Cilt 6, Sayı 2, Eylül 2014
Derya KÖMÜRCÜ

Partili Olmak: Cumhuriyet Halk Partisi’nde Genç Üyelerin Siyasal Toplumsallaşma Süreçleri

Siyasi partiler literatürü içinde partiler, agırlıklı olarak tarihsel kökenleri, ideolojik dayanakları, seçim performansları ve toplumsal tabanları çerçevesinde incelenmekte, nadiren örgüt olma özellikleriyle ele alınmaktadır. Parti örgütüne yönelik sınırlı ilginin özünü de bir boyutuyla parti merkez yönetimi, parlamentodaki parti temsilcileri ve tabandaki parti teskilatı arasındaki güç iliskileri; bir baska boyutuyla parti içi hizipler arasındaki güç mücadelelerinin analizi olusturmaktadır. Ancak ideolojik ve toplumsal boyutlarının ötesinde siyasi partileri karakterize eden en temel özellik, birer örgüt olmalarıdır. Partiler formel kurallar çerçevesinde yapılanan, herkesin yapacagı is temelinde sorumluluklarının tanımlandıgı hiyerarsik örgütlerdir. Bununla birlikte formel yapının ötesinde bir enformel iliskiler düzeni de partilerin varolusu ve isleyisi açısından belirleyici önemdedir. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Besiktas ilçe örgütündeki gençlik örgütlenmesi üzerine odaklanan bu makale, parti örgütünün genç üyeleri partili haline getirme sürecini ve örgütsel yapının bu süreçte yarattıgı etkiyi ortaya koymayı hedeflemektedir. Gençlik Kolları, partiye yeni katılan genç üyelerin örgütün yazılı olan ve olmayan kurallarını nasıl içsellestirdigini; aynı zamanda da kendi iliski aglarını nasıl insa ettigini gözlemlemek açısından önemli veriler sunmaktadır. CHP Besiktas lçe Örgütü içinde Gençlik Kolları’na yeni katılan üyeler, ilçe gençlik kolu yöneticileri ve parti ilçe örgütü yöneticileriyle geçeklestirilen derinlemesine mülakatlar sonucunda elde edilen veriler çalısmanın temelini olusturmaktadır. Bu Derya Kömürcü alternatif politika Cilt 6, Sayı 2, Eylül 2014 279 çerçevede, genç üyelerin bir örgüt olarak CHP içindeki siyasal toplumsallasma süreçleri; gençlerin, örgüt kimligini edinme asamasında etkili olan formel ve enformel süreçler ile üyelerin örgüt içinde sahip oldugu sosyal aglar; ve CHP’nin üyelerine bir parti kimligi ile ortak deger, norm ve hedefler kazandırma süreçleri analiz edilmistir. Anahtar Kelimeler: Siyasi Parti, Gençlik Kolları, CHP, Siyasal Toplumsallasma. GRS Siyasi partiler çagdas siyasi hayatın en önemli kurumlarından biridir. çinde siyasi partilerin olmadıgı bir demokrasiyi hayal etmek mümkün degildir. Bir siyasi partiden bahsedebilmek için belirli bir sürekliligi ve istikrarı olan bir örgütün olması gerekir. Böylelikle parti toplulugunu meydana getiren bireyler arasındaki iliskiler belirli yerlesik kalıplara göre yürütülür; isbölümü, rol farklılasması vardır ve yerel birimlerle merkez organları arasında bir ayrısma, düzenli haberlesme, sürekli koordinasyon söz konusudur (Özbudun, 1974: 3). Duverger de, modern siyasi partilerin programlarından ya da üyelerinin sınıfsal özelliklerinden çok örgütlerinin mahiyetiyle ayırt edilebilecegine yaptıgı vurguyla parti örgütüne özel bir önem atfetmistir (1970: VI). Siyasi partiler literatürü içinde partiler, agırlıklı olarak tarihsel kökenleri, ideolojik dayanakları, seçim performansları ve toplumsal tabanları çerçevesinde incelenmektedir. Ostrogorski (1902) ve Michels (1911) gibi arastırmacıların yogunlastıgı “örgüt olarak parti” ise günümüzde nadiren arastırma konusu edilmektedir. Parti örgütüne yönelik sınırlı ilginin özünü de parti merkez yönetimi, parlamentodaki parti temsilcileri ve tabandaki parti teskilatı arasındaki güç iliskileri ile parti içi hizipler arasındaki güç mücadelelerinin analizi olusturmaktadır (bkz. Katz ve Mair, 2002; Katz, 2002; Poguntke, 2002). Oysa ideolojik ve toplumsal boyutlarının ötesinde siyasi partileri karakterize eden en temel özellik, birer örgüt olmalarıdır. Partiler formel kurallar çerçevesinde yapılanan, herkesin yapacagı is temelinde sorumluluklarının tanımlandıgı hiyerarsik örgütlerdir. Bununla birlikte formel yapının ötesinde bir enformel iliskiler düzeni de partilerin varolusu ve isleyisi açısından belirleyici önemdedir. Bu baglamda, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Besiktas ilçe örgütü gençlik kolları üzerine odaklanan bu çalısma, parti örgütünün genç üyeleri partili haline getirme sürecini ve örgütsel yapının bu süreçte yarattıgı etkiyi ortaya koymayı AP CHP’de genç üyelerin siyasal toplumsallasma süreçleri hedeflemektedir. Gençlik kolları, partiye yeni katılan genç üyelerin örgütün yazılı olan ve olmayan kurallarını nasıl içsellestirdigini; aynı zamanda da kendi iliski aglarını nasıl insa ettigini gözlemlemek açısından önemli veriler sunmaktadır. CHP Besiktas lçe Örgütü içinde gençlik koluna yeni katılan üyeler, ilçe gençlik kolu yöneticileri ve parti ilçe örgütü yöneticileriyle geçeklestirilen derinlemesine mülakatlar sonucunda elde edilen veriler arastırmanın temelini olusturmaktadır. Bu çerçevede, genç üyelerin bir örgüt olarak CHP içindeki siyasal toplumsallasma süreçleri ve gençlerin, örgüt kimligini edinme asamasında etkili olan formel ve enformel süreçler ortaya konmaya çalısılacaktır. 1. KURAMSAL ÇERÇEVE Siyasi partileri konu alan literatür içinde partileri analiz etmeye yönelik üç farklı yaklasım vardır: 1) sosyolojik; 2) rekabetçi; ve 3) kurumsal yaklasım. Sosyolojik yaklasımda, bir ülkede belirli bir partinin varlıgı, o ülkedeki toplumsal olgular, belirli toplumsal grupların çıkarları ve bu çıkarlara yönelik olası tehditler üzerinden açıklanır. Bu baglamda partinin sahip oldugu emek ve finans gibi kaynakların niteliklerinin örgüt biçimini belirledigi savunulur. Rekabetçi yaklasım, partileri seçmenler karsısında asırı duyarlı, onların görüslerine göre ideolojilerini ve duruslarını kolaylıkla degistiren aktörler olarak görür. Bu yaklasım, partilerin belirli örgüt tiplerine sahip olmasının nedenini diger partilerle girisilen seçim rekabetine baglar. Buna karsın kurumsal yaklasım, partilerin çevreye uyum saglama kapasiteleri olmakla birlikte, esasında bir kurum olarak kendi tarihlerinin ‘tutsagı’ oldugunu savunur. Bu baglamda partinin ideolojisi, kurulusundaki temel ilke ve degerler çerçevesinde varlıgını sürdürdügü gibi, degisim de ancak o tarihsel köklere paralel sekilde gerçeklesebilir. Bu yaklasıma göre bir partiyi anlamak için örgütün ortaya çıkıs dinamiklerine ve parti içindeki farklı unsurlar arasındaki iliskilere öncelik verilmesi gerekir. Bu yaklasım, oy için girisilen rekabetin partinin yapısını degistirebildigini inkar etmemekle birlikte, partinin belirli bir örgüt biçimine yönelmesinin temelinde parti içi iliski kalıplarının belirleyiciligini vurgular (Ware, 1996: 8-9 ve 94-100). Kurumsal yaklasımın temsilcilerinden Panebianco’ya göre kurumsallasma, bir varlıgın belirli amaçlara ulasmanın aracı olmaktan çıkıp kendinde ve kendisi için degerli hale gelmesi ve hedeflerinin kendisinden ayrılmaz ve ayrı düsünülemez olması anlamına gelir (1988: xv). Tüm siyasi partiler bir biçimde kurumsallasmıstır. Ancak kurumsallasma süreci, bazılarında güçlü, bazılarında ise zayıf kurumlar ortaya çıkarır (Panebianco, 1988: 53). Bir örgütün kendi çevresinden özerklik derecesi, onun ne kadar kurumsallasmıs oldugunu gösterir. Derya Kömürcü alternatif politika Cilt 6, Sayı 2, Eylül 2014 281 Buna göre bir parti destekçileriyle, dıs örgütlerle, vb. iliskilerinde ne kadar belirleyiciyse o kadar kurumsallasmıs demektir. Yüksek derecede kurumsallasmıs bir parti, çevresi üzerinde yogun bir kontrol uygulayabilen ve gerektiginde çevresini dönüstürebilen bir parti iken; zayıf kurumsallasmıs parti, çevresine yanıt vermek ve ona uyum saglamak zorunda kalan partidir (Ware, 1996: 99). Kurumsallasmanın ikinci boyutu ‘sistemlilik’ derecesidir. Eger sistemlilik derecesi yüksekse parti merkezi, elindeki kaynakları kullanarak alt grupların karsılıklı bagımlılıgını arttırır; sistemlilik derecesi düsükse, parti içindeki alt grupların özerklik alanı genisler; partinin çevresine karsı özerkligi zayıflar ve kurumsallasması eksik kalır (Ware, 1996: 99). Siyasi partiler ile onların örgütsel çevreleri arasındaki iliskinin analizi, parti yasamını, örgütün gücünü ve seçim basarısını anlamak için son derece önemlidir (Panebianco, 1988: 12). Parti örgütleri, çok çesitli faaliyetleri yerine getirirler. Bunlar arasında seçim kampanyası yürütmekten parti tabanıyla liderler arasındaki bagın kurulmasına ya da belirli konularda kamuoyunun harekete geçirilmesine kadar pek çok sey sayılabilir. Kuskusuz bu faaliyetlerin yerine getirilmesi kaynakları gerektirir. Kaynak, yalnızca finansal degildir ve emek gücünü de kapsar. Dahası, bir partinin kaynakları arasında sayılabilecek liderler, uzmanlar, belirli grup ya da bölge temsilcileri de dogrudan emek kaynagının genisligiyle baglantılıdır. Bu anlamda gençlik kollarının partiler için ayrı bir önemi vardır. Partiler, toplumun farklı kesimleriyle baglar kurmak için kendileri dısındaki yan organları da kullanma egilimindedirler. Kadın kolları, gençlik kolları, sendika ya da meslek kurulusu organları bunlara örnek olarak verilebilir. Bu tür yan organlar, partilerin tarihine, örgüt yapısına, ideolojisine göre çesitlilik arz etmekle birlikte, temelde ortak bir karakteristige sahiptirler: partiler ile toplum arasında önemli aracılar islevi görerek partilere yönelik beklentileri bir araya getirir, yansıtır ve aktarırlar (Poguntke, 2006: 396). Partiler açısından gençlik ve kadın kolları gibi yan organlar, partinin tek basına kolaylıkla erisemeyecegi belirli toplum kesimlerine ulasmasını saglayan unsurlardır. Parti, çok daha genis bir çıkarlar bütününü temsil etme iddiasında oldugu için, toplumun her kesimi her konuda ve her zaman onun erisim mesafesinde olamaz, çünkü bu genislik, partiye aynı zamanda farklı çıkarların içeride de çatıstıgı bir yapı kazandırır. Bu durumda partinin yan kurulusları üzerinden bu çıkarlarla iliski kurması çok daha kolay ve gerçekçi olabilmektedir.2 Bu yüzden yan kuruluslar, parti örgütlenmesi açısından büyük önem arz 2 Örnegin CHP, kurumsal olarak Gezi Parkı eylemlerine destek vermek konusunda çekinceli davranırken, gençlik örgütü olarak bu eylemleri destekleyen ve hatta dogrudan içinde yer alan bir tutum sergileyebilmektedir. AP CHP’de genç üyelerin siyasal toplumsallasma süreçleri etmektedir. Partiler, yan kurulusları vasıtasıyla yalnızca farklı seçmen gruplarıyla iliski kurmayı degil, aynı zamanda yeni kadroların ve emek gücünün devsirilmesini de saglarlar. Ancak siyasi partiler literatürü içinde gençlik kolları, parti örgütünün bir parçası olmaktan çok, genç üyelerin siyasal katılımını kolaylastırma isleviyle ele alınır. Bu alandaki sınırlı sayıdaki çalısma, esas olarak gençlerin partilere katılım nedenleri ve gelecek beklentileri üzerine odaklanmıstır (bkz. Bruter ve Harrison, 2009; Cross ve Young, 2008). Bir baska egilim ise gençlik kollarının parti içindeki kadro devsirme ve siyasal katılımı kolaylastırma islevine yapılan vurgudur (bkz. Hooghe, Stole ve Stouthuysen, 2004). Aynı durum Türkiye’deki siyasi partiler ve gençlik kolları üzerine yapılan çalısmalar için de geçerlidir. Türkiye’deki sınırlı siyasi partiler literatürünün önemli bir kısmını, parti tarihi ve ideolojisine odaklanan monografiler olusturmaktadır. Partileri analiz etme iddiasında olan çalısmaların önemli bir kısmı ise, esas olarak liderden, üyelerden ya da seçmenden hareketle partiyi tanımlama/anlama gayretindedir (bkz. Uysal ve Topak, 2010; Tosun ve Erdogan-Tosun, 2010). Bu yüzden siyasi partileri örgüt olarak ele alan ve inceleyen arastırmalar konusunda önemli bir eksiklik mevcuttur.3 Dahası siyasi partilerin gençlik kollarını konu alan az sayıda çalısma da esas olarak gençlerin siyasi partilere üye olma motivasyonları ve siyasal katılım olanaklarına odaklanmaktadır (Caymaz, 2008; Taskın, 2009; Boyraz, 2009). Panebianco’ya göre siyasi partilerin literatür içinde bir örgüt olarak bu kadar az incelenmesinin temelinde sosyolojik ve teleolojik adlarını verdigi iki önyargı yatar. Sosyolojik önyargı partilerin faaliyetlerinin toplumsal grupların taleplerinin birer ürünü oldugu ve siyasi partilerin toplumsal bölünmelerin siyasal arenadaki tezahürlerinden baska bir sey olmadıgı fikrine dayanır. Örnegin isçi partisi ifadesi, sadece bu partinin sosyolojik amaçlarını degil, davranıslarını da açıklamak için kullanılır. Bu da kaçınılmaz olarak parti içi çatısmaların farklı toplumsal çıkarların temsilcileri arasındaki çatısmalar olarak algılanmasına yol açar. Sosyolojik önyargı, “temsil” teriminin belirsiz ve basit kullanımı aracılıgıyla partilerle ‘toplumsal esitsizlik’ sistemi arasındaki karmasık iliskinin anlasılmasını engeller. Dahası, partinin toplumsal esitsizlik sistemini mekanik bir biçimde yansıtamamasının yanında, partinin bizzat kendi yapısının içinde de esitsizlikler ürettigini unutmamıza yol açar. Bu da partinin örgütsel davranısına içkin özgül esitsizlikleri tespit etmemizi engeller (1988: 3-4). 3 Bu konuda Ayata’nın CHP üzerine ve Bektas’ın 1980 öncesi dönemde CHP ve Adalet Partisi’ndeki oligarsik egilimler üzerine yaptıgı arastırmalar özel bir dikkati hak etmektedir (Ayata, 1992; Bektas, 1993). Derya Kömürcü alternatif politika Cilt 6, Sayı 2, Eylül 2014 283 Teleolojik önyargının temelinde ise partilerin belirli hedefleri gerçeklestirmek için olusmus örgütler oldugu ve arastırmacıların bu hedefleri kolaylıkla ve kesin olarak tespit edebilecegi inancı yatar. Partiye bu sekilde yaklasıldıgında analizin dogrultusunu ve sonuçlarını önceden belirleyen parti tanımlarının yapılması kaçınılmazdır. Eger bir kurumun kendi hedefleriyle ilgili söylediklerini dogru kabul edersek, onun kendisine dair çizdigi ideolojik görünümün ötesine geçen, basitlikten uzak betimlemelere ulasamayız. Bir örgütün gerçek hedefleri asla önceden bilinemez ve esas olarak örgütteki hedefler çoguldur. Örgütün liderlerinin gerçek hedefi, her zaman örgütün ilan edilmis hedefleriyle ya da kurulus hedefleriyle aynı degildir. Liderlerin hedefi çogu kez her seyden önce örgütün ve tabii kendi iktidar pozisyonlarının devam etmesidir (Panebianco, 1988: 5-7). Bu yüzden bir siyasi partinin örgüt olarak analizi, kaçınılmaz olarak formel ve enformel boyutların, resmi olarak ilan edilen isleyis ile süreç içinde gelisen isleyisin eszamanlı olarak incelenmesini gerektirir. 2. FORMEL VE ENFORMEL BOYUTLARIYLA PART Parti örgütünü incelerken partinin iç yapısı ve süreçlerin nasıl ortaya çıktıgı ve degisim gösterdigini gözlemlemek temel önemdedir. Bir örgüt olarak siyasi partide, üyelerin uymakla yükümlü oldukları kurallar vardır. Üyelerden beklenen roller tarif edilmistir ve buradaki kolektif normlara uyulmaması halinde ne tür yaptırımların uygulanacagı yetkililer tarafından belirlenmistir. Ancak tüm sınırlar formel olarak tarif edilmedigi gibi, yaptırımların uygulanmasında da enformel iliskiler ya da yazılı olmayan kurallar kolaylıkla devreye girebilmektedir. Partinin formel yapısı içinde her pozisyon bir baskasına dikey olarak baglanmıstır. Bu tam da geleneksel Weberci bürokrasi anlayısının askeri hiyerarsi mantıgına uygun bir tasarımdır. Bilgi akısı açısından bu semada yukarıdan asagı direktifler giderken, asagıdan yukarıya da geribildirim raporları gider. Ayrıca bu hiyerarsi içinde yukarıdan asagı dogru –yazılı ve yazısız– ödüllendirme ve cezalandırma mekanizmaları da kurulmustur. Kuskusuz partinin bu sekilde geleneksel bürokratik hiyerarsiye göre tasarlanması, iç isleyisindeki karısıklıkları azaltan, verilen direktiflerin çatısmasını engelleyen, denetimi parti elitlerinin elinde yogunlastıran bir etkiye sahiptir. Formel örgüt seması açısından incelendiginde, CHP’de Gençlik Kolları’nın isleyisi ve Gençlik Kolları ile ana kademe arasındaki iliskiler Parti Tüzügü ve Gençlik Kolları Yönetmeligi’yle düzenlendigi görülür. Tüzüge göre, partinin bütün 30 yasını asmamıs gençleri (30 yas dahil) parti örgütünün bir parçası ve partinin yan kurulusu olarak tarif edilen gençlik kollarının dogal üyeleridir. Gençlik kolu baskanı ve gençligin merkez yürütme kurulu gençlik kurultayıyla AP CHP’de genç üyelerin siyasal toplumsallasma süreçleri seçilir. Milletvekili genel seçimlerinde merkez yoklaması yoluyla belirlenecek adayların tespitinde, parti meclisi seçiminde, il, ilçe, belde yönetim organlarının seçiminde, il genel meclisi ve belediye meclisi üyelikleri için adayların tespitinde, kongre ve kurultay delegesi seçimlerinde, gençlik kolları üyesi olanları kapsayacak sekilde en az % 10 gençlik kotası uygulanır (CHP, 2012a; CHP, 2012b). Tüzüge göre Gençlik Kolları baskanları parti örgütlerinin yönetim kurulu olagan toplantılarında yer alabilir, görüs belirtebilir ancak oy kullanamazlar. lçe yönetim kurulunda ilçe gençlik kolları baskanı (md. 29), il yönetim kurulunda il gençlik kolu baskanı (md. 33), parti meclisinde gençlik kolları genel baskanı (md.37), merkez yönetim kurulunda gençlik kolları genel baskanı (md. 39) toplantılara katılabilir, görüslerini açıklayabilir, önerilerde bulunabilir, ancak oy kullanamaz. Gençlik kolları ve kadın kolları finansmanlarını bulundukları il ya da ilçe örgütünün yıllık bütçelerinin %10’undan az olmamak kaydıyla ayırdıkları bütçeden karsılarlar. Ayrıca Genel Merkez ilgili kol yönetimi ile görüserek gençlik kolları genel baskanlıgına “yeter miktarda” pay ayırır (CHP, 2012a). Ancak tüm örgütler gibi partilerde de pratik isleyis hiçbir zaman formel olarak tarif edildigi gibi degildir. Örnegin ana kademe bütçesinin en az % 10’unun gençlik ve kadın kollarına tahsis edilmesi konusunda Besiktas ilçesi CHP örgütü örneginde bu kuralın hiç islemedigi hem gençlik kolu yöneticileri hem de ana kademe yöneticileri tarafından açıkça dile getirilmistir.4 Kuskusuz maddi kaynakları kontrol altında tutmanın parti içi güç iliskileri açısından hayati önemde oldugu göz önünde bulunduruldugunda, gençlik kolu faaliyetlerinin finansmanının yazılı kurallar yerine, ‘öznel’ ihtiyaçlar ve tercihlere göre karsılanması son derece anlamlıdır. Yazılı kurallar ile fiili uygulamalar arasındaki farka bir baska örnek ise il, ilçe ve genel merkez gençlik kolu kongreleridir. Bu kongreler, Gençlik Kolları Yönetmeligi geregi 2 yılda bir toplanması gerekir ve en fazla 1 yıl ertelenebilirken (CHP, 2012b), CHP’de 2004- 2012 yılları arasında 8 yıl boyunca hiç gençlik kolu kongresi yapılmamıstır. Dahası, parti içi pozisyonların formel olarak nasıl düzenlenmis oldugunun gerçekte bir örgüt olarak o partinin içinde neler oldugunu anlamakta pek az degeri vardır. Partililer, günlük siyasal faaliyetleri esnasında, yerine getirdikleri görevler için gerekli olan kaynaklara ve bilgiye sahip olan insanların örgütsel semada tarif edilenden farklı insanlar oldugunu idrak ederler. Gerekli bilgiler, malzemeler ve en önemlisi o isin belirli bir sekilde yapılması için izin verme yetkisi, formel olarak tarif edilen hiyerarsinin dısında bulunabilmektedir. Bu yüzden üyeler ya da alt kademe yöneticiler (örnegin ilçe gençlik kolları yönetim 4 Örnegin Besiktas CHP ilçe gençlik kolları baskanı ilçe ana kademe bütçesinden böyle bir payın hiçbir zaman gençlige aktarılmadıgını ifade etmektedir (Görüsme tarihi 18.05.2013). Derya Kömürcü alternatif politika Cilt 6, Sayı 2, Eylül 2014 285 kurulu üyeleri) için söz konusu kaynaklara erismenin yolu, ilgili kisilerle dogrudan ya da dolaylı iliskiler kurmaktan geçmektedir. Genel Merkez’de bir tanıdıgınızın olması bazen sorunların çok daha çabuk çözülmesini saglayabilmektedir. Bu durum kaçınılmaz bir biçimde formel olanın yanında enformel bir haberlesme ve kaynak degis tokusu sisteminin gelisimini de beraberinde getirmektedir. Dolayısıyla formel ve enformel yapıların bilesimi, bir örgüt içindeki gerçek güç agını ortaya koyar (Knoke, 1990: 92-93). Parti içinde öyle kilit konumlar vardır ki, parti içi iletisim ve bilgi akısını kontrol eden pozisyondaki yöneticilerin etrafı kaçınılmaz olarak kalabalıklasır. Bir faaliyet ya da kaynak parti için ne kadar hayati ve buna karsın ne kadar az bulunur ise, partinin talebini yerine getiren kisiler ya da pozisyonlar o kadar güçlü olur. Bunun tipik bir örnegi, Besiktas CHP açısından belediye baskanının konumudur. CHP ilçe binasının kirasının ödenmesinden basılacak yayınların matbaa maliyetlerinin karsılanmasına, çesitli toplantılar için gerekli salonların tahsisinden miting gibi etkinliklere ulasımın saglanacagı araçlarının teminine kadar pek çok ihtiyacın karsılanmasında belediye baskanının üstlendigi kritik rol, onu parti içi güç mücadelelerinde son derece avantajlı kılmaktadır. Dahası, CHP stanbul il örgütü Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyelerinden birinin de açıkça belirttigi üzere belediye, bireysel faydaların dagıtılması konusunda da son derece belirleyici olmaktadır. Gençlerin hem ideolojik ve politik beklentilerine hem de is, parti içi kariyer vb. çıkarsal ihtiyaçlarına cevap vermek gerektigini, bu ikisinin birbirinden ayrılamayacagını ifade eden bu yöneticiye göre CHP su anda gençlere is olanakları saglayamadıgı için gençler arasında çekim merkezi olamamaktadır. Ona göre CHP’li belediye sayısı arttıkça, ilgi de artacaktır.5 Öte yandan CHP il yönetimi içinde gençlik kollarından sorumlu bir baskan yardımcısının bulunmaması (çünkü Tüzük geregi gençlik örgütü dogrudan kendi baskanı tarafından temsil edilmektedir) gençlige formel yapı içinde belirli bir dereceye kadar özerklik tanıyor görünmektedir. Bununla birlikte güç iliskilerinin enformel boyutu açısından degerlendirildiginde gençlik kollarının ana kademeyle uyum içinde çalısma zorunlulugunun her düzeyde vurgulandıgı; dısarıya dönük olarak verilecek görüntünün önemi söylemi üzerinden farklılasmanın önünün alınmaya çalısıldıgı görülmektedir. Hatta bir CHP stanbul il yöneticisi, tüzük geregi ortaya çıkan bu özerklik halinin demokratik oldugunu, ama ne kadar etkin oldugunun tartısılması gerektigini, çünkü gençlik kollarının özerklesmeye hazır olmayan bir yapı oldugunu vurgulamıstır.6 Buna karsın Besiktas ilçesindeki gençlerin ana kademe ve il yönetimiyle iliskiler konusunda özerkligi savunan muhalif bir tutum sergiledikleri 5 CHP stanbul l MYK üyesi yönetici (görüsme tarihi: 12.11.2012). 6 CHP stanbul l MYK üyesi yönetici (görüsme tarihi: 12.11.2012). AP CHP’de genç üyelerin siyasal toplumsallasma süreçleri görülmektedir. Besiktas ilçe gençlik kolları baskanı bunu su sekilde ifade etmektedir: “Gençlik örgütünün biz her zaman özerk bir yapısı olması gerektigini savunuruz. Elbette ki yapacagımız çalısmalar zaten partinin programı, tüzügünden ayrı olamaz. Yine de mali özerklik olması gerekiyor. Bizim tüzügümüzde de saglanmıs bu. Her ilçeye gelen paranın % 10’u gençlige ayrılmak zorundadır, ancak bazı yerlerde uygulanmıyor bu. Birinci özerklik zaten mali özerklik. Mali özerkligi saglamadan diger özerkligi saglamak zor oluyor. Bu anlamda gençlik kolları ayrı bir yapısı olup sadece ana kademenin çalısmalarına destek veren bir yapı degil, ama bazı ilçelerde onu maalesef gözlemliyorum ben. Kendi çalısmalarını yapan, kendisi politika üreten bir yapıda olması gerekiyor” (lçe Gençlik Kolu Baskanı, 18.05.2013). Buna karsın Besiktas CHP gençlik kolu eski baskanlarından ve daha sonra Besiktas CHP ilçe yönetiminde bilisimden sorumlu baskan yardımcısı olarak görev yapan bir görüsmeci özerklikle ilgili kendi tecrübesini söyle ifade etmektedir: “Bilmiyorlar ki gençlik kolları baskanı olunca biraz kaypak olman gerekiyor. Mesela ilçe baskanı bir sey istiyor, bu gençlik kolunda dogru kabul edilmiyor. Ama sen onu yapmak zorundasın, çünkü özerk degilsin. Mecburen ya sen yapıyorsun ya da sana yakın kisilere böyle bir sey var, birlikte yapalım diyorsun” (Besiktas CHP gençlik kolu eski baskanı, 02.03.2013). Bu baglamda CHP Besiktas 13. Olagan Gençlik Kongresi gençlik örgütünün ilçe ana kademe yönetimi karsısındaki özerklik mücadelesine tanıklık etmesi açısından önemlidir. 8 yıl aradan sonra ilk kez gerçeklestirilen Kongre’de stanbul gençlik il kongresinde ilçeyi temsil edecek 10 delegenin seçimi konusunda tartısma çıktı. lçede faaliyet yürütmeyen birinin tepeden ilçe baskanının baskısıyla delege seçtirilmeye çalısılmasına Besiktas gençlik kolu yönetimi direnince ilçe baskanı hem kongreye katılmadı hem de delege adayları arasında olan kızını adaylıktan çekti. Buna karsın gençlik yönetimi kararını degistirmeyerek hem il hem de ilçe merkez yönetimine direnmis oldu. Bu gerginlikten sonra ilçe yönetiminin tavrı, gençlerin bu karsı koyusu kendi baslarına yapmadıgı, arkalarında baska birinin yönlendirmesi oldugu seklindedir. Bu bakıs açısına göre gençlik kolu ancak, özerklik çerçevesinde kendi inisiyatifiyle degil, ana kademedeki güç mücadelesinin uzantısı olarak baska bir ekibin yönlendirmesiyle böyle bir direnç gösterebilir. Öte yandan Besiktas özelinde CHP gençlik kollarının hem bir avantaj hem de handikap olarak degerlendirilebilecek bir özelligi, neredeyse tamamen üniversite ögrencilerinden olusuyor olmasıdır. Bu gençler, o ilçede oturdukları, mahallelerle iliski içinde oldukları için degil, üniversiteleri orada ya da yakınında Derya Kömürcü alternatif politika Cilt 6, Sayı 2, Eylül 2014 287 oldugu için Besiktas örgütüne üye olmus durumdadırlar. Bu da kaçınılmaz olarak gençlik kollarının Besiktas’taki yerel süreçlerle iliskisini zayıf kılmaktadır. Öte yandan Besiktas, parti neredeyse hiçbir örgütsel çalısma yapmasa da CHP’nin çok büyük oy oranlarına ulasabilecegi bir ilçe oldugu için gençlik örgütlenmesi aracılıgıyla topluma nüfuz etmeye çalısma çabası da son derece sınırlı kalmaktadır. Bununla birlikte Besiktas CHP gençlik kolunun üniversiteli niteligi buradan gelecegin kadrolarının yetistirilmesi anlamında önemli bir potansiyeli içinde barındırmaktadır. O yüzden belki diger tüm ilçelerden önce kendi iç egitimlerini örgütlemis durumdaydılar ve Emek adlı dergiyi düzenli olarak çıkarmayı basarıyorlar. Bu sosyolojik özelligin bir yansıması olarak, tüm partiler açısından örgütlenmeden sorumlu baskan yardımcılıgı üyeler tarafından en önemli görev olarak algılanırken, CHP Besiktas ilçesi gençlik kolu baglamında degerlendirildiginde, ilçenin ve gençlik örgütünün özelliklerinden kaynaklı olarak örgütlenmeden çok egitim sekreterinin temel önemde oldugu görülmektedir. Nitekim su andaki ilçe gençlik kolu baskanının da daha önceki görevi egitim sekreterligidir. Sonuç olarak parti içinde kisiler ve gruplar arasında otoritenin mesru bir biçimde nasıl dagılacagını belirleyen temelde enformel iliskilerdir. Bu yüzden hiçbir partide bireyler yalnızca kendilerine biçilen formel rollerle sınırlı kalmazlar; mutlaka enformel iliskiler içine girmeleri gerekir. Ancak bu iliskilerin olgunlasması, öncelikle partiye yönelen gençlerin bir siyasal sosyalizasyon sürecinden geçerek üye olmasını; daha sonra da o enformel iliskiler içinde gerçeklesen partili olma asamasını içsellestirmesini gerektirir. Bu çerçevede asagıda öncelikle CHP’li gençlerin parti üyesi olma süreçleri; daha sonra da parti içinde gerçeklesen sosyalizasyon sonucunda kendilerini gerçek birer CHP’li olarak hissederek birer siyasetçiye dönüsme asamaları ele alınacaktır. 0190001900r1l 19190001900r2l 9190001900r4l 2419050190 5r6l 2619050190 5r6l 2919050190 5r6l 1190501905r 7l 3190501905r 7l CHP Oy Oran1ı 61900019001r23l19004819002r22190001900r821l900481900r431l 90001900r3l AKP Oy Oranı131900019001r19l19002419001r81190001900r116l190001900r210l190001900r1l Tablo 1. Besiktas lçesi Genel ve Yerel Seçim Oy Oranları % AP CHP’de genç üyelerin siyasal toplumsallasma süreçleri 3. ÜYELGE GDEN YOL Gençlik örgütü, genç yurttasların parti çalısmalarına katılması açısından önemlidir. Gençlik kolları, genç parti üyeleri için siyasal toplumsallasmayı saglar ve örgütsel ögrenme islevini yerine getirir. Genç üyelere partinin ideolojisini, normlarını ve isleyis seklini aktarır. Bir diger boyutuyla da gençlerin siyasal yasam ve partilere giderek asina hale gelmesini saglayan bir tür okul islevi görür (Bruter ve Harrison, 2009: 7; Hooghe vd., 2004: 196). Bruter ve Harrison genç üyelerin partilere üye olmasının ardındaki temel dürtüleri üç baslık altında formüle eder: ahlaki [ideolojik] kaygılarla üye olanlar; sosyal kaygılarla üye olanlar ve profesyonel kaygılarla üye olanlar. Ahlaki kaygılarla üye olanlar, bir ideoloji çerçevesinde harekete geçer. Buna göre kisinin yasamına anlam ve yön verme istegi, bir ideale ulasma hayali, baskalarına yardım etme istegi ya da entelektüel kimlik olusturma çabası partiye üye olmasının temel gerekçesidir. Sosyal kaygılarla üye olanlar, sosyal bir gruba dahil olmak, yeni arkadaslar edinmek, fikir alısverisinde bulunmak gibi nedenlerle siyasal partilere yönelirler. Bu grup, parti çalısmalarına en az katılan ve politik gelecegiyle ilgili en az kararlı olan gruptur. Profesyonel kaygılarla üye olanlar ise statü ve saygınlık kazanmak, profesyonel politikacı olmak, para, is çevresi gibi maddi çıkar elde etmek amacıyla siyasete girerler. Bu gruptakiler, ideolojiyi çok önemsemez, seçim odaklı çalısmalara daha fazla katılır, partide yükselmeyi amaçlayarak buna uygun davranıs sergiler. Gelecegin potansiyel liderleri olarak yönetici davranısı sergilerler (Bruter ve Harrison, 2009: 20-24). nsanlar partilere ideolojik ya da sosyal içerikli birtakım kolektif saiklerle yönelebilecegi gibi maddi ya da kariyer beklentileri gibi seçmeli saiklerle de üye olabilir. Kolektif saikler ne kadar güçlüyse örgütsel baglılık da o kadar güçlü olur. Bu yüzden bir örgütün/partinin ideolojisinin en önemli islevlerinden biri, destekçilerinin gözünde örgüte bir kimlik saglayarak üyelerinin kolektif saiklerini kuvvetlendirmektir. Ancak belki de bundan daha önemli olan islevi, parti içindeki seçmeli (örnegin maddi çıkar odaklı) saikleri sadece bunlardan mahrum kalanların degil, çogu zaman onlara sahip olanların da gözlerinden gizlemektir. Seçici faydalar çok görünür oldugunda davaya baglılık azalacagı için parti ideolojisi, özel çıkarları gizleyerek örgütsel sadakati arttırır (Panebianco, s.10- 11). Partiye üyelik öncelikle aile, akrabalar, arkadaslar ya da diger aidiyetler üzerinden gerçeklesmektedir. Ailenin yönelinen parti konusunda agırlıkla pozitif olmakla birlikte bazen negatif etkisi de olabilmektedir. Genellikle belirli bir olay ya da hayattaki degisiklik sonrasında üyelik kararı gerçeklesmektedir. CHP açısından Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) iktidarının otoriterlestigi algısını Derya Kömürcü alternatif politika Cilt 6, Sayı 2, Eylül 2014 289 güçlendiren olaylar, örnegin ulusal bayramların kutlanıp kutlanamamasıyla ilgili tartısmalar sonrasında; partideki lider degisimi sonrasında yeni bir alan açıldıgı beklentisiyle; ya da kisisel hayattaki üniversitedeki kazanıp sehir degistirmek gibi gelismeler sonrasında üyelik kararı alınmaktadır. Bununla birlikte, genel anlamda hemen hemen istisnasız bir biçimde bütün genç CHP’liler partiye üyelik gerekçelerini “ülkenin içinde bulundugu kötü durum”, baska bir deyisle AKP iktidarına karsı aktif mücadele verme gerekliligi olarak tarif etmektedir. Bir genç üyenin kendisinin partideki gelecegine dair söyledikleri, ideolojik motivasyonla gelenlere güzel bir örnek olusturuyor: “Ben partiye geldigimde asla kafamda ‘çok çalısırım, çok emek harcarım su koltugu da ben alırım’ düsüncesi yoktu. Gençlikte böyle bir düsünce oldugunu sanmıyorum zaten… Bana yanlıs geliyor. Partiye gelince tek amacım var; gerçekten iktidar olmasını görmek. Partide 10 yıl, 20 yıl geçsin yine sabit yerlerde olayım. Emegimi harcayayım ama o emegin karsılıgını benim almam çok önemli degil. Çünkü biz buraya geldigimizde kendi çıkarlarımızı bir kenara bırakıyoruz. Kendi çıkarlarımızdan çok gerçekten vatanımızın, halkımızın çıkarını düsündügümüz için buradayız” (yeni üye, 08.05.2013). CHP’li genç üyelerin pek çogu açısından partiyle iliskinin temel kaynagı ailedir. Büyük çogunlugunun ailesi ya da akrabaları CHP ya da o gelenegi temsil eden Sosyaldemokrat Halkçı Parti (SHP), Demokratik Sol Parti (DSP) gibi diger partilerin içinde siyaset yapmıs durumdadır. Pek çogu siyasete ilgisinin kaynagı ya da CHP’ye yönelisinin nedeni olarak ailesindeki CHP gelenegine isaret etmistir. Gençlerin siyasal toplumsallasmasındaki rolünün yanında, aile içinde CHP’lilerin bulunması, gençlerin parti siyasetine de daha fazla asina olmasını ve CHP ilke ve degerlerini, normlarını, prosedürlerini daha iyi bilmesini beraberinde getirmektedir. Ancak bu durum, parti açısından her zaman olumlu anlamda islememekte, aile büyüklerinin partiye yönelik elestirel bakısı ya da partide yasadıkları olumsuz deneyimler de genç üyelerin CHP algısının sekillenmesinde etkili olmaktadır. Ayrıca Besiktas CHP gençlik örgütüne üye olan gençlerin siyasallasmalarının ilk asamasında daha sol örgütlerde siyaset yaptıgı, CHP’ye daha sonra yöneldigi görülmektedir. Çok büyük çogunlugu üniversite ögrencisi olan bu gençlerin daha önce faaliyette bulundugu olusumlar arasında Ögrenci Kolektifleri, Emek Gençligi ve Türkiye Gençlik Birligi sayılabilir. Öte yandan CHP’ye yönelen gençler için üyelige giden yol söyle bir güzergah izlemektedir: Bir parti sempatizanı üye olmak amacıyla ilçe örgütüne basvurdugunda ilk iliski genellikle ilçe gençlik kolu baskanı tarafından AP CHP’de genç üyelerin siyasal toplumsallasma süreçleri kurulmakta, rahat bir sohbet ortamı içinde dostane baglar olusturulmaktadır. Bu ilk görüsmede kendisinden bir iletisim bilgileri formu doldurması istenen üye adayı, hemen ardından ilk örgüt toplantısına davet edilmektedir. Bu üye adaylarından bazıları söz konusu toplantıya katılırken bazıları faaliyetlere katılmamaktadır. Katılanlar içinde bir kısmı dogrudan tartısmalarda aktif rol alıp, dergiye yazı yazmak ya da bir sonraki haftanın tartısma konusunda sunum yapmak üzere inisiyatif alırken, digerleri genelde gözlemlemeyi tercih etmektedir.7 Bu dogrultuda herhangi bir yazılı kural bulunmamasına karsın üye adayları CHP’de hemen üye olarak kaydedilmek yerine söz konusu iletisim agına girip partililerle belirli bir süre geçirdikten sonra üye yapılmaktadır. 2 yıl kadar partide aktif olarak görev almıs ama üye kaydı yapılmamıs, kongre sürecinde yönetim görevi alacagı için üyelik kaydı yapılmıs örnekler söz konusudur. Bu uygulamayı, örgütün kendini güvenceye alma dürtüsüyle gerçeklestirdigi bir tür savunma mekanizması olarak degerlendirmek mümkündür. Bünyeye yabancı unsurların girmesini engellemek için bir deneme süresinin devreye sokuldugu görülmektedir. Besiktas CHP Gençlik Kolu Baskanı bu süreci söyle anlatıyor: “Biz gençlik örgütünde biraz daha saglıklı bir politika olması gerektigini düsünüyoruz. lk gelen arkadasımıza hemen ‘gel seni üye yapacagız’ demiyoruz. Zaten bir iletisim formumuz var. Bu gayet resmi bir sey. Genel bilgileri, dogdugu yeri, dogum tarihini, nerede oturdugunu, okulunu, bölümünü, baska üye oldugu yerler var mı, çalısma yaptıgı yerler var mı, onları soran bir iletisim formumuz var. lk basta bunu alıyoruz. Ondan sonra bu arkadaslarımızı mesaj sistemimize kaydediyoruz ve toplantılarımızdan etkinliklerimizden haberdar ediyoruz. Aynı sekilde toplantı oldugu zaman kendimiz de arayıp çagırıyoruz. Bunlar gerçekten partiye bir seyler katmak isteyen arkadaslarımız oldugu zaman zaten, zamanı da elveren arkadaslarımız oldugu zaman, çalısmalarımıza katılmaya baslıyorlar. Belli çalısmalara katılıp aktiflestikleri zaman, ben artık bu partiye üye olurum diye olabilirim diye düsündükleri zaman, biz artık seni üye yapalım diyoruz. O sekilde üyeliklerini alıyoruz. Ben de bu partiye geldikten 8 ay sonra üye oldum. 8 ay boyunca neredeyse bütün Çarsamba toplantılarına katılmısımdır. Onun dısında da zamanım elverdigince bütün etkinliklerine de katılmısımdır. Ancak 8 ay sonra partiye üye olmusumdur. Bu sekilde bir üyelik politikası izliyoruz biz gençlik örgütünde” (18.05.2013). Gençlerin partiye baglanma ve parti üyesi olma sürecindeki önemli etkenlerden birinin de gençlik örgütü içindeki arkadaslık ortamı oldugu görülmektedir. Bir anlamda, ideolojik gerekçelerle partiye yönelen gençler, 7 Bu toplantılara çok genis bir katılım olmadıgını; toplantıların yaklasık 30 kisinin katılımıyla gerçeklestigini; ayrıca yeni katılımcı akısının da çok hızlı gerçeklesmedigini vurgulamak gerekir. Derya Kömürcü alternatif politika Cilt 6, Sayı 2, Eylül 2014 291 uygun sosyal ortam sayesinde örgütsel baglılıklarını gelistirebilmektedirler. Babası Besiktas Belediyesi’nde çalısan ve CHP Besiktas ilçe örgütünün isçi komisyonu baskanı olan, kendisi ise partiye yaklasık 6 ay kadar önce üye kaydını yaptıran bir genç, parti binasına ilk gelisinde çok iyi karsılandıgını belirttikten sonra örgütlenmeden sorumlu baskan yardımcısının kendi üzerindeki etkisini ve arkadaslık ortamını ayrıca vurguluyor: “çok iyi bir karsılamaları olmustu, özellikle Serif’in. Partide bulunmamın büyük vesilelerinden biridir. Sık sık arayıp sorması, zaten o dönemde iyi etkinlikler oluyordu. Çalısmalar da zaten belli bir zaman sonra baglıyor. Arkadaslık ortamı filan, sonuçta arıyorduk böyle seyleri… Siyasetin yanında bunları da bulunca insan, ister istemez devam ediyoruz” (yeni üye, 08.05.2013). Bununla birlikte parti, genç üyeleri yalnızca ideolojik motivasyon ve sagladıgı sosyal ortam sayesinde degil, neredeyse haftanın her gününü aktif bir sekilde örgütle iliski halinde geçirmesini saglayacak faaliyetlerle de kendine baglar. Besiktas CHP gençlik kollarında genç bir üyenin haftalık programı yaklasık olarak söyledir: Pazartesi günü yapılan ana kademe toplantısında yeni gelenlerle tanısılır; Salı günü örgüt toplantısı egitimlerine hazırlanılır veya diger ilçelerin panellerine katılınılır; Çarsamba günü örgüt toplantısı yapılır; bu toplantıda kararlar alınır, alınan kararlar Cumartesi günü farklı komisyonda tartısılarak operasyonallestirilir ve gerekiyorsa Pazartesi günü ana kademeye o konuda bilgi verilir; Persembe günü üniversitede okuyan herkesin katılabildigi stanbul il gençlik örgütünün üniversite komisyonu toplantısı yapılır; Cuma günü Siyaset Okulu’na, Cumartesi günü de komisyon toplantılarına katılım olmaktadır. Pazar günü bos görünmekle birlikte genelde pankart- döviz yapmak, afis asmak, bildiri dagıtmak gibi isler için bir araya gelinmektedir. Açıkça görülüyor ki parti, üyesinin hayatını mümkün oldugunca kusatarak onu gerçek bir partili haline getirmeye çalısmaktadır. 4. “PARTL OLMAK” Artık parti üyesi olan bu gençler, parti faaliyetlerine katılmaya ve yavas yavas gerçek anlamda birer partili haline gelmeye baslarlar. Bu faaliyetler arasında afise çıkmak, bildiri dagıtmak, ikna edici konusmalar yapmak, parti adına tartısmalara katılmak, gösteri yapmak ve hatta partisi için baska parti yandaslarıyla kavga etmek sayılabilir. Ancak gençler için siyasete adım atmanın önemli asamalarından biri, siyaset konusur hale gelmektir. Bu yüzden yeni genç üyelerin –bir faaliyet oldugunun bile farkında olmaksızın– en çok yaptıkları faaliyet, tartısmak, fikirlerini formüle etmek, argümanlar gelistirmektir. Bu AP CHP’de genç üyelerin siyasal toplumsallasma süreçleri süreçte üyeler parti kültürüyle uyumlu yeni bir dil, yeni bir söz dagarcıgı edinirler. Genç üyelerin birer siyasetçiye dönüsme sürecinin anlasılması için gençlerin siyasal toplumsallasma sürecinin analizi son derece önemlidir. Parti içinde yasanan siyasal toplumsallasma, üyelerin siyaset, ülke sorunları ve ideolojileri ögrendigi ve partiye özgü degerleri edindigi bir süreç ya da süreçler bütünü olarak tanımlanabilir. Kurumsallasmayla birlikte birtakım süreçler, zorunluluklar ve faaliyetler o yapının içinde yer alan bireylerin düsünce ve eylemlerini belirleyecek sekilde kural benzeri bir duruma gelirler. Bireyler, artık o süreçleri, zorunlulukları, yaptırımları yazılı olarak tarif edildikleri için degil, enformel süreçler içinde içsellestirdikleri için uyulması gereken kurallarmıscasına sorgulamadan benimserler. Bireyin partili hale gelis sürecinin temeli iste bu içsellestirmeye dayanır. Partililer için bu iliski agları, hem parti hakkındaki bilgilerin (ilke ve normlar) ögrenildigi bir mekanizma islevi görür, hem de bir tür sosyal denetim aygıtı gibi çalısarak partililerin neyi yapıp yapamayacaklarını ortaya koyar ya da neyi nasıl yapmaları gerektigini içsellestirmelerine katkı saglar. Ancak bu kanallar üzerinden akan bilginin yalnızca bir kısmı dogrudan partililerin isleriyle ilgilidir. Önemli bir kısmı ise kisisel niteliktedir ve tam da bu yüzden parti içindeki enformel iliskilerde sosyal boyut ya da arkadaslık iliskisi önemli bir bilesendir (Knoke, 1990: 95). Bargel’e (2011) göre örgüt içindeki enformel çıraklık dönemi büyük ölçüde akranlar arasındaki sosyal iliskiler üzerinden gerçeklesir. Dostane, ama aynı zamanda da belirli bir formasyon veren bu iliskiler, genç üyenin siyasi kariyerinin üç asamasında etkili olur. Birinci asama, örgüte baglı faaliyetlerden keyif alma asamasıdır. Bu faaliyetler arasında toplantılar, tartısmalar, bildiri dagıtmak, afis asmak, mitinge katılmak vb. sayılabilir. Kisi, bu faaliyetlerden keyif alırken, bunların aynı zamanda kolektif olarak yapılıyor olması nedeniyle gruba entegre olmaya baslar. Grubun daha tecrübeli üyeleri bu süreçte önemli bir rol oynar: yeni katılanlara nasıl davranılacagını, neyi örnek alıp taklit ederlerse çabucak grup tarafından benimseneceklerini gösterir; oyunun kurallarını ögretir; Bourdieu’nün ifadesiyle bir anlamda belirli bir pratik duygusu (sens pratique)8 sunarlar. Bu iliski agları içinde yeni üyeler, neyin onaylanıp neyin onaylanmadıgına, neyin ise yarayıp neyin yaramadıgına bakarak uygun davranıs 8 Bourdieu’nün benzetmesiyle bir oyunu etkin bir biçimde oynamak sadece kuralların bilgisini degil, oyunla ilgili pratik bir duyguyu (sens pratique) da gerektirir (Calhoun, 2007). Derya Kömürcü alternatif politika Cilt 6, Sayı 2, Eylül 2014 293 biçimlerini edinirler. CHP Besiktas Gençlik Kolu’ndan bir üyenin su ifadeleri bu süreci özetler niteliktedir: “Gençlik kollarında insanlarla anlasmayı ögreniyorsun. Ortak hareket etmeyi ögreniyorsun, takım olarak nasıl çalısman gerektigini ögreniyorsun. Zaten partiye gelip gittikten sonra buranın bir temsilcisi gibi hissediyorsun kendini dısarıda… Öncesinde yine CHP’lisin ama gençlik kollarında olmadan önce ne kadar savunabilirsin bu tartısılır. Ama buraya geldikten sonra kendini o kadar ait hissediyorsun ki her ortamda savunabiliyorsun, buradan bir parçayım diyebiliyorsun. Partiye gelip gittikten sonra isleyisi ögreniyorsun. slerin nasıl ilerledigini ögreniyorsun. Siyasi parti çok farklı zaten... Ben burada fark ettim. Çok da basına buyruk hareket edemiyorsun. Belli sorumluluklarım var. Belli kurallar çerçevesinde çalısmak zorundasın. Buraya gelip gittikçe ögreniyorsun. Dogal bir süreç… Kimse sana böyle yapacaksın demiyor, kendin gözlemliyorsun” (yeni üye, 08.05.2013). kinci asama, bir alt gruba üyelik, baglılık, yol gösterenlerin pesinden tartısmalara girip saf tutmakla gerçeklesir. Bu alt gruplar arasında bir rekabet ortaya çıkar. Bu da siyasete dair çok sey ögretir. Gruplar arasındaki bu rekabet içinde genç üye kendini test etme, ögrendiklerini uygulama ve çıraklıktan ustalıga giden yolda ilerleme sansı bulur. CHP içinde bir baska genç üye parti içindeki hedeflerini gerçeklestirmenin yolunu söyle tarif ediyor: “Bence öncelikle ortak bir söylem olusturmak gerekir, arkadaslarınla beraber. Ortak hareket edebilecegin, iyi bir sekilde çalısabilecegin bir ekip olması gerekiyor. Çünkü tek basına asla bir sey yapamazsın. Bu ortak sorun çerçevesinde de seninle aynı düsünceyi paylasanları toplaman gerekiyor. Bunlarla bir yere gelirsin. Zaten bunlarla ortak çalısmaktan keyif alırsın, aynı seyleri paylastıgın için daha istekli çalısırsın. Bu da zaten istedigin sonucu zamanla elde etmene vesile olur” (yeni üye, 08.05.2013). Üçüncü asama ise kisinin siyasete baglandıgı, siyasetle yasamaya basladıgı, gününü, zamanını, sosyal iliskilerini, sohbetlerini, hemen her seyi siyaset üzerinden kurgular hale geldigi, bir anlamda profesyonellestigi bir sürece denk düser (Bargel, 2011: 79-102). Bu baglamda Besiktas CHP Gençlik Kolu’nun yeni üyeleri birinci asamanın tipik örnekleri iken, ilçe gençlik kolları yönetiminde bir arkadas grubu havasında çalısan genç yöneticiler ikinci asamaya, ilçe gençlik kolları baskanı ise üçüncü asamaya denk düsmektedir. CHP Besiktas ilçe gençlik kolu baskanı tam da üçüncü asamayı içsellestirmis bir siyasetçinin dilini kullanmaktadır: “Partili olmanın benim için anlamı… Biz bu ise o kadar çok gönül verdik ki bizim için bir yasam tarzı oldu diyebilirim. Kendimizi bu yola öylesine koyduk ki, artık bütün yasamımı… okulumla beraber artık bütün AP CHP’de genç üyelerin siyasal toplumsallasma süreçleri yasamımızı buna göre sekillendirmeye basladık. Cumhuriyet Halk Partisi’nin bir üyesi olarak, o sorumlulugu tasıyarak, sosyal hayatımı da buna dikkat ederek yönlendiriyorum. Aynı sekilde normal hayatımı da, özel hayatımı da buna göre sekillendirerek… Bu noktadan sonra partimiz gerçekten bizim ailemiz, burada arkadaslarımızla beraber, bütün yoldaslarımızla beraber hem bizim ailemiz hem de siyaset yasamımızda bundan sonra hiçbir zaman vazgeçemeyecegimiz bir sey oldu” (lçe Gençlik Kolu Baskanı, 18.05.2013). Öte yandan yeni üyeleri egitici ve örgüte katıcı faaliyetler parti açısından son derece önemlidir. Bu faaliyetler sayesinde grubun uyumu ve birlikteligi artar; gerekli bilgiler, degerler, is görme biçimleri yeni üyelere aktarılır. Böylelikle örgütün tüm üyeleri arasında belirli bir eylem ve inanç tutarlılıgı olusur. Özellikle kampanya ya da seçim dönemleri, üyelerin hem pratik eylemleri hem de ideolojik/psikolojik baglılıkları anlamında daha yogun bir biçimde partili hale geldikleri dönemlerdir. Birlikte somut bir is yapmak, yarattıgı hissiyatla partiye baglılıgı güçlendirdigi gibi partide neyin nasıl yapıldıgının en yalın biçimde gözlemlenmesini de saglar. Besiktas CHP gençlik kolu örgütlenme sorumlusu partili olma, partiyi ögrenme sürecini söyle anlatıyor: “lk geldik Hasan’la tanıstık… geldik, gittik. Sonra fikirlerimizle bir seyler katalım dedik, amatörüz o zaman… bir sey söylediginde yanlıs bir sey söyledigini anlayabiliyorsun. Senin söyledigini yapmadıklarında görüyorsun. (…) 1-1,5 sene tutunmak zordu. Bir de farklı sehirlerden gelmisiz. Huylarımız filan da farklı. Benim kızdıgım bir seyi o adam normal karsılıyor. Onun normal karsıladıgı bir seye ben kızıyorum. O anlamda onun da bir çatısmasını yasıyorsun ister istemez. (…) Bir de, kim ne derse desin siyaset ekip isidir. Ekibe dahil olamazsan ya dısarıda kalacaksın ya da oraya karsı savasacaksın. Yasayarak, görerek ögrendim” (Besiktas CHP gençlik kolu örgütlenme sorumlusu, 02.03.2013). Ayrıca sadece seçim kampanyaları degil, parti içi kongre süreçleri de yeni üyeler açısından örgüt kültürünün edinildigi, partiye baglılıgın arttıgı, partili kimliginin benimsendigi deneyimler olarak ortaya çıkmaktadır. CHP gençligi özelinde bu durum, 2012 kongre sürecinde daha da belirgin olmustur. Çünkü CHP Gençlik Kolları, Deniz Baykal’ın liderligi döneminde 2004’ten 2012’ye kadar 8 yıl boyunca kongrelerini ve genel kurultayını hiç toplamamıs, her sey genel merkezden gerçeklestirilen atamalarla yürütülmüstür. Bu da kaçınılmaz olarak gençlik örgütünü atıl, sadece parti binasına gelip giden birkaç atanmıs yöneticiyle sınırlı kılmıstır. Daha da önemlisi 18-30 yas aralıgında gençlerden olusan su anki genç üyelerin hemen hiç birisi 2012 yılına kadar bir parti içi seçim süreci yasamamıstır. Oysa genç üyeler açısından parti kültürünü edinme konusunda faydalı olan bir diger olgu, parti içindeki “öteki” gruplarla girisilen Derya Kömürcü alternatif politika Cilt 6, Sayı 2, Eylül 2014 295 güç mücadelesi ve tartısmalardır. Parti içi muhalefet karsısında sergilenen tutum, genç üyelere, iç muhalefetin hangi noktaya kadar ve nasıl yapılabilecegini, ne kadarının hosgörüyle karsılanıp ne kadarının kabul görmeyecegine dair de çok sey ögretir. Partiler açısından üyelerini partili hale getirmenin önemli araçlarından biri, onlara sorumluluklar vermek, çesitli görevlere getirmektir. Gaxie, bütün partilerin bir biçimde patronaj üzerine kurulu oldugunu, üyelerine çesitli kaynaklar dagıtarak onları partiye bagladıgını ve onları aktif hale getirdigini söyler (1977: 129 ve 139). Gençlik kolları bu baglamda partinin ana kademesine kıyasla daha avantajlıdır, çünkü hem yas sınırı nedeniyle hem de gençlerin kisisel yasamlarındaki degisikliklerin (okulu bitirmek, is bulmak, sehir degistirmek, evlenmek, vb.) yansımaları nedeniyle görevler çok daha kısa sürede bosalmaktadır. Örnegin son 3 yıl içinde Besiktas CHP Gençlik Kolları’nda 3 farklı baskan ve 3 farklı yönetim görev yapmıstır. Son olarak, genç üyelerin partili olma sürecinde örgüt içi egitimin özel bir önemi oldugu görülür. Besiktas CHP Gençlik Kolu baskanına göre, “parti zaten bir okuldur. Partinin çalısmalarına katılmaya basladıgınız andan itibaren parti zaten sizi egitiyor bir sekilde. Bizim de egitimimiz bu sekilde oldu. Partiye yeni katılanların büyük çogunlugu zaten önce bir partiyi tanıma, gözlemleme, çalısmaları izleme asamasına girerler. Bu sekilde bizim partimiz baslı basına yaptıgımız her çalısmada, gittigimiz her yerde zaten bir okul görevi görüyor. Konustugunuz her insan sizi zaten egitiyor” (lçe Gençlik Kolu Baskanı, 18.05.2013). 5. SONUÇ Sonuç olarak, CHP örneginde de görüldügü üzere partilerin, tüzüklerinde yazılı olanların dısında belirli bir isleyis tarzları vardır. Partinin o sekilde isliyor olması, hedeflenen sonuçları elde etmekte kullanılacak en etkin yolun bu olmasından degil, parti üye ve yöneticilerinin, islerin o sekilde yapılmasının o parti için en mesru yol olduguna dair grup halinde benimsenmis inançlara sahip olmalarından dolayıdır. Örgütler belirli yapısal özellikleri akılcı bir takım kararlar sonucunda degil, “burada isler böyle yürür” kabulüne sahip olundugu için edinebilirler (bkz. Scott, 1988: 505’den aktaran Knoke, 1990: 90). Bu durum, ne kadar etkin oldugundan bagımsız bir sekilde çesitli mit ve seremonilerin parti içinde hüküm sürmesine yardımcı olur. Parti içinde, artık neden var oldugu ya da nasıl ve ne zaman ortaya çıktıgı unutulmus, ama sorgulanmaksızın herkes tarafından kabul edilen mitler, davranıs kalıpları, siyasal argümanlar vardır. AP CHP’de genç üyelerin siyasal toplumsallasma süreçleri Nitekim söz konusu kalıplara en iyi sekilde uyum saglayanlar, kaynaklara daha kolay erismekte, prestijini, mesruiyetini ve özerkligini arttırmaktadır. Bu yapı içinde CHP’ye yönelen gençler, önce bir siyasal sosyalizasyon sürecinden geçerek üye olmakta, siyaseti, ülke sorunlarını ve ideolojileri ögrenmekte, partiye özgü degerleri edinmekte, daha sonra ise formel ve enformel iliskiler agı içinde gerçeklesen partili olma asamasını içsellestirmektedir. Dolayısıyla Bourdieu’nün ifadesiyle, siyasal alana dahil olabilmek için, bireyin tıpkı dini, sanatsal ya da bilimsel habitus gibi bir siyasetçi habitusu edinmek üzere özel bir egitimden geçmesi gerekmektedir. Bu egitim, öncelikle geçmisteki ve o günkü profesyonellerin siyasal çalısmalarıyla ürettigi özel türden bilgiler bütününü kavramayı; daha sonra belirli bir dilin ve siyasal retorigin kullanımı gibi daha genel becerilerin edinilmesini içerir. Böylelikle siyasetçi adayı, sıradan insanlarla iliskilerinde basarılı bir anlatıcıya dönüsürken, kendisi gibi profesyoneller karsısında da etkili bir tartısmacı rolü üstlenir. Bu süreçte birey, siyasal alanın mantıgını içsellestirirken tüm siyasi partilerin bünyesinde barındırdıgı degerlere, hiyerarsilere ve sansür mekanizmalarına boyun egmeyi de ögrenir. Böylelikle neyin söylenebilir ve düsünülebilir, neyin söylenemez ve düsünülemez oldugu içsellestirilir (Bourdieu, 1991: 176). Derya Kömürcü alternatif politika Cilt 6, Sayı 2, Eylül 2014 297 KAYNAKÇA AYATA, A.G. (1992), CHP (Örgüt ve deoloji), Ankara: Gündogan Yayınları. BARGEL, L. (2011), “S’attacher à la politique. Carrières de jeunes socialistes professionnels”, Sociétés contemporaines, 84 (4), ss. 79-102. BEKTAS, A. (1993), Demokratiklesme Sürecinde Liderler Oligarsisi, CHP ve AP (1961-1980), stanbul: Baglam Yayınları. BOURDIEU, P. (1991), “Political Representation: Elements for a Theory of the Political Field” Pierre Bourdieu, Language and Symbolic Power, Cambridge: Harvard University Press, ss. 171-202. BOYRAZ, C. (2009), “Siyasi Partilerin Gençlik Teskilatlarında Siyaset ve Demokratik Katılım”, Cemil Boyraz (ed.), Gençler tartısıyor: Siyasete Katılım, Sorunlar ve Çözüm Önerileri, stanbul : TÜSES, ss. 129-162. BRUTER, M. ve HARRISON, S. (2009), The future of our democracies?: young party members in 6 European democracies, Basingstoke: Palgrave Macmillan. BRUTER, M. ve HARRISON, S. (2009) “Tomorrow's Leaders? : Understanding the Involvement of Young Party Members in Six European Democracies”, Comparative Political Studies, 42 (10), ss. 1259-1291. CALHOUN, C. (2007), “Bourdieu Sosyolojisinin Ana Hatları”, Güney Çegin, vd. (ed.), Ocak ve Zanaat, stanbul: letisim Yayınları, ss. 77-131. CAYMAZ, B. (2008), “Siyasi Partilerin Gençlik Kolları”, Yentürk, N., G. Nemutlu ve Y. Kurtaran (ed.), Türkiye’de Gençlik Çalısması ve Politikaları, stanbul : stanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, ss. 299-330. CHP. (2012a) CHP Tüzügü, Ankara. CHP. (2012b) “CHP Gençlik Kolları Yönetmeligi, http://www.chp.org.tr/wpcontent/ uploads/2012/06/7genclik_kollari_yonetmeligi.pdf, (12.11.2013). CROSS, W. ve YOUNG, L. (2008), “Factors Influencing the Decision of the Young Politically Engaged to Join a Political Party: An Investigation of the Canadian Case”, Party Politics, 12 (3), ss. 345-369. DUVERGER, M. (1970), Siyasi Partiler, stanbul: Bilgi Yayınevi. AP CHP’de genç üyelerin siyasal toplumsallasma süreçleri GAXIE, D. (1977) “Economie des partis et rétributions du militanisme”, Revue française de science politique, 27 (1), ss. 123-154. HOOGHE, M., STOLE, D. ve Stouthuysen, P. (2004), “Head Start in Politics; The Recruitment Function of Youth Organizations of Political Parties in Belgium (Flanders)”, Party Politics, 10 (2), ss. 193-212. KATZ, R. S. (2002) “The Internal Life of Parties,” K. R. Luther ve F. Müller- Rommel (ed.) Political Parties in the New Europe, Oxford: Oxford University Press, ss. 87-118. KATZ, R. S. ve MAIR, P. (2002), “The Ascendancy of the Party in Public Office: Party Organizational Change in the Twentieth-Century Democracies”, R. Gunther, vd. (ed.), Political Parties: Old Concepts and New Challenges, Oxford: Oxford University Press, ss. 113-138. KNOKE, D. (1990), Political Networks; The Structural Perspective, Cambridge: Cambridge University Press. MICHELS, R. (2011), [1911], Political Parties: A Sociological Study of the Oligarchical Tendencies of Modern Democracy, Ontario: Batoche Books. OSTROGORSKI, M. (2009), [1902], Democracy and the Organization of Political Parties: Vol I: England and Vol. II: The United States, New Jersey: Transaction Books. ÖZBUDUN, E. (1974), Siyasal Partiler, Ankara: Sosyal Bilimler Dernegi Yayınları. PANEBIANCO, A. (1988), Political parties: organization and power, Cambridge: Cambridge University Press. POGUNTKE, T. (2006), “Political Parties and Other Organizations”, R. S. Katz ve W. J. Crotty (ed.), Handbook of Party Politics, Londra: Sage, ss. 396-406. POGUNTKE, T. (2002), “Party Organizational Linkage: Parties Without Firm Social Roots?”, K. R. Luther ve F. Müller-Rommel (ed.) Political Parties in the New Europe, Oxford: Oxford University Press, ss. 43-62. TASKIN, Y. (2009), “Siyasi Partilerin Gençlik Kolları: Politiklesme Öyküleri ve deolojik Yönelimleri Üzerinden Bir Degerlendirme”, Cemil Boyraz (ed.), Gençler tartısıyor: Siyasete Katılım, Sorunlar ve Çözüm Önerileri, stanbul: TÜSES, ss. 97-128 Derya Kömürcü alternatif politika Cilt 6, Sayı 2, Eylül 2014 299 TOSUN, T. ve Erdogan Tosun, G. (2010), Türkiye’de Siyasi Parti Üyeligi ve Katılım, stanbul: Kalkedon Yayınları. UYSAL, A. ve TOPAK, O. (2010), Particiler; Türkiye’de Partiler ve Sosyal Agların nsası, stanbul: letisim Yayınları. WARE, A. (1996), Political Parties and Party Systems, Oxford: Oxford University Press.