Cilt 6, Sayı 3, Aralık 2014
       

Esra KÖTEN - Barış ERDOĞAN

Sanaldan Gerçeğe Ağlara Tutunmak: Engelli Gençlerin Facebook’ta Sosyalleşme Deneyimleri

Günümüzde bedensel engelli gençlerin toplumla bütünlesmelerinde ve sosyal sermayelerinin insasında internet üzerindeki sosyal aglar önemli bir araç olarak görülmektedir. Gerçek hayatta sosyallesme deneyimleri akranlarına göre daha zayıf olan engelli gençler için Facebook gibi bir sosyal medya agı yeni insanları takip etmek, tanımak, onlarla ag üzerinden tanısmak ve mümkünse bu tanısıklıkları gerçek hayatta yüz yüze iletisime dönüstürmek için önemli bir fırsat sunmaktadır. En yaygın dijital sosyal ag olan Facebook üzerinden kurulan ve sürdürülen iletisim, engelsiz gençler için oldugu kadar engelli gençler için de günlük hayatın vazgeçilmezleri arasına girmistir; ancak bu iletisimin sosyallesmeye bir katkısının bulunup bulunmadıgının ve varsa bu katkının ne ölçüde oldugunun arastırılması gerekmektedir. Bu çalısmada engelli gençlerin Facebook kullanımı ile sosyal sermayenin insası ve devamının saglanması arasındaki iliski ele alınmıstır. Bu çerçevede bu çalısmanın amacı bedensel engelli gençlerin Facebook kanalıyla sosyallesme deneyimlerinin onların sosyal dâhil edilme ve dıslanma süreçlerine etkilerini tartısmaktır. Bu amaçla, Türkiye’nin sekiz ilinde Ocak 2014 - Haziran 2014 arasında bedensel engelli 31 gençle yapılan derinlemesine görüsmelerden olusan bir niteliksel saha arastırması gerçeklestirilmistir. Engelli gençlerin Facebook deneyimleri üç kategoride toplanmıstır: ilk kategori Facebook’u sadece takip ve oyalanma amaçlı kullanarak iletisimi mevcut tanıdıklarla sınırlı kalanlardan, ikinci kategori yeni insanlarla tanısan ama yüz yüze görüsmeyenlerden, üçüncü kategori ise yeni insanlarla tanısan, görüsen, böylece sosyal sermayesini bir ölçüde artıranlardan olusmaktadır. Sonuç olarak gerçek hayattaki sosyal sermayenin sanal dünyadaki sosyal sermaye üzerinde de belirleyici oldugu görülmüstür. Bedensel engelli gençler gerçek dünyada sosyal hayata katılabildikleri oranda güçlü ve zayıf baglarını sanal dünyada da etkin ve verimli sekilde kullanabilmektedirler. Bununla beraber Facebook gibi dijital sosyal aglar tek basına engelli bireylerin sosyal sermayelerinde bir artısa ve toplumla bütünlesmelerine olanak vermemektedir. Anahtar Kelimeler: Sosyal Ag, Facebook, Bedensel Engelli Gençler, Sosyal Sermaye. Esra Köten – Barıs Erdogan alternatif politika Cilt 6, Sayı 3, Aralık 2014 336 GRS Türkiye’de genellikle “gelecegimiz” denerek bugünü yok sayılan, çocuklukla yetiskinlik arasında bir an önce geçilmesi gereken bir asama olarak görülen gençlik konusu üzerine çalısmalar son yıllarda artıs göstermekle birlikte hala sınırlıdır. Cumhuriyet’in ilanından günümüze kadar gerçeklestirilen akademik çalısmalar çogunlukla gençligin sorunları, gençlik arastırmaları, kusak çatısması, gençligin egitimi, gençlik kültürü  , gençlik ve kimlik konuları çerçevesinde kalmıstır (Yaman, 2013: 115). Bedensel engelli gençler ve toplumsal sorunları ise çogunlukla ihmal edilmistir. Belli bir zaman diliminde dogan grupların ortak kültürel ve sosyal farklılıklarını sınıflandırmak için bu gruplara X, Y, Z, G gibi isimler verilmektedir. 1980 ve 1999 yılları arasında dogmus kusak “Y Kusagı” olarak adlandırılmaktadır. Bu çalısmaya konu olan 1985 ile 2000 yılları arasında dogmus ve çalısmanın yapıldıgı dönemde 14-29 yas grubunda olan gençleri de Y kusagı kapsamında düsünmek mümkündür. Bu kusagın özelliklerinden biri ev dısında çogunlukla üzerlerinde mobil (walkman, mp3 çalar, cep telefonu gibi) bir multimedya cihazı tasımalarıdır. Amerikalı sosyologlar Tapscott (1998) ile Penky (2001) ise bu kusagı “net kusagı” ve “dogustan dijital” olarak adlandırmaktadırlar. Bu kusak bireysel bilgisayarlarla beraber dogmus ve çok genç yaslarda dijital teknoloji ve internetle karsılasmıstır. Yeni sosyolojik çalısmalar 1993 sonrası doganları G Kusagı olarak adlandırmaktadırlar. Bu kusak sosyal aglarda, özellikle Facebook’ta daha fazla vakit geçirmektedir (Briquet, 2012: 33). Bedensel engelli gençlerin de, sosyal hayata katılım konusunda her ne kadar engellerle karsılasmıs olsalar da, Bourdieu’cü bir yaklasımla, kendi kusaklarından ayrı kültürel, sosyal, bilissel bir habitusları (Bourdieu ve Wacquant, 2003: 118) olmadıgını söylemek mümkündür. Bu çerçevede bedensel engelli gençlerin de engeli olmayan akranlarıyla benzer biçimde dijital teknoloji ve sanal iletisimi yogun olarak deneyimledigini belirtmek gerekir. Günümüzde bedensel engelli gençlerin toplumla bütünlesmelerinde ve sosyal sermayelerinin insasında internet uygulamaları ve sosyal aglar önemli bir araç olarak görülmektedir (Raghavendra, Grace, Newman, Wood ve Connell, 2013: 2). Bourdieu (1980), Coleman (1988) ve Burt (1992) gibi sosyologlarca gelistirilen “sosyal sermaye” kavramı, bireylerin çesitli kaynaklara, enformasyona ya da yardıma erisimini ve daha iyi sosyal statü, basarı ve daha fazla mutluluk elde etmesini saglayan sosyal baglar bütünü anlamına AP engelli gençlerin facebook’ta sosyallesme deneyimleri 337 gelmektedir (Pénard ve Poussing, 2010: 570-572). Analizini tahakküm iliskileri temelinde kuran ve çesitli sermaye tiplerinin aralarındaki etkilesime dikkat çeken Bourdieu, “sosyal sermaye”yi bir gruba baglı bireylerin birbirlerini karsılıklı tanımaları ve birbirleriyle tanısmaları sonucu olusan, az çok kurumsallasan ve kalıcı bir iliskiler agı içeren gerçek ya da potansiyel kaynakların tümü seklinde tanımlamaktadır (Bourdieu, 1980: 2). O halde sosyal iliskilerin bütününü yansıtan sosyal sermayenin insası, güçlendirilmesi ve sürdürülmesi için bireyin sosyal aglar aracılıgıyla farklı sosyal çevrelere dâhil olabilmesi gerekmektedir. “Sosyal ag” kavramı ise, John A. Barnes (1954) tarafından, rastlantısal tanısmalardan ailevi baglara kadar uzanan çesitli sosyal yakınlıklar içeren bir iliskiler haritası olarak tanımlanmıstır. Sosyal aglar üzerine internet öncesi dönemde yazan Mark Granovetter’a (1973) göre bireyler toplum içinde kurdukları zayıf ve güçlü baglarla sosyal agların içinde yer alırlar. Güçlü baglar bireyin yogun iliskiler yasadıgı, karsılıklı bilgi ve duygu paylasımında bulundugu yakın çevresini (aile, yakın akrabalar ve yakın arkadasları) isaret etmektedir. Bu iliski biçiminde taraflar çogunlukla aynı mekânları paylastıkları, benzer kültür ve çevrelerden geldikleri için nadir olarak aralarında yenilikçi bilgi alıs verisi gerçeklesir. Buna karsılık zayıf baglara sahip bireyler arasında (arkadaslar, tanıdıklar, kontak kisiler) sosyal, kültürel ve mekânsal ayrımlar oldugu için iletisim içinde yeni/farklı fikirlerin, bilgilerin akması daha güçlü bir ihtimaldir. Bu açıdan Granovetter (1973) zayıf bagların güçlü baglara göre yenilikçi gücüne dikkat çeker. Gerçek dünyada oldugu gibi dijital teknolojilerin gelismesiyle birlikte internet üzerinde kurulan sanal dünyada da farklı yogunluklarda ve etkilesimlerde sosyal aglar gelismistir. Granovetter’ı izleyerek internet üzerinden sosyal aktivitenin de iki biçimini belirlemek mümkündür: nternet, öncelikle, yakın arkadaslar ve aile ile var olan sosyal bagları korumaya ve yogunlastırmaya (güçlü bag yatırımları), ikinci olarak, mevcut tanıdıklarla bagları korumaya ve yeni sanal tanısıklıklar kurmaya yarayabilir (zayıf bag yatırımları). Riphagen ve Kanfer ile Resnick de, bilgisayar aracılı iletisimin güçlü bagları daha da güçlendirmek için oldugu gibi, zayıf bagları genisletmek için de kullanılabilecegini belirtmektedirler (aktaran, Pénard ve Poussing, 2010: 571). Gerçek hayatta sosyallesme deneyimleri akranlarına göre daha zayıf olan engelli gençler (McMaugh ve Debus; Raghavendra, Virgo, Olsson, Connell ve Lane; Thirumanickam, Raghavendra ve Olsson’dan aktaran Raghavendra vd., 2013: 1) için Facebook gibi bir sosyal medya agı yeni insanları takip etmek, tanımak, onlarla ag üzerinden tanısmak ve mümkünse bu tanısıklıkları gerçek Esra Köten – Barıs Erdogan alternatif politika Cilt 6, Sayı 3, Aralık 2014 338 hayatta yüz yüze iletisime dönüstürmek için önemli bir fırsat sunmaktadır. Yeni sanal tanısıklıkların dısında sosyal medya agları mevcut sosyal sermaye dâhilindeki yakın arkadaslar, aile bireyleri ve uzakta yasayan yakın akrabalar ile var olan sosyal bagları koruma ve güçlendirme ve zayıf bagların oldugu kontak kisiler ve tanısıklarla iliskileri devam ettirme imkânı da vermektedir. Ancak engelli gençler için bu süreçlerin gerçeklesmesi toplumsal konumları nedeniyle bir takım sorunları da içinde barındırmaktadır. Engelli bireyler aile ve yakın akrabalardan olusan güçlü sosyal baglarını gerçek hayatta göreceli olarak koruyabilmektedirler. Ancak onlara bulundukları sosyal ortamdan farklı olarak yeni bilgi degis tokusunu saglayacak olan zayıf bagları, sosyallesme alanlarına erisim ve ulasım olanakları yetersiz oldugundan kısıtlıdır. Bu nedenle internet ortamı üzerindeki sanal sosyal aglar engelli bireyler için engelsiz bireylere göre daha fazla önem tasımaktadır. Ancak engelli bireylerin gerçek hayattaki sosyal aglarını genisletmek için dijital sosyal aglardan faydalanabilecegi tezi sorunludur. Granovotter gibi is dünyası üzerinden sosyal agları inceleyen Yannick Fondeur ve France Lhermite (2006) gerçek hayattaki sosyal aglar ile dijital sosyal aglar arasında ayrım yapılması gerektigine dikkat çekerek, zayıf bagların sanal ortamdaki gücünü sorgulamaktadırlar. Fondeur ve Lhermite’e göre dijital sosyal aglar öncelikle gerçek hayatta daha önce var alan agların kullanılmasında ise yaramaktadır. Örnegin bu aglar hal-i hazırdaki tanısıklıkları devam ettirmek ve kesintiye ugramıs iliskileri yeniden canlandırmak için ise yarayabilmektedir. Ancak sanal kontakların ve arkadasların sayısının artırılmasının gerçek hayattaki iliski aglarında bir karsılıgı yoktur (Fondeur ve Lhermite, 2006; Fondeur, 2007). Dijital sosyal aglardaki sanal arkadaslıklar derinlikten yoksundur. Sanal arkadasların sayısı ile kurulan iliskilerin niteligi arasındaki çeliskiyi en iyi gösteren örnek 2010 yılı Noel gecesi yasanmıstır. 42 yasındaki ngiliz Simone Back, bir dijital sosyal ag olan Facebook’taki 1082 arkadasına “bütün ilaçlarımı aldım, birazdan ölecegim, herkese elveda” mesajını gönderdikten sonra intihar etmistir. Mesajı gören hiç bir arkadası ne evinden hareket edip Back’i görmeye gitmis, ne onu, ne de acil servisi aramıstır. Bunun yerine 148 tane yorum göndermislerdir (Miller, 2012: 265). Bu çalısmada engelli gençlerin en yaygın dijital sosyal ag olan Facebook kullanımı ile sosyal sermayenin insası ve devamının saglanması arasındaki iliski ele alınmıstır. nsanların profil bilgilerini olusturarak baska insanlarla iletisim kurmalarını, mesajlarını, resimlerini ve videolarını paylasmalarını saglayan Facebook, dünya genelinde özellikle gençlerin kullandıgı en yaygın çevrimiçi AP engelli gençlerin facebook’ta sosyallesme deneyimleri 339 sosyal agdır (Golder, Wilkinson ve Huberman, 2007). 2004 yılında kurulan ve dünya genelinde bir milyarın üzerinde kullanıcıya sahip olan Facebook sanal dünyada bireye kimliginin istedigi yönünü gösterme, yeniden bir kimlik insa etme özgürlügünü vermektedir. Bu kisisel kimligin aglarda yeniden insası Giddens’ın (2008) da belirttigi gibi önemli bir meseledir, zira “Artık kimliklerimizi geçmisimizden almıyoruz; kimliklerimizi baskaları ile etkilesime girerek yaratmak zorunda kalıyoruz” (159). Özellikle Manuel Castells’in (2000) altını çizdigi gibi ag toplumunda teknolojinin destegiyle zamanın ve mekânın muglaklasması ve cografi sınırların önemini yitirmesi (13), bireye iki kimlikli ve iki sosyal çevreli bir toplumsal iliskiler agına sahip olma imkânı vermektedir. lki yüz yüze gerçek sosyal iliskilerin oldugu, kimligi ve sosyal iliskilerin düzeyini geçmisteki deneyimlerin belirledigi gerçek hayattır, ikincisi ise bireyin kimligini kendi istegiyle kurguladıgı ve karsılıklı etkilesimlerle ortaya çıkan sanal hayattır. Böylece sanal kisilikle toplumsal hayatın içinde yer alan gerçek kisilik rekabet eder hale gelmektedir (Briquet, 2012: 17). Arastırma sırasında internette en çok neyle zaman geçirdikleri soruldugunda görüsülenlerin tamamı Facebook’tan söz etmistir. Bu da günümüzde internetin engelli gençler için sosyal medya, özellikle de Facebook ile es anlamlı hale geldigini göstermektedir. Ancak Facebook’un kullanım biçimi ve sıklıgı degisiklik gösterebilmektedir. Bu çerçevede engelli gençlerin Facebook deneyimleri üç kategoride toplanmıstır: ilk kategori Facebook’u sadece takip ve oyalanma amaçlı kullanarak iletisimi mevcut tanıdıklarla sınırlı kalanlardan, ikinci kategori yeni insanlarla tanısan ama yüz yüze görüsmeyenlerden, üçüncü kategori ise yeni insanlarla tanısan, görüsen, böylece sosyal sermayesini bir ölçüde artıranlardan olusmaktadır. 1. YÖNTEM Tüm engelliler gibi bedensel engelliler de yasamları boyunca çesitli açılardan sosyal dıslanmaya maruz kalmaktadırlar. Çocukluk ile yetiskinlik arasında bir geçis dönemi gibi görülen gençlik yılları ise tüm bireylerin yasamlarında, beraberinde kendine özgü problemler getiren bir asamadır. Böylece bedensel engelli gençler, gerek engelliligin gerekse gençligin getirdigi sorunlarla aynı anda bas etmek zorunda kalmaktadır. Bedensel engelli gençlerin yasamlarındaki çogu dezavantajlı durumun hareket imkânlarının kısıtlılıgına baglı olarak ortaya çıktıgını iddia etmek mümkündür. Bu kısıtlılık temelde engelli bireyin bedensel özelliklerinden kaynaklanıyor gibi görünse de, onu engelli hale getirenin agırlıkla toplumsal Esra Köten – Barıs Erdogan alternatif politika Cilt 6, Sayı 3, Aralık 2014 340 yasamın engelsiz bireylere göre düzenlenmesi oldugu gerçegini göz ardı etmemek gerekir. Engelli bireyleri yok sayarak ya da engelsiz bireyi “normal” ya da “standart” kabul ederek insa edilen bir düzende, engellilik bir “sapma” halini almaktadır. Böylece engelliler kurulu düzen içinde egitim, is ve sosyallesme olanaklarından büyük ölçüde mahrum kalmaktadırlar. Bu noktada çagımızın en önemli iletisim aracı kabul edilen ve engelli ya da engelsiz çogu gencin yasamında büyük bir yere sahip olan internet, engelli gençlerin ev dısına çıkmaksızın engelsiz bireylerin çok daha kolay erisebildigi egitim, is ve sosyallesme imkânlarına kavusmasının bir aracı gibi degerlendirilebilmektedir. Ancak ilk bakısta böyle görünse de, internetin sanılan etkiyi olusturmakta oldukça zayıf oldugunu söylemek mümkündür; engelli gençler internet sayesinde genellikle ne egitim alma sansına ne de ücretli bir is edinme olanagına sahip olabilmektedirler. Sosyallesme baglamında ise internetin etkileri tartısmalıdır. Özellikle Facebook gibi sosyal aglar üzerinden kurulan ve sürdürülen iletisim, engelsiz gençler için oldugu kadar engelli gençler için de günlük hayatın vazgeçilmezleri arasına girmistir; ancak bu iletisimin sosyallesmeye bir katkısının bulunup bulunmadıgının ve varsa bu katkının ne ölçüde oldugunun arastırılması gerekmektedir. Sözü edilen çerçevede, bu çalısmanın amacı internet kullanan bedensel engelli gençlerin Facebook kanalıyla sosyallesme deneyimlerine yakından bakmak ve böylece bu tür bir iletisimin onların sosyal dâhil edilme ve dıslanma süreçlerine etkilerini tartısmaktır. Bu çalısma, Türkiye’de bedensel engelli gençlerin internet kullanımları ile yasadıkları sosyal dıslanma olgusunu anlamaya yönelik olarak Ocak 2014 - Haziran 2014 arasında gerçeklestirilen daha genis çaplı bir arastırmanın kısmi verilerine dayanmaktadır. Arastırmanın tamamı nitel ve nicel veri toplamayı içeren iki kısımdan olusmaktadır. Ancak bu çalısmada yalnızca niteliksel arastırmada elde edilen ve Facebook kullanımını içeren veriler ele alınacaktır. Niteliksel arastırma kapsamında stanbul’daki pilot çalısmanın ardından, stanbul, Adana, Trabzon, Diyarbakır, Sinop, Antalya, zmir ve Gaziantep’te 14- 29 yas arası bedensel engelli 31 gençle derinlemesine görüsmeler yapılmıstır. Ayrıca dernek ve kulüp baskanları, özel egitim uzmanları, özel egitim ve rehabilitasyon merkezleri yöneticileri, belediye çalısanları ve bazı gençlerin anneleri ya da babaları ile de görüsülmüstür. llerin seçiminde belirli bir amaç güdülmemis, niteliksel arastırmanın temsiliyet iddiası bulunmadıgından kontak kisiler ve dernekler aracılıgıyla kartopu yöntemiyle irtibat kurulan iller tercih AP engelli gençlerin facebook’ta sosyallesme deneyimleri 341 edilmistir. Bu çalısmanın yazarları olan iki arastırmacı tarafından gerçeklestirilen derinlemesine görüsmeler, özel egitim ve rehabilitasyon merkezlerinde, dernek ve kulüp merkezlerinde ve görüsülenlerin evlerinde açık-uçlu sorulardan olusan yarı-yapılandırılmıs görüsme formlarından yararlanılarak yapılmıstır. Görüsmelerin yedisi stanbul’da, besi Adana’da, altısı Trabzon’da, altısı Gaziantep’te, üçü Diyarbakır’da, ikisi Antalya’da, biri zmir’de ve biri de Sinop’ta gerçeklestirilmistir. Tümünün yas ortalaması 21 olan engelli gençlerin 11’i kadın, 20’si erkektir. Görüsülenlerin 20’sinin engeli dogustanken, 11’inin engellilik durumu çogu çocukluk yaslarında baslamak üzere çesitli hastalık ya da kazalara baglı olarak sonradan ortaya çıkmıstır. Bire bir ve yüz yüze yapılan görüsmelerden önce görüsülenlere arastırma hakkında gerekli bilgiler ve kimlik bilgilerinin gizliligi ile ilgili güvence verilmistir. Görüsülenlerden görüsmelerin ses kaydına alınması için izin istenmis ve 31 görüsmenin 29’u ses kaydına alınmıstır. Gerçeklestirilen 31 derinlemesine görüsme ortalama 40 dakika sürmüs, görüsmeler 1’den 31’e kadar numaralandırılmıstır. Her görüsmenin kelime kelime desifresi yapılmıs ve elde edilen desifre metinleri Atlas-ti yazılımı aracılıgıyla analiz edilerek degerlendirilmistir. Görüsmelerden aynen aktarılan ifadelerin sonunda parantez içinde görüsme numarası ile görüsülenin cinsiyeti, yası ve yasadıgı (aynı zamanda görüsmenin gerçeklestigi) il bilgileri sıralanmıstır. Arastırma sırasında yasanan sınırlılıkları söyle özetlemek mümkündür. Öncelikle arastırmanın hedef kitlesini olusturan bedensel engelli gençlere erisimle ilgili yasanan sorunların altını çizmek gerekir. Söz konusu gençlerin bir kısmına üye oldukları dernek ve kulüpler ya da düzenli olarak gittikleri özel egitim ve rehabilitasyon merkezleri aracılıgıyla erismek mümkün olmustur. Ancak, arastırma sırasında da görüldügü gibi, bedensel engelli gençlerin önemli bir kısmı neredeyse evlerinden hiç çıkmadan ya da uzaklasmadan yasamlarını sürdürmektedir. Bu nedenle onlarla görüsmekte güçlükler yasanmıstır. Bir baska erisim güçlügü ise bu gençlere karsı ailelerin korumacı tavrından kaynaklanmaktadır. Özellikle tek basına dısarı çıkma imkânı olmayan gençlerle konusmak için 18 yasın altında olmayanların dahi ailelerinden izin almak gerekli olmus, ancak bazı anne ve babalar görüsmenin gerçeklesmesine izin vermemislerdir.2 Bunun nedeninin engelli gençlerin aileleri tarafından “çocuk” 2 Zihinsel engeli gençler arastırmanın tümünde kapsam dısı tutulmustur. Bu gençlerin zihinsel bir engelleri bulunmamasına ve 18 yasın üstünde olmalarına ragmen ailelerin verdigi tepki dikkat çekicidir. Esra Köten – Barıs Erdogan alternatif politika Cilt 6, Sayı 3, Aralık 2014 342 gibi görülmelerine ek olarak, bu gençlerin toplumdan saklanmaları gerekliligi yanılgısından da kaynaklandıgı düsünülmektedir. Bedensel engelli gençlerle yapılan görüsmeler, iki arastırmacının da geçmisteki derinlemesine görüsme deneyimlerinden büyük oranda farklılık göstermistir. Görüsmeler sırasında baslıca iki tür sorunla karsılasılmıstır: görüsülenlerin bir kısmı egitim eksikligi, sosyal iliskilerin zayıflıgı, kelime hazinesinin darlıgı gibi nedenlerle sorulara çok kısa yanıtlar verme egilimindeyken, diger kısmı konusma ve sorunlarını paylasma ihtiyacına baglı olarak konudan konuya atlama ve çok uzun yanıtlar verme yoluna gitmistir; öyle ki bazı görüsülenler “bu terapi gibi oldu”, “çok birikmisti içimde, simdi size anlattım rahatladım” gibi ifadeler kullanmıslardır. Görüsmelerde dikkat çeken, belki de derinlemesine görüsmenin en net avantajlarından biri olan, bir baska egilim ise görüsmelerin basında üstünkörü geçilen, hakkında tam olarak bilgi verilmeyen ya da gerçegin tam tersi söylenen pek çok konunun görüsmelerin ilerleyen dakikalarında derinlesmesi ve böylece daha güvenilir enformasyona ulasılmıs olmasıdır. Örnegin birçok görüsülen bu konu ilk açıldıgında internet aracılıgıyla hiç kimseyle tanısmadıgını söylerken, daha sonra tanısma öykülerini anlatmaya baslamıstır. 2. SANAL DÜNYADA TANIDIK YÜZLER Görüsme yapılan engelli gençlerin tamamı çesitli yogunluklarda ve amaçlarla internet kullanmaktadır. Bunun yanında yine tamamının Facebook’u kullanmıs ya da kullanmakta oldugu görülmüstür; hatta büyük kısmı için internetin yalnızca Facebook anlamına geldigini söylemek mümkündür. Ancak Facebook’un kullanım biçimlerinin degisiklik gösterdigi görülmektedir. Bir grup engelli genç, Facebook’u bir oyalanma ya da eglence aracı olarak görmektedir. Neredeyse herkesin sahip oldugu bu oyuncakla oynamaktan mahrum kalmayarak, iletisim baglamında da bir ölçüde mevcut tanıdıklarıyla iliskilerini sürdürmeleri saglanmaktadır. “Facebook kullanıyorum. 350 kadar arkadas listem var. 5 bin kisi yapmak hedefim. Hepsini tanıyorum o 350 kisinin. Son zamanlarda 30-35 kisiyle görüsmüsümdür.” (G21, E, 19, Gaziantep) nternetin eski tanısıklıkları sürdürmede etkili oldugu, ama mevcut iletisimin genellikle Facebook’taki iletisimle sınırlı kaldıgı görülmektedir. Örnegin yalnızca bir engelli arkadası oldugunu belirten bir görüsülen, bu arkadasını ilkokuldan tanıdıgını anlatmıs ama yalnızca “internette, Facebook’ta görüsüyoruz” demistir (G2, E, 20, stanbul). Aynı görüsülen Facebook’ta 298 AP engelli gençlerin facebook’ta sosyallesme deneyimleri 343 kayıtlı arkadası oldugunu ancak bunların 20’si ile iletisim halinde oldugunu belirtmis ve kayıtlıların tamamını tanıdıgını ama çogunun akrabaları oldugunu ifade etmistir. Bu gruptaki engelli gençlerin sosyal çevresinin genellikle aile, akrabalar, komsular ve bazen de mahalleden ya da okuldan birkaç arkadasla sınırlı oldugu görülmektedir. Bu durumda Facebook aracılıgıyla kurulan iletisim de bu kisilerin paylastıklarını takip etmenin ve uzaktaki akrabalarla konusmanın ötesine geçmemektedir. “Sosyal medya ya... nterneti açıyorum, Facebook'a bakıyorum, ne var ne yok diye, neler paylasmıslar diye... (...)” (G2, E, 20, stanbul) “Bakıyorum kim ne paylasmıs, okuyorum, begeniyorum, paylasıyorum ve kapatıyorum yani.” (G5, E, 15, stanbul) “Su an internette görüstüklerim uzakta olduklarından görüsemiyorum, senede bir kez tatilde görüsüyoruz. Kuzenlerim...” (G4, K, 15, stanbul) Facebook’un bu gençler için yeni insanlarla tanısmanın, dolayısıyla sosyal çevrelerini genisletmenin bir aracı olmadıgı görülmektedir. Bir kısmı hâlihazırda tanıyor olmadıkları hiç kimseyi arkadas listelerine eklemezken, bazıları arkadaslarının listelerinden kisilerin davetlerine yanıt vererek bazı eklemeler yapmakta ama bu kisilerle iletisime geçmemektedir. Yani görünürde arkadas listesi uzamakta ama tanısıklık ya da arkadaslık olusmamaktadır. Görüsülenlerden biri internette hiç yeni arkadas edinmedigini belirtmistir (G5, E, 15, stanbul). Bir digeri benzer biçimde tanımadıkları ile kesinlikle konusmadıgını ifade etmistir (G2, E, 20, stanbul). Facebook’ta neler yaptıklarını anlatırken de birçok engelli genç tanımadıklarını listelerine eklemediklerini ve onlarla konusmadıklarını dile getirmislerdir. “Facebook’a giriyorum. Arkadaslarımı ekliyorum. Fotograf koyuyorum. Çok arkadasım yok. Mahalleden, dükkândan, aileden arkadaslar. Tanımadıgım birini eklemiyorum. Kamerayı kapatıyorum, davet gelirse.” (G3, E, 24, stanbul) “Kimseyle tanısmadım. Facebook’a giriyorum, oyunlar oynuyorum, müzikler dinliyorum, aklımda olan arastırma varsa, merak ettigim, onlara bakıyorum. En çok sevdigim biri var oyuncu, artist...” (G4, K, 15, stanbul) Bu grubun agırlıkla düzenli olarak rehabilitasyon merkezlerine devam eden, aileleri ya da bir refakatçi olmadan dısarıya çıkamayan engelli gençlerden Esra Köten – Barıs Erdogan alternatif politika Cilt 6, Sayı 3, Aralık 2014 344 olustugunu belirtmek gerekir. Çogunun ev dısında geçirdigi zaman rehabilitasyon merkezine gidis-dönüs ve orada geçirilen süre ile sınırlıdır. Bu gençler genellikle okula devam etmemekte, eglence amacıyla nadiren dısarı çıkarılmakta ve aile yardımı olmaksızın tek baslarına bazı ihtiyaçlarını karsılayamamaktadırlar. Bu durum, onların aile gözetimi altında olmalarını da beraberinde getirmektedir. Bir kısmı okuma-yazma zorlugu da yasamakta, böylece Facebook hesapları da aile denetiminde olabilmektedir. Yasları ilerlemis olsa da, aileleri, yabancılar ya da kimi durumlarda kendileri tarafından eriskin ya da ”genç” degil “çocuk” gibi görülmektedirler. Sonuç olarak bu gençlerin bireysel alanları son derece kısıtlı kalmaktadır. “Beni çocuk gibi görenler var. 15-16 yasındaki çocuklara muamele eder gibi bana davrananlar var.” (G20, E, 28, Gaziantep) “Tanımadıgım insanlarla konusmuyorum. nternette resimlere bakıyorum, ablamın Facebook’undan. Benim Facebook’um yok. Benim yasım küçük, o yüzden giremiyorum.” (G15, K, 14, Trabzon) nternette yeni tanısıklıklar kurmakla ilgili olarak engellilik durumunun paylasılması/paylasılmaması ya da bununla ilgili endiseler de etkili olabilmektedir. Yeni insanlarla tanısanların bir kısmı engelli oldugunu ya profiline koydugu fotografla ya da iletisimin en basında verdigi bilgilerle açıklarken, bir kısmı bunu bir süreligine ya da tamamen saklayabilmektedir. nternette baskalarıyla tanısmayanların ise bunu istememelerinde engellilik durumunun etkili olabildigi görülmektedir. “Facebook vardı, sonra onu kapattım simdi. (...) Herhalde kendimi anlatmaktan falan mı üseniyorum biraz da? (...) ste hastalıgını söylersen, “Ne zaman oldu, ne oldu?” Çünkü bizim insanımızda söyle bir sey var: Normal mesela, tanımıyoruz etmiyoruz, sak diye “Ne oldu sana? Anlat.” falan diye seylik bekliyorlar, samimiyet. Sevmiyorum, hoslanmıyorum bu tarz seylerden, o yüzden herhalde. (...) Basta aslında tanısıp da devam ettirsem daha iyi olur, önce bir güven duyduktan sonra.” (G14, K, 22, Trabzon) Bununla beraber daha ileri yaslarda, meslek sahibi, ev dısında daha fazla zaman geçiren ve belirli bir sosyal çevreye sahip olan engelli gençlerin de bir kısmının, Facebook’u yalnızca var olan iliskilerini sürdürmek ve haberlesmek için kullandıkları görülmektedir. Bu gençlerin Facebook’u islevsel bir iletisim aracı olarak kullanmalarını, sosyallesme için buna ihtiyaç duymamaları ile açıklamak mümkündür. AP engelli gençlerin facebook’ta sosyallesme deneyimleri 345 “51 tane arkadasım var. Hepsini tanıyorum. Çogunu da son bir yıl içinde görmüsümdür. 3-4 tanesi engellidir. Digerleriyle aram ortalamadır. Belediyeden tanıdıgım, bu tekerlekli sandalyeyi aldıgım, hastanede bacaklarım kesildi, oradaki hemsire, baskanım, iste bunlar... Benim gerçek arkadaslarım buradakilerdir (dernektekiler). (...) Ben sadece takip ediyorum. Bir sey yazmıyorum. Tanımadıgım birini kabul etmem. Profiline bir gül resmi koymus, kimdir bilmem, kabul etmem.” (G20, E, 28, Gaziantep) “Daha çok Facebook kullanıyorum. Facebook’ta sadece tanıdıgım insanları eklerim. 6-7 senedir bu Facebook’u kullanıyorum, sadece 117 arkadasım var. Ama baktıgın zaman “futbolcusun, niye bu kadar az arkadasın var?” diyeceksin. Bizim bir ampute futbol ligimiz var. Ben her seyimi oradan takip ediyorum. Oradaki arkadasların büyük kısmı futbol ve is yerinden arkadaslarım. Ben hayalden çok gerçek dünyadaki insanlarla... Realiteyi seven bir insanım. Tanımadıklarımı eklemem.” (G28, E, 28, zmir) “nterneti yalnızca hâlihazırda sahip oldukları aile-akraba dısı sosyal iliskileri sürdürmek için kullanma davranısı, bedensel engeli daha az belirleyici olan ya da engeline ragmen engelsiz bireylere yakın yasam kosullarına sahip olabilmis gençlerde görülebilmektedir. Ancak bu örneklerin engelli gençler bakımından geneli yansıtmadıgını belirtmek gerekir. Üçüncü kategoride görülecegi üzere, Facebook’un özellikle yeni insanlarla tanısma ve bu tanısıklıgı yüz yüze iletisime dönüstürme anlamında kullanımı ev dısında bir sosyal hayata sahip olan engelli gençlerde daha fazladır. 3. SANALI AS(A)MAYAN DOSTLUKLAR Facebook kullanımı üzerinden sosyallesme deneyimlerine göre bedensel engelli gençler içinde en genis grubu Facebook üzerinden tanımadıkları kisileri de arkadas listelerine ekleyen ancak yüz yüze iletisime geçmeyenler olusturmaktadır. Bu gruptaki kullanıcıların arkadas listelerine ekledikleri kisilerle kurdukları sanal iliskilerin düzeyi de çesitlilik göstermektedir; kimileri listelerindeki kisileri yalnızca takip etmekle yetinirken, bir kısmı da sosyal ortam üzerinden çogunlukla yazısarak ya da bazı durumlarda görüntülü konusma yoluyla iletisimi sürdürmektedir. Facebook’un yeni insanlarla tanısma ancak bir araya gel(e)meme biçiminde kullanılmasında, bedensel engelli gençlerin ev dısına çıkabilme olanaklarının darlıgı belirleyici etkiye sahiptir. Bu gruptaki gençler baskalarıyla iletisime geçmek ve sosyal çevrelerini genisletmek istemektedirler. Ancak sürekli refakatçi gereksinimi, kamusal alanların genellikle engelsiz bireylere göre düzenlenmesi, Esra Köten – Barıs Erdogan alternatif politika Cilt 6, Sayı 3, Aralık 2014 346 yollar, ulasım araçları, tuvaletler, merdivenler, asansörler ve bina girisleri ile baglantılı sorunlar, bu gençlerin dısarıda zaman geçirmelerini zorlastırarak sosyal hayata katılmaları önündeki en büyük engelleri olusturmaktadırlar. Böylece hem sosyallesmek ve diger ihtiyaçlarını karsılamak için evden çıkamayan gençler internette daha fazla zaman geçirmekte hem de bu yolla kurdukları iletisimin sürdürülmesi yine internete baglı kalmaktadır. “Sokaga çıkma imkânım daha çok olsa internet basında çok vakit geçirmem.” (G13, E, 29, Trabzon) Bedensel engelli gençlerin Facebook’ta arkadas listelerine gerçek hayatta hiç tanımadıkları kisileri eklemelerindeki en büyük motivasyon kaynaklarından biri, kendilerince tüm risklerine ragmen, kısıtlı sosyal çevrelerini genisletmektir. “Çevremin genis olmasını isterim. Su anki çevremin dar oldugunu düsünüyorum. (...) Ben simdi Facebook açarsam, ilkokuldan arkadaslarımı eklerim, samimi oldugumu. (Tanımadıgım insanları) güvenirsem eklerim. Normalde yapmam da. Konusurum ama sey yapmam, samimi olmam.” (G17, K, 16, Trabzon) Facebook ortamında engelli bireyleri hiç tanımadıkları kisileri arkadas listesine ekleme motivasyonu sosyal sartların bir dayatmasıdır. Engelsiz bireyler Facebook gibi sosyal agların dısında kafe, sinema, spor salonları gibi sosyallesme alanlarında yeni tanısıklıklar ve arkadaslıklar kurma imkanlarına sahiptirler. Ancak bu alanlara ulasmada engellerle karsılasan engelli bireyler için Facebook ve diger sosyal medya agları sosyallesme yönünde bir tercihten öte neredeyse tek araç haline gelmistir. “Facebook’ta arkadas ekliyorum. Tanıs da var, tanısmadıgım insanlar da var. Herkesle tanısıyorum. (...) nternet olmasaydı hayat zor olurdu. Çünkü tanısacak kimse yok. Gerçek hayatta zor. Facebook’u (oyundan) daha çok seviyorum. Çünkü herkesi ekliyorum. Tanıs olmasa bile.” (G16, E, 15, Trabzon) “Mesela orada (Facebook’ta) sohbet açılıyor “selam, neredensin” gibi laflarla. Sonra iste bakıyorsun, insan iyi bir insan mı, güzel konusuyor mu? Derken ekliyor beni, eger ben “tamam” dersem arkadas oluyoruz.” (G12, K, 17, Trabzon) Toplumdan izole bir sekilde yasayan engelli bireyler listelerine ekledikleri tanımadıkları kisilerle her zaman karsılıklı iletisime geçmemektedirler. Ancak iletisimsizlik bir pasif durumun isareti olsa da, engelli genç için hiç bir zaman AP engelli gençlerin facebook’ta sosyallesme deneyimleri 347 tanısamayacagı, hayatına giremeyecegi bir kisinin yasamını takip etmek, tek yönlü olarak ondan gelen paylasımları görmek ve fotograflara bakmak, yalnızlık duygusunu daha az hissetme, oyalanma ve vakit geçirme bakımından önemli bir faaliyet olmaktadır. Sosyal medyada yalnızca sürekli “takip” halinde olarak ve digerlerinin paylastıkları sözleri ya da fotografları “begen”erek var olmak, Facebook üzerinde kurulan bir tür teshircilik-röntgencilik iliskisinin tek yönlü olarak ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Kısıtlı bir alanda yasamak ve diger insanlarla iletisime geç(e)memek bu davranıs biçimini tetiklemektedir. “Pek dısarı çıkmıyorum iste. Dükkâna da çıkartmıyorlar. (...) Facebook’ta tanıdıklarım var. Liseden pek arkadasım yok. Aktif degilim. (…) Tanımadıgım kisiler de var. Onlar ekliyorlar. Ama tanımadıgım kisilerle konusmuyorum. Daha çok sayfaları begeniyorum, manga sayfası. Gazete okuyorum. Paylasımlara bakıyorum.” (G1, E, 24, stanbul) Aynı görüsülen daha sonra internet üzerinden bir kızla tanıstıgını, bir yıl kadar Facebook’ta iletisimi sürdürdüklerini ama hiç yüz yüze görüsmediklerini ve engelini uzunca bir süre sakladıgını anlatmıstır. lk gençlik dönemlerinde bireylerin sosyal bir ortamda arkadaslık kurmaları biyolojik ve psikolojik oldugu kadar sosyal bir ihtiyaçtır. Engelli gençler sosyal aglar üzerinde özellikle “karsı cins” ile gerçek hayata göre daha kolay iletisim kurmaktadırlar. Klavye basında engellerin görünmedigi, herkesin esitlendigi bir ortamda kendilerini daha rahat hissetmektedirler. Gerçek hayatta yüz yüze iletisimin baslaması ve sürdürülmesinde fiziksel görünüs ve kültürden kültüre farklılıklar gösteren güzellik anlayısı önemli ölçüde etkilidir. Buna karsılık fiziksel görünüm ve imajlardan yalıtılmıs, kelimelerin egemen oldugu sosyal medya üzerinden kurulan iletisimde bedensel engellerin yarattıgı sorunlar en aza inebilmektedir. “Kim istemez uyanınca bir “günaydın” mesajı gelsin?” (G1, E, 24, stanbul) “Yazısmak amacıyla ekliyorum. Bazıları yazıyor. Tanısmak amacıyla, canım mı sıkıldı bilmiyorum, ekledim. Rastgele isim buldum. Ekledim. Geri dönüsler oldu. Bayagı muhabbet edenler bile oldu. Bunlar genelde kızlar. nternette daha rahat oluyor. lk kez tanıstıgım biri için interneti tercih ederim. Heyecan var. “Merhaba” var diye muhabbete giriyorum. Hiç duygusal bir sey olmadı. Zaten sosyal medyada duygusallık yok. Sadece diyalog, muhabbet. Sadece karsı cinsten biriyle konusma ihtiyacı karsılanıyor. Okulda, çevrede hiç kız arkadasım olmadı. Ama internet ortamı daha rahat. (...) 10-15 kisiyle tanısmısımdır, çogu da kızdır.” (G8, E, 18, Esra Köten – Barıs Erdogan alternatif politika Cilt 6, Sayı 3, Aralık 2014 348 Adana) Sosyal hayatın içinde “karsı cins” ile sözlü iletisim kurmakta zorlanan ya da bu imkânı hiç olmayan bir engelli genç için bir “merhaba” dahi önem arz etmektedir. Gündelik hayatta iletisime girisin sıradan kelimesi olan “merhaba”nın devam etmesi için engelli bireyler genel olarak durumlarını en azından bir süreligine saklama stratejisi izlemektedirler. Çünkü engelli ve engelsiz bireyler arasında fiziksel engellerin kalkması nedeniyle iletisimin demokratiklestigi sosyal medya ortamında, engelli birey mümkün oldugunca bu esitlik durumunu korumak ya da kendi gerçekliginden uzaklasmak istemektedir. En azından baslangıçta engellilik durumunun saklanması yoluyla sohbet ortamının kurulması saglanmaktadır. “ (nternette tanımadıklarımla) Konusuyorum, bir tane kız arkadasım var. Su anda tanısmak çok kolay. (...) Kimligimi sakladıgım da oldu bazen. Gereksiz oldugundan söylemem.” (G13, E, 29, Trabzon) “Bence yüz yüze daha iyi. Ama tabi ben rahatsızlıgımdan dolayı çekindigim için belki internete yönelmisimdir. nternette istedigini söyleyebilirsin yani. Mesela ben sakladım, üç dört ay sonra söyledim.” (G1, E, 24, stanbul) “Muhabbet çok ilerlerse engelli oldugumu söylüyorum. Basta gerek olmuyor. (...) Daha sonra o konuyu kapatıp tekrar muhabbete dönülüyor. Hiç öyle asırı bir tepki almadım. Küfretmek falan.” (G8, E, 18, Adana) Engellilik durumunun açıklanması durumunda engelli olmayan karsı tarafın tepkisi hakaret, küfür gibi sözsel saldırılar olmasa da, engelli bireye yönelik diyalogu bitirme seklinde bir sembolik siddete dönüsebilmektedir. “Tam hatırlamıyorum ama bir seyler oldu iste. Ekledik birbirimizi. Açtım, baktım o açık. Ona bir sey yazdım. 15-20 gün konustuk. Sonra anlattım engelimi. (...) yi olmadı. (Engelimi) anlattıktan sonra arkadaslıgımız bitti. Her sey bitti. Sildi. Baskası da olmadı, bitti ondan sonra zaten. (...) Hayal kırıklıgı...” (G18, E, 26, Gaziantep) Engelli bireyler sanal ortamlarda arkadas bulup sohbet ederek toplumla bütünlesme arzularını tatmin etmeye çalıssalar da arkadaslık listelerine eklenen kisilerin fiziksel olarak hep uzak, farklı kentlerden seçilmesi dikkat çekicidir. Büyük metropollerde ikamet eden engelli gençler dahi kendi yasadıkları kentten arkadas bulmakta zorlandıklarını ifade etmektedirler. Örnegin baslangıçta kimligini sakladıgını ifade eden bir engelli genç, yasadıgı kentten arkadas AP engelli gençlerin facebook’ta sosyallesme deneyimleri 349 bulamamasını bu kentteki insanların karakterine baglamaktadır. “Hep uzak yerlerde oluyor. stanbul’dan... Adana’dan aradım. Ama çogu tiki çıktı. (...)” (G8, E, 18, Adana) “(Bu sehirden) Yok iste. Diyorum ya, buranın insanında mı bir sorun var ben anlamıyorum. Ya da bana mı denk gelmiyor? Onlar (baska kentlerdekiler) bana daha iyi davranıyorlar.” (G12, K, 17, Trabzon) nternette arkadas bulma, ekleme öykülerinin çogunda engelli bireyler psikolojik olarak kendilerine yakın hissettikleri kisileri fiziksel olarak uzak mekanlardan seçme stratejisi izlemektedirler. Bu durumda sanal hayatta kurulan sosyallesme süreci hiç bir zaman gerçek hayata yansımamaktadır. “Ya arkadas olabilirsin, dost olabilirsin ama... Benim de oldu. Oldu. Evet tanıstım, dost olduk, arkadas olduk ama bir yere kadar, çünkü internette konustugun bir insanla bir yere kadar. (...) Ne kadar karsılasabilirim? Nasıl bir imkân olabilir ki, karsılasma imkânı? Ya sonuçta sen baska bir yerdesin, o baska bir yerde... (...) Ama gelene de asla hayır demem. Konusurum, sohbet ederim, evet yaparım, konusurum.” (G10, K, 26, Adana) Gerçek tanısıklıga ve kamusal alanlarda bulusmaya çevrilemeyen sanal arkadaslıklar çogu zaman Facebook gibi sosyal medya ortamında sesli ve görüntülü iletisimle derinlestirilememektedir. Bazı görüsülenlerce “çok iyi dostluklar” diye ifade edilen iletisim resim paylasma ve birbirini takip etme seklinde cereyan etmektedir. “Facebook’tan da iki kisiyle tanıstım. Bir ara bir sohbet grubu kurmustuk, orada tanıstım. Çok iyi anlastık. Öyle devam ediyor. yiyiz yani. Konya’da yasıyorlar. Bir de OKEY oynarken stanbul’dan biriyle tanıstım. Ama ben çok fazla dısarı çıkamadıgım için onunla bulusamadık. Okeyde tanıstıgımla telefonla da konusuyoruz. Ama Facebooktakilerle telefonla konusmuyorum. Facebook üzerinden devam ediyor. Bir iki defa kamera açtım. Ama ben ondan pek anlamıyorum. Fotograflarımızı birbirimize gönderiyoruz, sunu yaptık bunu yaptık. Birbirimizi çok iyi biliyoruz. Tanısmadan önce bir resimlerine bakıyorsun. Resimlere bakınca hayatını anlıyorsun, resimlerin nerede kimlerle çekildigine bakınca. Öyle bir bakıyorum. nsan zaten görünüsünden belli ediyor.” (G6, K, 20, stanbul) Engelli bireyler uzaklarda ikamet eden sanal arkadaslarla mesafeleri öne sürerek görüsmezken, aynı kentte hatta yakın çevrede oturan gerçek ortamdaki arkadaslarıyla da bulusmamalarını onların mesgul olduklarını ifade ederek açıklamaktadırlar. Esra Köten – Barıs Erdogan alternatif politika Cilt 6, Sayı 3, Aralık 2014 350 “Yüz yüze görüstügüm arkadasımla (komsumla) bu aralar fazla görüsemiyorum. Üniversite sınavına hazırlanıyor. Dersleri iyidir. Hedefi de büyük, çok çalısıyor. O yüzden Facebook’taki arkadasımla bu aralar daha çok görüsüyorum. Duruma göre, o anki sartlara göre degisiyor. Komsumun telefonu yok, onu her zaman arayamıyorum. Facebook’taki arkadasımla her an 24 saat görüsebiliyoruz. (...) Onlar (mahalleden tanıdıklar) da var Facebook’umda. Ama onlar çok yogunlar. Bir tanesi hem okuyor, hem çalısıyor.” (G6, K, 20, stanbul) Evde kapalı olarak yasayan engelli bireyin yasam ritminin okula giden ya da çalısan akranlarınınkinden zaman içinde ayrısması, onu çevresindeki gerçek sosyal hayattan ve sınırlı sosyal çevresinden daha da uzaklastırmaktadır. Hayatın akısından uzaklasan engelli genç, mobil ya da sabit bilisim araçlarıyla, çevrimiçi halde bulunan, uzaklarda yasayan ama sanal iletisim kurmaya daha uygun olan bir bireyle daha kolay iletisime girebilmektedir. Ancak, sosyal aglar üzerinde kurulan sanal sosyallesme ile gerçek hayatta yüz yüze gerçeklesen sosyallesme arasında önemli farklılıklar mevcuttur. Eposta, çevrimiçi sohbet veya anlık mesajlasma gibi sanal iletisim yolları yüz yüze etkilesime göre daha zayıftır, derinlikten yoksundur (Pénard ve Poussing, 2010: 570). Sanal dünyanın içinde kurulan bir hayatta derinlik olmayınca, kurulan diyaloglar ve dolayısıyla arkadaslıklar da sürdürülebilir olmaktan uzaklasmaktadır. “ (...) Tanımadıgın insanlarla ben suyum, sunu yapıyorum gibi konusmalar geçiyor sadece. Sonra bitiyor olay. Hakkında bir sey bilmiyorsun ki sohbet açılsın.” (G23, E, 27, Gaziantep) “Ciddi bir sey yok. Konusur silerim. Konusmazsak silerim. Ya merhaba falan diyorsun. Resimler... Mesela bir arkadasının Facebook’unda görüyor, tanısmak istiyor. Hiç gerçek hayatta görüsmedim ama.” (G22, E, 17, Gaziantep) “Face’i geç abi. Gidip benle konusurken 10 tane baska erkekle daha konusuyor.” (G22, E, 17, Gaziantep) Facebook çevrimiçi oyunlar üzerinden kurulan arkadaslıkların devam ettirilmesinde önemli bir araç olsa da iletisimi yüz yüzeye dönüstürme olanagı sunmamaktadır. “Klavye sövalyesi” seklinde internet ortamında kendine özgür bir dünya ve istedigi kisiligi yaratan engelli bireyler, gerçek hayatta diger insanlarla sosyallesme imkanı bulamamakta, sanal ortamda kurulan sosyal çevre AP engelli gençlerin facebook’ta sosyallesme deneyimleri 351 gerçek hayata yansımamaktadır. “Gruptaki (oyundaki) seviyen çok ilerlemisse bu iletilis artık telefon üzerinden, olmadı Facebook üzerinden geçiyor. letisim hiç yüz yüze iletisim seviyesine geçmiyor. Çevreden, okuldan degilse o 8 kisilik grup, sadece Facebook üzerinde konusma geçiyor. Klavye sövalyeligi seklinde. O kadar, hiç yüz yüze görmüyorsun.” (G29, E, 20, stanbul) Tanımadıkları insanlarla sosyal medya ortamında kurulan tanısıklıklar ve arkadaslıklar gerçek hayata yansımaması sonucu, bedensel engelli gençlerin arkadas listesinde gerçek hayatta görüsülen en büyük grubu yakın akrabalar olusturmaktadır. “Bir gün içinde 10 saat kullanıyorumdur. Sosyal paylasım siteleri; Facebook, Twitter, Mynet... (...) Facebook’ta 400 kisi var, 300 tanesini tanıyorumdur. 30-35’i akraba. Okul arkadasları, arkadasın arkadası... Bunlardan 10-15 tanesiyle anca gerçek hayatta görüsüyorumdur.” (G8, E, 18, Adana) “200 kadar arkadasım var. (...) Ya kıramıyorsun insanları... Davet gönderiyorlar. O 200 kisinin çogu es dost, akraba, kuzenlerim. Öyle tanıdık olmayanlar, kızlar var. Yazısıyorum ama gerçek hayatta görüsmüyorum.” (G22, E, 17, Gaziantep) “Çevrem, arkadaslarım, ailem, kızlar da var, ama arkadas türü kızlar. 280 tane var. Birkaç tane tanımadıgım insan var. Amcalarım, arkadaslarım, kuzenlerim filan... 15-20’siyle görüsüyorum.” (G11, E, 17, Adana) Sonuç olarak, zamanlarının çogunu ev ortamında, sosyal iliskiler agından uzak geçiren genç bedensel engellilerin sosyal çevrelerini genisletmek, toplumla bütünlesmek ya da sadece konusma ihtiyaçlarını gidermek için kullandıkları Facebook gibi sosyal agların, onların sosyal sermayesini gelistirmeye sanıldıgı kadar katkı saglamadıgı görülmüstür. Toplumsal ortama tasınmayan iliskiler derinlikten yoksun olmakta ve çogu zaman sürdürülememektedir. Bu durumda sanal ortamdaki sosyal sermaye, hâlihazırda var olan aile, yakın akrabalar ve birkaç arkadastan olusan sosyal sermayenin ötesine geçememektedir. 4. SANALI GERÇEGE DÖNÜSTÜREN “HAREKETLLK” Facebook’un tanısma ve gerçek hayatta görüsülen arkadaslar edinme aracı olarak kullanımının, ev dısında bir sosyal hayata sahip olan gençlerde daha fazla oldugu görülmüstür. nternette tanısılan insanlarla yüz yüze görüsmede, tek basına/yardım almaksızın ev dısında zaman geçirebilme imkânının büyük etkiye sahip oldugunun altını çizmek gerekir. Arkadasları ile bulusmak için –kapı Esra Köten – Barıs Erdogan alternatif politika Cilt 6, Sayı 3, Aralık 2014 352 önüne ya da sokaga çıkmanın ötesinde- evden uzaga gidebilen gençler hem yeni tanıdıkları ile bir araya gelmek için gerekli somut kosulları saglayabilmekte hem de yeterli özgüvene sahip olmaktadır. Bu gençler çogunlukla ya okula devam etmekte, ya bir dernek ya da spor kulübüne üye olarak düzenli faaliyetlere katılmakta ya da ücretli bir iste çalısmaktadırlar. Yeni tanısıklıklar da genellikle bu eksenler üzerinden kurulmaktadır. Örnegin okula devam eden bir engelli genç, internetten az sayıda yeni insanla tanısıp yüz yüze görüstügünü ifade etmekte, ancak bunların bir kısmının okuldan önceden tanımadıgı insanlar oldugunu, bir kısmınınsa tanıdıklarının arkadasları oldugunu anlatmaktadır. “ (Facebook’ta) Bini geçkin arkadasım var. Ama hepsi de okuldan. Okul dısından iste kuzenlerim var... Tanımadıklarım iki üç kisi vardır. Onlarla mesela anlasabiliyorsak... Konusuyoruz, önce konusuyoruz, eger anlasabiliyorsak, eger yakın, nasıl diyeyim... Mesaj atıyorsa mesela, “merhaba”, öyle tanısmaya baslıyorsun, yani konustukça zaten kendine yakın görüyorsun, öyle arkadaslık kuruyorsun. (...) Bana çekici geliyordur, öyle ekliyorumdur, konusuyoruzdur. (...) Okulda da oluyor dısarıda da oluyor. Dısarıda da tanıstıklarım var. Mesela benim arkadasımın kuzeni, onunla tanısmıstık, daha sonra iste bulustuk, konustuk, “nasılsın” falan filan diye. Daha sonra samimiligimizi kesmedik, tekrar bulusmaya basladık, tekrar görüsüyoruz, hala görüsüyoruz, bazen vakit geçirdigimiz de oluyor.” (G9, K, 17, Adana) Benzer biçimde, spor yapan ve kulüp faaliyetlerine katılanların da internette önceden tanımadıkları insanlarla sohbet etme ve bir araya gelme olasılıgının daha fazla oldugu görülmektedir. Sporun ve dolayısıyla günlük yasamda aile ve yakın çevre dısında baskalarıyla da etkilesim içinde olmanın, sosyal iliski kurma ve sürdürmeye etkisi açıkça görülmektedir. Son yıllarda spor yapmaya baslayan gençlerin tümü, bundan önceki hayatları ile simdikini birbirinden açıkça ayırmaktadır. Örnegin spor kulübüne gidip gelmeye baslamadan önce evden yıllarca hiç çıkmadıgını ifade eden bir engelli genç, sporla birlikte sosyallesmeye basladıgını anlatmaktadır. Bu sosyallesme yalnızca spora ya da kulüp ziyaretlerine baglı tanısıklıklarla kalmamakta, internet üzerinden yeni arkadaslar edinip onlarla görüsmeye baslamayı da kapsamaktadır. “Facebook’tan ekledim, sonra daha yeni tanıstık, birkaç abimiz vardı. Hocayı eklemislerdi. Bu abiler tanıyınca ekliyorlar. Bende hocama bu abiler kulüpten AP engelli gençlerin facebook’ta sosyallesme deneyimleri 353 mi diye sordum, hoca da evet dedi, ben de ekledim. Öyle tanıstık, konustuk. Ama kulüpten önce hiç olmadı. Sadece mevcut tanıdıklarım ekliydi. Onlarla konusuyorduk. (...) Oyun esnasında bir abi yerini söyledi, bir baktım bizim asagı mahallemizde oturuyor. Abi ben de bu sokakta oturuyorum dedim. Bulusalım dedi, bizim arkadaki parkta bulustuk. (...) Onunla arkadas olduk, oyunu bıraksak bile. Sokakta sürekli karsılasıyorduk. (...) Baska da oldu birkaç tane, oyundan, ama uzakta oturuyorlar, o yüzden görüsmedik.” (G7, E, 18, Adana) Sahip olunan ortak payda ve gençleri bazı Facebook sayfalarında bulusturan ilgi alanları, yeni tanısıklıkları ortaya çıkarmakla kalmamakta, zaman zaman bu gençlerin bulusmalarını ve sanal alem dısında arkadaslıklar gelistirmelerini de beraberinde getirebilmektedir. “nternetten tanıstıgım insanlar da var. (...) Görüsüyorum. Engelli grupları var, onların sohbet odaları var, orda tanısıyoruz. Bulustuklarımız da var ama baska baska sehirlerde oldugumuz için pek sık degil. (...) Sohbet, sonra tanısma oluyor falan. (...) Yüz yüze görüsmeyi isterdim. Ya iste il dısında oldukları için. Farklı sehirlerdeyiz. Aynı sehirde olsak bulusurduk mutlaka. Yani hep istiyoruz hani nasıl diyeyim senin bulundugun sehre geldim mi seni görecegim, böyle konusuyoruz.” (G27, E, 25, Antalya) “Tanıstıgım çok oldu. Onlarla sayfalardan tanısıyoruz. Polislige meraklıyım. Polislikle ilgili sayfalara yorum yaptıgımda ekleme oluyor. Dedigim gibi hepsi arkadas olarak kalıyor. Kesinlikle sevgilim, canım, cicim yok. Gerçek hayatta nasıl mesafe varsa insanlarla, öyle. (...) Gerçekte de tanıstım çoguyla. Bir tanesi polisti Diyarbakır’da. Arkadas olarak görüstük. Ondan sonra görüsmek istedi, ben istemedim. (...) Çok farklı düzeyde. Yazısmak farklı. Mesela su an sizinle yüz yüze görüsmek çok farklı, internette görüsmek çok farklı. Ona engelliyim dedigim zaman yüz ifadesini görmüyorum mesela.” (G25, K, 21, Diyarbakır) Bu örnekte de görüldügü gibi internette yeni insanlarla tanısma konusu konusuldugunda, gençler tanıstıkları insanlarla sevgili olup olmadıklarından söz etmeye baslayabilmektedir. Bu tür iliskilerle ilgili paylasımlara göre, erkek görüsülenlerin kadınlara oranla daha aktif ve girisken olduklarını söylemek mümkündür. Bu durum kadınların toplumsal cinsiyet rollerinin etkisiyle gerek daha temkinli davranmaları, gerekse görüsmecilerle bu tür deneyimlerini paylasmaktan çekinmeleri ile açıklanabilir. Bazı erkek görüsülenlerin, Facebook’ta tanıstıkları kızlarla bulusma hikâyeleri daha olumluyken, bazılarının hikâyelerinin ise hayal kırıklıgı içerdigi görülmektedir. Esra Köten – Barıs Erdogan alternatif politika Cilt 6, Sayı 3, Aralık 2014 354 “Çok, internet üzerinden. stanbul’da çok. Burada (Gaziantep’te) o kadar sosyal degildim. Orada (stanbul’da) insan bir arayıs içinde. Arkadas olmayınca sıkıntı oluyor. nsan arkadas arıyor. (...) Öncelikli olarak Facebook’ta buluyorum. (...) Oradan tanıstıgım yüz yüze bulustugum insanlar oldu. (...) Bir kafeteryaya gidiyoruz, oturuyoruz, konusuyoruz. Çogunlukla kızlar oluyor. Kızlarla muhabbet daha iyi oluyor. Erkeklerle muhabbet rahat olmuyor. Genel olarak resmimi görüp teklif gönderiyor. Ben davet göndermem, eklendikten sonra ilk ben merhaba diyorum.” (G19, E, 24, Gaziantep) “Duygusal yakınlasma oldu. Engelli de oldu engelsiz de oldu. (...) Yani internetten tanıyıp da sonra telefonlasma oluyor genelde. Karsılıklı. (...) Birisiyle görüstüm, çok tuhaf geldi. Kamerada gördügüm kisi farklı. O da, gerçek yüzü daha farklı geldi. Daha degisik yani. Kadındı. Benimle yasıttı. Engelliydi. Anlasamadık. Bir süre sonra görüsmeyelim dedik, öyle kapandı. (...) Yani elde var sıfır.” (G27, E, 25, Antalya) Sanalın gerçege dönüsmesiyle sonuçlanan deneyimlerin engelli gençlerin yasamında olumlu ya da olumsuz izler bırakmasının ötesinde, asıl üzerinde durulması gereken, engelli gençlerin bu sayede toplumun diger üyeleriyle iletisime geçmeleri ve bir ölçüde yeni tanısıklıklar yoluyla sosyal paylasımlarının artması olasılıgıdır. Ancak bu imkâna kavusmada asıl motor gücü engelli gencin hareketlilik imkân ve kabiliyetleri olusturmaktadır. Hareketliligin önündeki engeller kalktıkça gençler bir yandan gerçek yasamda dâhil oldukları sosyal aglar (okul, dernek, is ortamı, spor kulübü vs.) içinde yer alan kisileri arkadas listelerine eklemekte diger yandan da sanal dünyada tanıstıklarıyla gerçek hayatta yüz yüze bulusma imkânı bulabilmektedirler. 5. SONUÇ Bedensel engelli gençlerin dijital sosyal aglara tutunarak sosyal sermayelerini koruma ve genisletme deneyimleri, içinde yasadıkları toplumsal sartlar nedeniyle farklı pratiklere ve sonuçlara yol açmaktadır. Bu durumda Facebook gibi bir sosyal ag vakit geçirme, oyalanma, eglenme, baskalarını takip etme ve gerçek yasamda yeni dostlukların kurulması gibi çok çesitli islevler görmektedir. Ancak bu islevler -ya da bu islevlerden bazıları- çogu zaman engelli gençlerin karsısına bir tercihten öte toplumsal yapının bir dayatması olarak çıkmaktadır. Bedensel engelli gençlerin hareketliliklerini ve dolayısıyla toplumsal hayata katılmalarını engelleyen çevresel sorunlar, toplumsal önyargılar, ailelerin asırı AP engelli gençlerin facebook’ta sosyallesme deneyimleri 355 koruyucu tutum ve davranısları arttıkça bu gençler evlerine kapanmakta, gerçek hayatta yeni kisilerle kısıtlı imkânlar çerçevesinde tanısabilmektedir. Bu durumda aile, yakın akrabalar ve kimi zaman komsular ve mahalle civarında edinilen sınırlı bir çevre Facebook’taki arkadas listesinin ana gövdesini olusturmaktadır. Kapalı ve korunaklı bir çevrede yasayan engelli gençlerin genel olarak tanımadıkları kisilerle sanal ortamda iletisime geçme konusunda temkinli davrandıkları görülmektedir. Egitim düzeyinin göreli olarak artması, ailenin kontrol ve baskısının azalması ve ev dısında geçirilen zamanın daha fazla olması ile bedensel engelli gençlerin sanal dünyada tanımadıkları kisilerle pasif ya da aktif olarak daha fazla iletisime geçmelerinde de artıs oldugu görülmektedir. Sanal dünyada tanımadıkları insanlarla, özellikle “karsı cinsle” daha rahat iletisime geçme ve tanısma imkânı olsa da, çevresel engeller ve engellilere karsı toplumsal önyargılardan duyulan kaygılar nedeniyle bedensel engelli gençler sanal iliskilerini gerçek iliskilere dönüstür(e)memektedir. Arkadas listesine eklenen ve zaman zaman internet ortamında sohbet edilen kisilerin sayısında artıs olsa dahi, sanal dünyada kalan arkadaslıklar gerçek dünyada sosyal sermayenin genislemesine önemli bir katkı saglamamaktadır. Sanal dünya üzerinde kurulan iliskilerin niteligini belirleyen en önemli ölçüt gerçek dünyadaki sosyal sermayenin niteligi ve genisligi olarak karsımıza çıkmaktadır. Örgün egitime, spor aktivitelerine ve dernek faaliyetlerine katılımın artması, Facebook’taki arkadas listesinde yer alan kisilerle yüz yüze iletisime geçilmesinde ve devamında iliskilerin sürdürülmesinde belirleyici bir etki olusturmaktadır. Sonuç olarak gerçek hayattaki sosyal sermaye sanal hayattaki sosyal sermaye üzerinde de belirleyici olmaktadır. Bedensel engelli gençler sosyal hayata katılabildikleri oranda güçlü ve zayıf baglarını sanal dünyada da etkin ve verimli sekilde kullanabilmektedirler. Facebook gibi dijital sosyal aglar tek basına engelli bireylerin sosyal sermayelerinde bir artısa ve toplumla bütünlesmelerine olanak vermemektedir. Gerçek dünyadaki engeller azaltılmadıkça/ kaldırılmadıkça bedensel engelli gençlerin sanal ve gerçek dünyada tam anlamıyla toplumsallasmaları, toplumla bütünlesmeleri ve topluma dâhil edilmeleri mümkün olamayacaktır. Esra Köten – Barıs Erdogan alternatif politika Cilt 6, Sayı 3, Aralık 2014 356 KAYNAKÇA BARNES, A. John. (1954). Class and Committees in a Norwegian Island Parish. Human Relations, (7), 39-58. BOURDIEU, Pierre. ve WACQUANT, Loic. (2003). Düsünümsel Bir Antropoloji çin Cevaplar, stanbul: letisim yayınları. BOURDIEU, Pierre. (1980). Le Capital Social. Les Actes de la Recherche en Science Sociales, 31, 2-3. BRIQUET, Ferri. (2012). Comment l’internet nous transforme, La socialisation dans l’univers numérique, Nancy : PUN-Editions Universitaire de Lorraine. BURT, R. Stuart. (1992). Structural Holes: The Social Structure of Competition, Cambridge, MA: Harvard University Press. CASTELLS, Manuel. (2000). Materials for an Exploratory Theory of the Network Society. British Journal of Sociology, 51(1), 5-24. COLEMAN, S. James. (1988). Social Capital in the Creation of Human Capital. American Journal of Sociology, 94, 95-120. FONDEUR, Yannick. ve LHERMITTE, France. (2006). Réseaux sociaux numériques et marché du travail. La Revue de l'IRES, 52, 101-131. FONDEUR, Yannick. (2007). Les friends lists de facebook: des fonctionnalistes limitées (pour le moment). e-recrutement et marché du travail, http://erecrutement.wordpress.com/2007/12/19/les-friend-lists-de-facebookdes- fonctionalites-limitees-pour-le-moment/#more-126 erisim tarihi: 30 Agustos 2014. GIDDENS, Anthony. (2008). Sosyoloji, stanbul: Kırmızı Yayınları. GOLDER, A. Scott, WILKINSON, M. Dennis., ve HUBERMAN, A. Bernardo, (2007). Rhythms of social interaction: Messaging within a massive online network. Third Communities and Tecnologies Conference, ss. 41-66, Michigan State University, USA. GRANOVETTER, S. Mark. (1973). The Strength of Weak Ties. American Journal of Sociology, 78, 1361-1380. AP engelli gençlerin facebook’ta sosyallesme deneyimleri 357 MCMAUGH, Anne. ve DEBRUS, Ray. (1999). ‘Just Make friends, That's the Most Important Thing!’ School Transition and Making Friends: The Concerns and Worries of Children with Illness and Disability, Association for Research in Education’ın yıllık toplantısında sunulan teblig, Melbourne, Australia. http://www.aare.edu.au/data/publications/1999/mcm99171.pdf Erisim tarihi: 10 Ocak 2014. MILLER, Vincent. (2012). A Crisis of Presence: On-line Culture and Being in the World. Space and Polity, 16 (3), 265-285. PENARD, Thierry. ve Nicolas, POUSSING. (2010). Internet Use and Social Capital: The Strength of Virtual Ties. Journal of Economic Issues, 44 (3), 569-595. PRENSKY, Marc. (2001). Digital Natives, Digital Immigrants. On the Horizon, 9(5), 1-6. RAGHAVENDRA, Pammi., VIROGO, Rachael., OLSSON, Catherine., CONNELL, Tim. ve LANE, Alison. (2011). Activity participation of children with complex communication needs, physical disabilities and typically developing peers. Developmental Neurorehabilitation, 14, 145–155. RAGHAVENDRA, Pammi., GRACE, Emma., NEWMAN, Lareen., WOOD, Denise. ve CONNELL, Tim. (2013). ‘They think I’m really cool and nice’: The impact of Internet support on the social networks and loneliness of young people with disabilities. Telecommunications, 63(2), 22.1-22.15, http://tja.org.au/index.php/tja/article/view/414 erisim tarihi: 26.11.2013. RESNICK, Paul. (2002). Beyond Bowling Together: Sociotechnical Capital. CARROLL, John., (Ed.) HCI in the New Millenium, ss. 247-272, Boston MA: Addison-Wesley. RIPHAGEN, Joel. ve KANFER, Alaina. (1997). How Does E-mail Affect Our Lives?, Champaign-Urbana, IL: National Center for Supercomputing Applications. TAPSCOTT, Don. (1998). Growing Up Digital: The Rise of the Net Generation, New York: McGraw Hill. THIRUMANICKAM, Abirami., RAGHAVENDRA, Pammi. ve OLSSON, Catherine. (2011). Participation and social networks of school-age children with complex communication needs: A descriptive study. Augmentative and Alternative Esra Köten – Barıs Erdogan alternatif politika Cilt 6, Sayı 3, Aralık 2014 358 Communication, 27, 195–204, http://dx.doi.org/10.3109/07434618.2011.610818 erisim tarihi: 16.11.2013. YAMAN, Ö. Miraç. (2013). Türkiye’de gençlik sosyolojisi çalısmalarına dair bibliyografik bir degerlendirme. Alternatif Politika, 5 (2), 114-138.



Sanaldan Gerçeğe Ağlara Tutunmak: Engelli Gençlerin Facebook’ta Sosyalleşme Deneyimleri
Esra KÖTEN - Barış ERDOĞAN
Alternatif Politika, Cilt 6, Sayı 3, Aralık 2014