.aspx?_mv=a&aid=22738, (26/06/2008)
BAYER (2008), www.bayeryoungenvoy.com/en/Turkey.aspx (15/04/208)
BAYKAN B.G., ve LÜKÜSLÜ D., (2008), “Genç ve Yesil Politika”, Bahçesehir Üniversitesi Ekonomik
ve Toplumsal Arastırmalar Merkezi (BETAM) Arastırma Notu 019, 16 Aralık 2008.
BAYKAN B.G., ve LÜKÜSLÜ D., (2009), “Gençlere Göre Çevre: Küresel Ama Satırarası Bir Sorun, in
Gençler Tartısıyor: Siyasete Katılım, Sorunlar ve Çözüm Önerileri”, Boyraz.C (Ed.), TÜSES Yayınları,
p.251-265
BILGI ÜNIVERSITESI (2007), http://stk.bilgi.edu.tr/docs/sahin_sav_6.pdf (11/06/2012)
CAMERON, L. D., BROWN, P. M., & CHAPMAN, J. G. (1998), “Social value orientations and decision
to take pro-environmental action”, Journal of Applied Social Psychology, 28, 675-697
CLARK C.F. et al. (2003), “Internal and external influences on pro-environmental behavior:
Participation in a green electricity program”, Journal of Environmental Psychology 23 (2003) 237–246
ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIGI (2008), http://www.cevreorman.gov.tr/ekitap/02.pdf (10/12/2008)
Çevre Sorunlarına Ögrenci Yaklasımları (2013), www.csoyz.biz
ECONOMIST (2008),
http://www.economist.com:80/surveys/displaystory.cfm?story_id=11565609&fsrc, 10/06/2008
ERGEN A., TURAN S.G, BAYKAN B.G., (2013), “Youth on environmental issues. Informed but
reluctant to act”, Working Paper.
ERTEN,S. (2004), “Çevre Egitimi Ve Çevre Bilinci Nedir, Çevre Egitimi Nasıl Olmalıdır?”, Çevre ve
Insan Dergisi, Çevre ve Orman Bakanlıgı Yayın Organı. Sayı 65/66. 2006/25 Ankara
195
Barıs Gençer Baykan
195
ESMER, Y., ERTUNÇ, B. (2010), “Dünya Gençligine göre yoksulluktan sonraki ilk sorun: Çevre”,
Betam Arastırma Notu 075
GENÇ TEMA (2008), http://www.genctema.org/Tr/Teskilat/Teskilat.htm, (01/04/2008)
GUAGNANO, G. A., STERN, P. C., & DIETZ, T. (1995), ”Influences on attitude-behavior relationships:
A natural experiment with curbside recycling”, Environment and Behavior, 27, 699-718
ISILDAR G:Y., ve YILDIRIM, F. (2008), “The Effectiveness of Environmental Education on
Environmentally Sensitive Behaviors” Egitim ve Bilim, 2008, Cilt 33, Sayı 148
IKLIM IÇIN GENÇLIK (2009), http://www.iklimicingenclik.com/2009/12/odtuden-cop15e-canli-baglanti/
(14/01/2010)
KAISER, F. G. (1998), “A general measure of ecological behavior”. Journal of Applied Social
Psychology, 28, 395-422
KARACAN, A.R.,(2007), Çevre Ekonomisi ve Politikası, Ege Üniversitesi Yayınları, Izmir,,
KARP, D. G. (1996), “Values and their effect on pro-environmental behavior” Environment and
Behavior, 28: 111-133.
MANHEIM, K (1952) , “The Problem of Generations”, Essays in the Sociology of Knowledge içinde,
Routledge&Kegan Paul, Londra
MEAD, M., (1970), Culture and Commitment: A Study of the Generation Gap, Columbia University
Press, New York, 1970.
MEINHOLD, J.L., and MALKUS, A.J. (2005), “Adolescent Environmental Behaviors, Can Knowledge,
Attitudes, and Self-Efficacy Make a Difference?” Environment and Behavior, 2005,pp.37:511.
NEMUTLU G., ve KURTARAN, Y., (2008), “Gençlik Çalısmaları Temelinde Gençlik Politikaları
Önerileri”, Nurhan Yentürk, Yörük Kurtaran ve Gülesin Nemutlu (der.), Türkiye’de Gençlik Çalısması ve
Politikaları, Istanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, Istanbul.
NEYZI, L., (2004), “Nesne ya da özne? Türkiye’de ‘gençligin’ paradoksu”, “Ben Kimim?” Türkiye’de
Sözlü Tarih, Kimlik ve Öznellik, Iletisim Yayınları, Istanbul, s. 109.
ÖZCAN A.(2007), “Türkiye’de yararlanılması ve gelistirilmesi gereken bir çevre örgütlenmesi:
Üniversite ögrenci çevre toplulukları”, A. Mengi.(der) Çevre ve Politika, Ankara, Imge Kitabevi
Alternatif Politika, Cilt 5, Sayı 2, 174-195, Eylül 2013
196
SKOGEN, K.(1996), “Young Environmentalists: Post-modern Identities or Middle-class Culture?”, The
Sociological Review, cilt 44, sayı 3, 1996, s.452–73.
STEG, L., & VLEK, C. (1997), “The role of problem awareness in willingness-to-change car use and in
evaluating relevant policy measures”. In J. A. Rothengatter & E. Carbonell Vaya (Eds.),Traffic and
transport psychology. Theory and application (pp. 465-475). Elmsford, NY:
Pergamon.
STERN, P. C. (2000), “Toward a coherent theory of environmentally significant behavior.” Journal of
Social Issues, 56(3), 407-424.
TEMA (2013), http://www.tema.org.tr/web_14966
2_1/entitialfocus.aspx?primary_id=853&target=categorial1&type=2&detail=single ( 14/06/2013)
UNDP (2012), http://www.undp.org.tr/Gozlem3.aspx?WebSayfaNo=248 (01/01/2012)
YESIL GAZETE (2013), http://www.yesilgazete.org/blog/2013/01/28/genc-ahaliden-kis-kampi/ (
14/06/2013)
WEBB D.J., and RICHARDSON. B., (2010), a The relationship between environmental activism, proenvironmental
behaviour and social identity, Journal of Environmental Psychology, Volume 30, Issue
2, June 2010, Pages 178-186.